YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8205
KARAR NO : 2023/714
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
.
Taraflar arasındaki şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aleyhine başlatılan takipten 25.11.2019 tarihinde haberdar olduğunu, tebligatın aynı konutta yakına teslim …’na tebliğ edildiği görülmekte ise de müvekkilinin görevli memur tarafından tebligatın teslim edildiği adreste ikamet etmediği, görevli memurun tebligatı teslim ettiği şahsın müvekkili ile aynı evde yaşamadığı, bu yüzden müvekkili söz konusu icra takibinden itiraz süresinde haberdar olamadığı ve icra takibinin kesinleşmiş olduğu, icra dosyasındaki tebligatın usulsüzlüğüne öğrenme tarihinin olan 25.11.2019 tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesi, müvekkilinin haciz tehdidi altında bulunması sebebiyle icra takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verilmiştir.
Gerekçede özetle; somut olayda, şikayetçi borçluya yapılan ödeme emri tebligatı muhatabın işe gitmesi sebebiyle aynı konutta oturan …’na tebliğ edildiği, davacı yanın ödeme emrinin tebliği tarihi itibariyle …’nun adreste oturmadığı yönündeki iddialarının tetkiki çerçevesinde Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne müzekkere yazıldığı, anılan ilçe emniyet müdürlüğünün 16.06.2020 tarihli müzekkere cevabının ekinde yer alan 15.06.2020 tarihli tutanaktan; adı geçenin 16.05.2008 tarihinden itibaren ve halen tebligat adresinde oturduğunun tespit edildiği, ayrıca ödeme emrini borçlu adına tebellüğ eden …’nun sistemde kayıtlı Mernis adresinin tebligat işleminin yapıldığı adres olduğu, bu itibarla tebligat yapılan şahsın muhatap ile birlikte aynı konutta yaşadığı, dolayısıyla şikayet konusu tebligat işleminin 7201 Sayılı Kanun’un 16. maddesine uygun olduğu ifade olunmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu icra takibinden 25.11.2019 tarihinde haberdar olduğunu, icra dosyası incelendiğinde tebligatın aynı konutta yakına teslim …’na tebliğ edildiği görünmekte olduğu, fakat görevli memurun tebligatı teslim ettiği şahsın müvekkilli ile aynı evde yaşamadıkları, bu yüzden müvekkilinin söz konusu icra takibinden itiraz süresinde haberdar olamadığı ve icra takibinin kesinleştiği, şikayeti ile söz konusu icra dosyasından 25.11.2019 tarihinde haberdar olduğu, haberdar olduğu tarihten itibaren yasal süre içerisinde itiraz edildiği, beyanları ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; somut olayda, şikayetçi adına tebligatı alan kişinin şikayetçinin oğlu olduğu, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere; şikayetçi ile oğlunun aynı adreste ikamet ettiklerinin kolluk tarafından tutulan tutunak ve mernis kayıtları ile sabit olduğu, davacı tarafından aksinin ispat edilemediği ifade olunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf talep dilekçelerini tekrarla, davacı ile tebliğ olunan kişinin aynı konutta oturmadığı, tebliğin usulsüz olduğu iddiasını beyan etti.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebliğ şikayeti ile ödeme emri tebliğinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu 16. madde ile Tebligat Tüzüğü 22. Madde
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.