Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8135 E. 2023/1397 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8135
KARAR NO : 2023/1397
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacıların imzaya itirazlarının kabulüne, icra takibinin davacı borçlular yönünden durdurulmasına, şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde özetle; takip konusu çekin 30.11.2018 tarihinde muhatap bankaya üçüncü ciranta alacaklı davalı hamil tarafından ibrazında keşideci imzasının uyuşmaması nedeniyle ödeme yapılmadığının görüldüğü, belirtilen çekte keşideci ve birinci ciranta imzasına itiraz ettiklerini beyan ederek ayrıca borca, faize, imzaya, yetkiye, zamanaşımına, ihtiyati haciz kararına ve borçtan kaynaklı bütün fer’ilerine itiraz ederek davacı borçlu şirketler yönünden icra takibinin ve ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı alacaklı vekili haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir ve davacı borçlular aleyhine asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2018/1117 Esas ve 2019/335 Karar sayılı 14.03.2019 tarihli kararıyla imzaya itirazın kabulüne, takibin davacı borçlular yönünden durdurulmasına, şartları oluşmadığından tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiş olup karara karşı davalı alacaklı vekilinin süresinde istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2019/1230 Esas ve 2020/754 Karar sayılı 08.06.2020 tarihli ilamıyla davalı alacaklı tarafın bilirkişi raporuna itiraz talebi doğrultusunda dosyanın bilirkişi incelemesi için Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek yeniden aldırılan rapor sonucunda karar alınması için dosyanın esası incelenmeden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ortadan kaldırma ve gönderme kararından sonra İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak çekin keşide yeri … olduğu için davacılar vekilinin yetki itirazlarının yerinde görülmediği, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamı sonrasında aldırılan 14.06.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu uzman raporunda; inceleme konusu çekte atılı keşideci taraf imzasının şirketi temsi ve ilzama münferiden yetkili …’ nin eli ürünü olmadığı, inceleme konusu çek arka yüz birinci ciranta şirket kaşe izi üzerinde yer alan imza ile şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili …’ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği yönünde tespitlerde bulunulduğunun görüldüğü, dosyaya sunulan vekaletnameye göre …’a davacı lehtar birinci ciranta şirket adına çek hariç kambiyo senetleri düzenlemeye yönelik yetki verildiği açıkça ilgiliye çek keşide etme yetkisi verilmediğinin görüldüğü, çek tanzimi işleminin taraflar arasında teamül haline gelen bir uygulama halinin de bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu bu vekaletnameye dayalı olarak tayin edilen vekil tarafından düzenlendiği iddia edilen çekten dolayı muteriz borçlunun sorumlu tutulamayacağı, davalı vekilinin borçlu şirket yetkilileri dışında … yönünden de imza incelemesi yapılması talebinin yerinde görülmediği, davalı alacaklı tarafından bu yönde ispata yarar bir delil sunulmadığı ve takibe konu çekteki imzaların borçlulara ait olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davacıların imzaya itirazlarının kabulüne, icra takibinin davacı borçlular yönünden durdurulmasına, şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Çeki düzenleyen ve imzalayan Abdülaziz Bal hakkında suç duyurusunda bulunup soruşturma açıldığı, … bu soruşturmanın bekletici mesele yapılmasının talep edildiği, adil yargılama ilkesinin ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği, her ne kadar …’a vekalet verilmiş ve çek düzenleme yetkisi verilmemiş ise de, kambiyo senedi cirolama yetkisi vekaletnamede açıkça dercedildiği ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 14.06.2021 tarihli adli tıp kurumu uzman raporunda; inceleme konusu çekte atılı keşideci taraf imzasının şirketi temsi ve ilzama münferiden yetkili …’ nin eli ürünü olmadığı, inceleme konusu çek arka yüz birinci ciranta şirket kaşe izi üzerinde yer alan imza ile şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili …’ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği yönünde tespitlerde bulunulduğunun görüldüğü, dosyaya sunulan vekaletnameye göre …’a davacı lehtar birinci ciranta şirket adına çek hariç kambiyo senetleri düzenlemeye yönelik yetki verildiği açıkça ilgiliye çek keşide etme yetkisi verilmediğinin görüldüğü, çek tanzimi işleminin taraflar arasında teamül haline gelen bir uygulama halinin de bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu bu vekaletnameye dayalı olarak tayin edilen vekil tarafından düzenlendiği iddia edilen çekten dolayı muteriz borçlunun sorumlu tutulamayacağı, davalı vekilinin borçlu şirket yetkilileri dışında … yönünden de imza incelemesi yapılması talebinin yerinde görülmediği, davalı alacaklı tarafından bu yönde ispata yarar bir delil sunulmadığı ve takibe konu çekteki imzaların borçlulara ait olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu görülmekle davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesinin aynen tekrar edildiği görülmüştür ve Abdülaziz Bal yönünden açılan soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmamasının savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlalini oluşturduğu ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte imzaya itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 540. maddesinin 3. fıkrası ve 551. maddesi,
3. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 170. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.