YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8186
KARAR NO : 2023/876
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ilamlı takipte şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlular İcra Mahkemesine başvurularında, takibin dayanağı olan ilamın istinaf edildiğini, tehir-i icra talep edildiğini ve mehil vesikası alındığını, İcra Müdürlüğü tarafından tehir-i icra kararının yalnızca vekalet ücretine ilişkin olduğu yorumu yapılarak şirket hissesinin pay defterine işlenmesi bakımından icraya devam edildiğini ileri sürerek müdürlük işleminin iptaline karar verilmesinini istemiş, ayrıca 19.02.2021 tarihli beyanları ile TTK’nın 497/4 maddesinin gerekçesinde pay defterine kaydı emreden mahkeme kararının kesinleşme tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğinin düzenlendiğini, buna göre ilamdaki tespit ve eda hükmünün ancak kesinleştikten sonra icra edilmesi gerektiğini ileri sürerek şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmemiş, cevap dilekçesi sunulmamış ve dosya üzerinden karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Şikayete konu ilamda, payın alacaklıya ait olduğunun tespiti ile pay defterine alacaklı adına kaydına karar verildiği, iş bu hükmün tespit hükmünde olduğu, pay defterine kaydı içeren kararın kesinleşmeden icraya konulamayacağı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile 21.01.2021 tarihli İcra Müdürlüğü kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Alacaklı, şikayetin yasal yedi günlük süreden sonra yapıldığını ve hasımsız olarak görüldüğünü, savunma hakkı dahi verilmediğini, ilamın eda hükmü içerdiğini, tespit hükmü niteliğinde olduğu kabul edilerek takibin iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, borçlu tarafından pay defterine kayıt ile ilgili hiçbir teminat yatırılmadığını, sadece vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin teminat olarak yatırıldığını, bu sebeple tehir-i icra kararının da sadece bunlar yönünden geçerli kabul edilebileceğini, ilamın kesinleşmeden icra edilebileceğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını ve şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Takibe dayanak ilamda anonim şirketin pay defterindeki hisse oranının tespiti ile pay defterinin alacaklı adına kaydına karar verildiği, iş bu kararın şahsın hukuku ile ilgili olması sebebiyle kesinleşmeden takip yapılamayacağından müdürlükçe verilen 21.01.2021 tarihli kararın bu nedenle yerinde olmadığı, istinafa alacaklı tarafından başvurulduğu, istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde mahkemece verilen kararın hukuken yerinde olduğu gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, şikayetin yasal yedi günlük sürede olmadığını, savunma hakkı verilmeden hasımsız olarak karar verildiğini, mahkemece şikayet kapsamından çıkılarak taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde karar verildiğini, şikayetçinin kararın kesinleşmeden icra edilemeyeceğine dair bir talep ve iddiasının olmadığını, şikayet dilekçesinde ilamın eda hükmünde olduğunu kabul ettiğini, pay defterine kayıt yönünden teminat yatırılmadığından tehir-i icra kararı bulunmadığını, icranın durdurulmasını gerektirir bir karar da bulunmadığını, sermaye şirketlerinin paylarının menkul mal niteliğinde olduğunu, HMK’nın 367/2 maddesindeki kişiler hukukuna ilişkin bir karar olmadığını, kararın malvarlığında değişiklik yapacak nitelikte olduğunu, şirketin kişiliğine bir etkisinin olmadığını, ilamın kesinleşmeden de icra olunabileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nın 36. maddesine yönelik şikayet ile dayanak ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceği şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16, 18, 36 ve HMK’nın 367 maddeleri.
3. Değerlendirme
1.İİK’nın 18/3 maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, takibin dayanağı olan ilamın tespit hükmü niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
2.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.