YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8168
KARAR NO : 2023/908
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kambiyo senelerine mahsus haciz yolu ile takipte borca itiraz ve senedin kambiyo vasfına yönelik şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince borca itirazın ve şikayetin reddine, koşulları oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlular; borçlu şirketin takip konusu senetten dolayı takip alacaklısına karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, cari hesaptan kaynaklı borç alacak ilişkisi olmasına rağmen senede bağlı borç olmadığını, senedin takip alacaklısı tarafından sonradan doldurulduğunu, kambiyo senedi vasfında olmadığını, cari hesap ilişkisi nedeniyle alacaklıya teminat olarak verildiğini, alacaklının almış olduğu diğer teminatların da olduğunu, cari hesap borcunu karşılar tutarda taşınmazlar üzerinde ipotek teminatları da olduğunu, senede bağlı borç olmadığını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı; takibe konu senedin teminat senedi olmadığını, senet üzerinde ödemenin şarta bağlandığına dair herhangi bir yazılı ibare bulunmadığını, borçlulardan cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğunu ileri sürerek davanın reddine ve borçluların inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı bononun teminat olarak verildiğinin HGK’nın kararlarında benimsenen yazılı belge ile ispatlanamadığı, teminat senedi olduğunun alacaklı tarafça kabul edilmediği, bono tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu da yazılı belge ile kanıtlanmadığından sonradan doldurulan kısımların varlığını koruduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile borca itirazın ve şikayetin reddine, koşulları oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlular; alacaklının cevap dilekçesinin birinci maddesinde borçludan ticari ilişkiden kaynaklı 43.805.226,69 TL cari hesap alacağı bulunduğunu beyan etmekle; senetten kaynaklı değil cari hesaptan kaynaklı alacak bulunduğunu ikrar ettiğini, bu beyanın dava dilekçesindeki iddiaların kanıtlayan en açık karine olduğunu, senet takibi ile belirttikleri tutar ile cari hesaptan kaynaklı olarak belirttikleri tutarın aynı olduğunu, yerel mahkeme tarafından bu hususun dikkate alınmadığını, senedin teminat senedi olduğunun nazara alınmadığını, kaldı ki cari hesap borcunu fazlasıyla karşılar miktarda davalı elinde teminat bulunduğunu, davalı tarafından aynı alacaktan kaynaklı ipotek takibi de yapıldığını, davalının almış olduğu diğer teminatların birden çok fazla kambiyo takibine konu edildiğini, takibe dayanak senetlerin borçlu şirketten alınmış, müşteri çek ve senetleri olduğunu, ayrıca banka teminat mektupları da alındığını, tüm bu hususlara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, senetlerin taraflarınca doldurulmadığını, cevap dilekçesinde ayrıca cari hesaptan kaynaklı alacaklarını ellerinde bulunan ve sonradan doldurulan teminat senedi ile takibe konu ettiklerini ikrar ettiklerini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; cevap dilekçesinde kabul edilen hususun taraflar arasında cari hesaptan kaynaklı 43.805.226,69 TL alacak bulunduğuna ilişkin olduğu, borçlular tarafından taraflar arasında cari hesaptan kaynaklı borcun bulunduğunun da açıkça ikrar edildiği, alacaklının takibe dayanak bononun cari hesap borcu nedeniyle verildiğini bildirdiği, mevcut borç sebebiyle borçlular tarafından ipotek, banka teminat mektubu verilmesinin bonoya dayalı olarak takibe girişilmesine engel olmadığını zira dava dilekçesinde öncelikle ipotek takibine girişildiğine dair bir iddianın söz konusu olmadığını, ilk derece mahkemesinin referans aldığı Yüksek Daire kararları doğrultusunda takibe dayanak senedin teminat senedi olmadığına ve TTK’nın 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün olup bunun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna ilişkin iddiaların yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğine dair gerekçenin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesi ile borçluların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlular; talep ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo takibinde borca itiraz ve senedin kambiyo vasfına yönelik şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169/a, 170/a maddeleri, 6102 sayılı TTK’nın 680, 776, 777, 778/2-f, maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.