Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8207 E. 2023/736 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8207
KARAR NO : 2023/736
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte borca itiraz, faize itiraz ve çek tazminatına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince borçluların borca ve faize itirazlarının reddine, davacı borçlulardan Sel Konut İnşaat Taahhüt bakımından çek tazminatı yönünden takibin iptaline, diğer borçlu yönünden itirazının reddine ve takip durdurulduğundan asıl alacağın %20 si oranında tazminatın davacılardan alınmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; aleyhlerine başlatılan kambiyo senedine özgü takipte ödeme emrinin ve takibin iptali için dava açtıklarını ve mahkemece ödeme emrinin iptaline karar verildiği, icra dosyasında iptal kararından sonra müvekkiline yeniden ödeme emri gönderildiği, ancak vekil kaydı olmasına rağmen ödeme emrinin asillerin adresine gönderildiğini ve ayrıca yapılan takibin haksız olduğunu, müvekkillere gönderilen takibe dayanak çek suretinde tasdik imza yer almadığı, çek aslının icra kasasına sunulmadığı, çek suretinin tasdikli olmadığı gerekçeleriyle ödeme emrinin iptalini talep ettikleri, borca ve fahiş olan faize itiraz ettikleri, istenilen çek tazminatı ve komisyonun da haksız olduğunu, çek tazminatının tüm borçlulardan istenildiğini, çek tazminatından sadece keşidecinin sorumlu olduğunu söyleyerek ödeme emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı tarafça davacı borçlu …. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeden kaynaklanan borca istinaden çek verildiğini, yasal süresi içerisinde çek bedeli ödenmediğinden takip başlatıldığını, davacıların itirazının haksız olduğunu, vekiline tebliğ zorunluluğunun bulunmasının asile tebligat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmadığını, çek aslının icra dosyasına sunulduğunu, görüldü yapıldıktan sonra taraflarına iade edildiğini, faiz miktarının usulüne uygun olduğunu, çek tazminatını keşideciden talep ettiklerini söyleyerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu ancak bununla birlikte ödeme emrinin vekil yerine asile tebliğ edilmiş olmasına rağmen vekil tarafından süresinde borca itiraz başvurusu yapıldığından ödeme emrinin iptaline karar verilmesinde davacıların hukuki yararının bulunmadığı, alacaklı takip talebine icra takibine dayanak yaptığı kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar onaylı örneğini eklemeye mecbur olup konu hakkında icra müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında çek aslının icra müdürlüğüne teslim edildiği bilgisi verilmiş olduğu; davacıların borca itirazı bakımından yapılan incelemede borca itirazının İİK 169/a maddesinde öngörülen bir belgeyle kanıtlayamadığı anlaşılmış olup davacıların faize ilişkin itirazları bakımından faiz hesabı yapılmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi raporunda hesaplanan faiz alacağının, takipte talep edilen tutarın altında olduğu gözetilerek davacıların faize itirazının reddine karar verildiği görülmüş olup, çek tazminatına ilişkin itiraz bakımından yapılan incelemede; çekin keşidecisi çek tazminatından sorumlu olduğundan cirantaların çek tazminatından sorumluluğu bulunmamakta olup çek tazminatından ciranta konumundaki ….’nin de (eski unvanı … Konut İnşaat Taahhüt A.Ş.) sorumlu tutulması hatalı olduğu gözetilerek takibin anılan davacı borçlu için çek tazminatı yönünden İİK’nın 169/a-5. maddesi uyarınca durdurulmasına karar verilerek, takip talik edildiğinden asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davacılardan alınarak davalı takip alacaklısına verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlular vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarlayarak reddine karar verilen hususlarda davanın kabulüne karar verilmesi gerekçesiyle mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlular vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacı borçlular aleyhine kambiyo senedine özgü takip başlatıldığı, davacı borçluların yaptığı itirazların incelenmesinde; her ne kadar ödeme emri davacıların vekili yerine asile tebliğ edilmiş ise de davacı borçlular vekilinin borca yönelik itiraz ve takibe yönelik şikayete ilişkin süresi içinde davayı açtıkları ve takibin esasına yönelik itiraz ve şikayetlerini bildirdikleri görülmüş olmakla ödeme emri tebliğ işleminin iptalinin bu aşamada gerekmediği, ayrıca borca yönelik itirazın İİK 169/a maddesi kapsamında kesin delille ispatlanamadığı, faize yönelik itirazla ile ilgili alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre istenilen faiz miktarında fazlalık bulunmadığı, çek tazminatından keşideci sorumlu olduğundan keşideci dışında diğer davacı yönünden çek tazminatıyla ilgili verilen kararda da yasaya aykırılık bulunmadığı görüldüğünden davacı borçluların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak belirtilen şekilde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlular vekili; dava dilekçesini tekrarlayarak istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte borca itiraz, faize itiraz ve çek tazminatına itiraz davasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 169. madde, 167. madde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 73. madde, Avukatlık Kanunu 41. madde, Tebligat Kanunu 11. madde, Türk Ticaret Kanunu 783. madde.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.