YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8139
KARAR NO : 2023/1396
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki genel haciz yoluyla ilamsız takipte icra memur muamelesini şikayet sebebiyle yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu şirket tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu şirket tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu şirket vekili isteminde; şirketin yönetim organlarının yetkisinin tamamının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından görevlendirilen kayyumlara devredildiğini, Ticari ve İktisadi Bütünlük kararları ile “… Grup Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verildiğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 134/6 gereğince şirkete ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile üçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dâhil haczedilemez nitelikte olduğunu, buna karşılık şirkete ait araçlar üzerine ihtiyati haciz tesis edildiğini, haczin fekki talep edilmişse de takip dosyasında şirketin haczedilemez mallarına konulan haczin fekki talebinin reddedildiğini, icra müdürlüğü kararı yerinde olmayıp, hacizlerin kaldırılması gerektiğini belirterek icra müdürlüğünün 20.10.2021 tarihli red kararının kaldırılmasına, şirkete ait araçlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
İlk Derece Mahkemesince taraf teşkili sağlanmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçlu şirket aleyhine … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/609 D. … ve 2019/649 Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığı ve ilamsız icra takibi başlatılarak borçlu mallarına ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğinden sonra borçlunun süresi içinde itiraz ederek takibi durdurduğu, ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüşmediği, her ne kadar borçlunun mallarının haczi mümkün değil ise de ihtiyati haciz konulmasında bir hukuka aykırılık olmadığı, bu kapsamda şikayete konu 20.01.2021 tarihli müdürlük işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayet sebeplerinin aynen tekrar edildiği görülmüştür ve kesin haciz yasağı olan bir malın ihtiyaten de haczedilmesinin mümkün olmaması gerektiği, şirketin harçtan muaf olmakla şikayetin esasen haciz fekki talebine dayanması ve aciliyeti sebebiyle UYAP üzerinden açılarak yatırılan dava harcının müvekkiline iadesi gerektiği ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı banka tarafından borçlu şirket ve şikayet dışı diğer borçlulara karşı başlatılan ilamsız takipte, şikayetçi borçlu şirketçe taraflarına gönderilen ödeme emrine süresinde itiraz ettiği görülmekle bu durumda ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüşmediği, her ne kadar yasa gereği borçlunun mallarının haczi mümkün değil ise de ihtiyati haciz konulmasından bir hukuka aykırılık olmadığı, bu kapsamda şikayete konu 20.10.2021 tarihli müdürlük işleminin hukuka uygun olduğu ancak şikayetçi şirket Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmiş olmakla yasa gereği açtığı dava ve şikayetlerde harçtan muaf olduğundan, şikayetçi tarafça istem başvurusunda yatırılan harçların iadesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayet sebeplerinin aynen tekrar edildiği görülmüştür ve kesin haciz yasağı olan bir malın ihtiyaten de haczedilmesinin mümkün olmaması gerektiği, istinaf mahkemesince gerekçe belirtilmeksizin ve adil yargılanma hakkı ihlal edilmek suretiyle başvurunun reddedildiği ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte şikayetçi borçlu şirket yönünden aldırılan ticari ve iktisadi bütünlük kararı gereği şirkete ait araçlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılması talebinin icra müdürlüğü tarafından reddi kararını şikayet istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
2. 678 Sayılı KHK m. 33 ile eklenen 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 134/6: “…. Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile üçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez, mahcuzların maliklerinin iflasına karar verilemez, ilgili takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez..”
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu şirket vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.