Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8166 E. 2023/909 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8166
KARAR NO : 2023/909
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ödeme emri tebliğine yönelik şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile borçlu vasisinin örnek 7 ödeme emrini 26.01.2021 tarihinde öğrenmiş sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vasisi; alacaklının, kısıtlı borçlu hakkında ilamsız takip yaptığını 26.01.2021 tarihinde tesadüfen öğrendiklerini, borçlu hakkında akıl sağlığı nedeniyle vesayet kararı olduğunu ve borçluya kızı …’nin … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.10.2006 tarih ve 2006/973-1457 E.K. sayılı kararıyla vasi olarak atandığını, borçlunun takip tarihinde vesayet altında bulunduğunu, ancak ödeme emrinin vasiye tebliğ edilmediğini, borçluya tebliğ edildiğini, bilahare dosyanın yenilendiğini, yenileme emrinin de vasiye tebliğ edilmediğini, alacaklı tarafın borçlunun vesayet altında olduğunu bildiğini belirterek, tebligatın usulsüz olduğunun tespiti ile iptaline ve tebliğ tarihinin 26.01.2021 olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı; ek beyan dilekçesinde; borçlunun kısıtlı olduğunu bilmediğini, 14 yıllık süreçte bir itirazda bulunmamış olmanın hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ödeme emrinin borçluya yapılarak takibin kesinleştiğini belirterek şikayetin reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.10.2006 tarih ve 2006/973-1457 E.K. sayılı kararına göre; kızının mahcur …’ye vasi olarak atandığı, … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.04.2020 tarih ve aynı sayılı ek kararına göre ise, vasi … (…)’in vasiliğinin kaldırılmasına kısıtlılık halinin devamına ve kendisine kızı …’in vasi olarak atanmasına karar verildiği, gerek icra dosyasına gerekse alacaklının beyan dilekçesine göre borçlu vasisine ödeme emri tebliğ edilmediğinin sabit olduğu, takip tarihinde ve halen borçlu vesayet altında olduğundan, ödeme emrinin vasiye tebliği gerektiği, kısıtlıya yapılan tebliğ hüküm ve sonuç doğurmayacağından (Y.12.H.D.’nin 2017/2135-6488 E.K.) şikayetin yerinde olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile davacı/borçlunun vasisinin örnek 7 ödeme emrini 26.01.2021 tarihinde öğrenmiş sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı; kararın eksik ve hatalı olduğunu, borçluya gönderilen ödeme emrine o dönem ki vasisinin itiraz etmediğini, ilk vasiye ihtilaf yöneltilmesi gerektiği halde taraflarına yöneltildiğini, takibin kesinleştiğini, yılar boyunca maaşından kesinti yapıldığını, bu nedenle vasinin de takipten haberdar olduğunu, bankanın davacı yanın iddia ettiği kısıtlılık durumunu bilmediğini, iyi niyetinin korunması gerektiğini, düzenli olarak maaşından kesinti yapıldığını, bunun vasi tarafından fark edilmemesinin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçluya takip tarihinden önce vasi atandığı, alacaklı yıllarca maaştan kesinti yapıldığını bu hususun borçlu ve vasi tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, iyi niyetinin korunması gerektiğini ileri sürmüş ise de taraf hususunun kamu düzeni ile ilgili olup süreye tabi olmadığı gibi mahkemenin de resen kontrolü altında olduğunu, borçlunun vasi ile temsil edildiğini, vasinin takipten beyan ettiği tarih öncesi haberdar olduğuna ilişkin somut bir delil olmadığı, mahkemenin taleple ilgili hukuki tanı ve gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin vasiye tebliğ edilmediği şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16, 61. maddeleri, TK’nın 11/3. maddesi, TMK’nın 405, 448. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, temyiz edenin sıfatına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.