YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8195
KARAR NO : 2023/832
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetçilerin şikayetlerinin kabulüne ,icra takip dosyasında 09.04.2021 tarihli kararının kaldırılmasına ve iptaline, bu karara bağlı olarak … İlçesi … Mahallesi 363 Ada 2 Parsel Sayılı … adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; icra dosyasına taraf olmayan 3. kişiler hakkında yapılan nüfus kayıt ve tapu kaydı araştırmasının kişisel verilerin açıkça ihlali niteliğinde olduğunu belirterek 09.04.2021 tarihli İcra Müdürlüğü kararı ve bu karar doğrultusunda oluşturulan tüm işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalının cevap dilekçesinde; davacıların şikayet yoluna başvurdukları işlem hukuken uygun olup; kişisel verilerin ihlalini oluşturmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasının tarafı olmayan üçüncü kişiye ait, 6698 sayılı Yasa’nın 3/1-d maddesi kapsamında kişisel veri niteliğinde bulunan nüfus ve tapu kaydının icra müdürlüğünden celbinin istenemeyeceği, 6698 sayılı Kanun’un 28/1-d maddesindeki yargısal organlara tanınan istisnanın ancak uyuşmazlığın tarafları açısından geçerli olabileceği, Anayasa’nın 20/3 maddesine göre aynı zamanda temel haklardan olan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının, 6698 sayılı Yasa’nın 28/1-d maddesinin geniş yorumlanması ile daraltılamayacağı, kanunda kısıtlı olarak öngörülen kişisel verilere ulaşma imkanının birden fazla yolla sağlanması halinde, verilere kimlerin ulaştığının denetiminin zorlaşacağı nazara alındığında icra müdürlüğü kararı usul ve Yasa’ya aykırı olduğu anlaşıldığından icra memurluğunun 09.04.2021 tarihli kararının iptali ile 363 Ada 2 Parsel sayılı … adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; icra dairesinin işleminin hukuka uygun olduğunu, taleplerinin dosyanın infazına yönelik olup, icra dairesininde dosyanın infazında gerekli delili toplama yetkisine sahip olduğunu, İİK’nın 8/a maddesinin 6. fıkrası gereğince sorgulamanın mümkün olduğunu, yapılan işlemin borçlulardan … ile ilgili mal varlığı tespitine ilişkin olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müdürlük kararıyla da sabit olduğu üzere borçluların anneleri ve babalarına ait nüfus kayıtları sorgulandığı ve miras payları üzerine haciz konulduğu, borçlu dışında kalan kişilerin nüfus kayıtlarının sorgulanması ve bu sorgulama neticesinde işlem yapılmasının Anayasa’nın 20. maddesine aykırı sayıldığı, yerel mahkemenin taleple ilgili hukuki tanı ve gerekçesi yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebeplerini tekrarla şikayetin reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İcra Müdürlüğünün 09.04.2021 tarihli işleminin iptali ve bu karar doğrultusundaki hacizlerin iptali talebini içeren şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. İİK’nın 16. madde, İİK’nın 8/a maddesi, Anayasa’nın 20. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
(M)
İHÖ/MBÇ
Üye Dr. …’in Karşı Oy Yazısı :
Alacaklı vekilinin talebi üzerine borçlunun anne babasının ölü olup olmadığının sorgulanması ve talep doğrultusunda işlem yapılmasına karar verildiği, bu karar doğrultusunda borçlunun babasına ait taşınmazın üzerine ihtiyati haciz konulduğu, bu işlemin borçlu vekilince şikayet edilmesi üzerine, şikayet icra mahkemesince kabul edilerek haczin kaldırıldığı karara gerekçe olarak 6098 Sayılı Kanun’un 3/1-d maddesi belirtildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nın 94. maddesi gereğince mirasçıların, murislerinden kendilerine intikal edecek hisseleri haczedilebilir. Türk Miras Hukuku’nda geçerli külli halefiyet kuralına göre gerçek kişinin ölümü üzerine ölen kişinin hak ve borçları mirasçılara geçer. Alacaklının, borçlunun murisinin malvarlığını sorgulama hakkı olmadığından icra müdürlüğünden bu sorgulamayı yapması ve sorgulama sonucu bulunacak mal üzerine haciz konması talep edilebilir. İcra müdürünün bu işlemi kişisel verilerin ihlaline yol açmaz. Alacaklının alacağına kavuşması, borçlunun mal kaçırmaması için icra müdürü bu talebi kabul etmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak icra mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumdan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.14.02.2023