Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8185 E. 2023/879 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8185
KARAR NO : 2023/879
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki meskeniyet şikayeti ve memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin süre aşımından reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda, taşınmaza haciz konulduğundan kıymet takdiri için bilirkişinin konuta gelmesi ile haberdar olduğunu, taşınmazın haline münasip meskeni olduğunu, şikayetçi borçlunun tek vekili Av. … olmasına rağmen takibin dayanağı olan ilama boşanma davasında bir duruşma için yetki verilen Av. …’nun vekil olarak yazıldığını, Av. … ile borçlunun herhangi bir bağlantısının olmadığını, vekaletnamede tek yetkili avukat olmasına rağmen bir başka avukata icra emri tebliği ile takibin kesinleştirilmesinin de dayanaksız ve haksız olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı, icra emrinin hem asıla hem de dayanak ilamdaki vekil olan Av. …’na tebliğe çıkartıldığını, takibin kesinleştirilmesinin dayanaksız ve haksız olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, meskeniyet şikayetinin sürede yapılmadığını ileri sürerek şikayetin süre aşımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Haczin 09.01.2020 tarihinde konulduğu ve 103 davetiyesinin hem davacı asıla hem de vekiline 05.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, meskeniyet şikayetinde sürenin haczin öğrenilmesi itibariyle başlayacağı, yedi günlük süre içerisinde meskeniyet şikayetinde bulunulmadığı gerekçesi ile şikayetin süre aşımı sebebi ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Borçlu, vekaletname verilen tek vekilin Av. … olduğunu, icra dosyası için yetki verilmiş herhangi bir vekil olmadığını, 103 davetiyesi gönderilen vekil ile herhangi bir ilişkisinin kalmadığını, icra dosyasından borçlu asıla da bir tebligat yapılmadığını, yapılmışsa da usulsüz olduğunu, vekil varken asıla tebliğ yapılmasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Borçlu aleyhine yapılan ilamlı icra takibinde icra emrinin ilamda borçlunun vekili olarak görülen Av. …’na 02.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 103 davetiyesinin ise 10.03.2020 tarihinde yine aynı vekile tebliğ edildiği, ayrıca borçlunun taşınmazın haczinden bilirkişinin konuta gelmesi ile haberdar olduğunu ifade ettiği, icra dosyasının tetkikinde keşfin 10.12.2020 tarihinde yapıldığının görüldüğü, buna göre de yedi günlük şikayet süresinin geçirildiği, borçlunun icra emri tebligat usulsüzlüğü ve öğrenme tarihinin tebliğ tarihi sayılmasına ilişkin bir şikayetinin olmadığı, şikayetin süre aşımı nedeni ile reddine ilişkin verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildi.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, kendisine 103 davetiyesi tebliğ edilmediğini, tebligat yapılan Av. …’nun hiç bir vekalet görevi olmadığını, bu avukata verilen yetki belgesinde iki dosya için yetki verildiğini, icra dosyası için yetki verilmediğini, icra dosyasında bir keşif tutanağı olmadığını, dosyanın bilirkişiye 03.12.2020’de teslim edildiğini, bilirkişinin eve geldiğinin öğrenilmesi üzerine derhal şikayettte bulunulduğunu, keşif tutanağı olsa bile haczin o gün öğrenildiğine dair dosyada bilgi olmadığını, icra emri tebligat usulsüzlüğü ve öğrenme tarihinin tebliğ tarihi sayılmasına ilişkin şikayetinin bulunmadığı gerekçesinin de hatalı olduğunu, çünkü şikayet dilekçesinde “vekaletnamede tek yetkili avukat olmasına rağmen bir başka avukata icra emri tebliği ile takibin kesinleştirilmesi de dayanaksızdır” ifadesinin olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, doğru vekile icra emri tebliğ edilmeden takibin usulsüz olarak kesinleştirildiği şikayeti ile meskeniyet şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16/1-2 ve 82/12 maddesi.
3. D
eğerlendirme
1.Temyiz dilekçesi ekinde sunulan yetki belgesinden, icra emri tebliğ edilen Av. …’nun takibin dayanağı olan … … 1. Aile Mahkemesi’nin 04.09.2018 tarih ve 2018/22 Esas, 2018/277 Karar sayılı dosyasında (Bozma öncesi 2014/588 Esas) yetkilendirildiği ve gerekçeli karar başlığında vekil olarak yer aldığı anlaşılmıştır.
2.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Ttemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.