YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8215
KARAR NO : 2023/1719
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2842 E., 2022/1767 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/731 E., 2021/753 K.
Taraflar arasındaki şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda: takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı, taşınmazların bulunduğu yer icra dairesi olan İstanbul … İcra Dairelerinin yetkili olduğu, alacaklı lehine tesis edilen ipoteklerin, alacaklı ile imzalanan sözleşmenin teminatını teşkil etmek üzere tesis edilmiş üst sınır ipoteği niteliğini haiz olup ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermediği dolaysısı ile teminat ipoteğine dayanılarak Örnek 6 icra emrinin gönderilemeyeceği şikayeti ile takibin durdurulması ve icra emrinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki protokolde yetki sözleşmesi ile yetkili yer olarak İstanbul (Çağlayan) Adliyesi İcra Dairelerinin yetkili kabul edildiği, alacaklı şirketin cari hesap alacağının teminatı için ipoteğin tesis edildiği, ipotek akit tablosuna göre ipoteğin doğmuş, kesin bir borç ikrarı içerdiği, doğmuş bir alacağın teminatı olarak rehin kurulduğu için icra emri tebliği gönderilmesinde usulsüzlük olmadığı, alacağın ödenmesi için borçluya ihtarname gönderildiği ve tebliğlerinin dosyada mevcut olduğu, alacaklının elinde bulunan evrakların İİK 68 anlamında belge olduğu ve taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olduğu iddiaları ile davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yaptığının görüldüğü, taraflar arasında imzalanan ve itiraz edilmeyen 22/04/2017 tarihli borcun ödenmesine ilişkin protokolde yetki icra mahkemeleri ve icra daireleri olarak İstanbul Adliyesi belirlendiğinden davacının yetkiye ilişkin itirazının yerinde olmadığı ayrıca ipotek senedinin belli bir miktar borcun belli bir tarihte ödenmesini içermekte olduğu, borçta belirsizlik olmadığı ve ilam niteliğindeki belge olduğundan icra emri gönderilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesindeki beyanları ile mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu takip dosyasının dayanağı ipotek akit tablosu içeriğine göre, davacının cari hesap alacağının teminatı için ipotek tesis edildiği, ipoteğin doğmuş-kesin bir borç ikrarını içerdiği, ipotek akit tablosunun 1 ve 2 numaralı başlıklarında cari hesap borcu için tesis edilen ipotek miktarının 739.183.USD olduğu ve bu borcun en geç 20.10.2020 tarihine kadar ödenmesi gerektiğinin açık bir şekilde belirtildiği, ipotek mevcut bir borç için tesis edildiğinden, davacı aleyhine ilamlı icra takibi yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; somut olaydaki ipoteğin kesin bir borç ikrarına havi olmadığı ve sair dava dilekçesindeki şikayetini tekrarla gelerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde takibin ve icra emrinin iptaline istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 149. ve sair ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
İİK’nın 149. maddesi; “icra müdürü ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiği ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa borçluya ve taşınmaz üçüncü bir şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir” hükmünü düzenlemektedir.
Somut olayda, alacaklının takibine dayanak olarak sunduğu 19.04.2017 tarih ve 7524 Yevmiye Numaralı ipotek akit tablosunun 1 numaralı bendinde ‘İşbu protokolün konusu Unigom ile İhlas arasında mevcut olan cari hesap bakiyesine göre protokol tarihi itibariyle Unigom’ın İhlas’a olan mevcut 739.183 – USD borcunun tasfiye edilmesi ve ödeme şeklinin belirlenmesidir.’ ifadesi, 2 numaralı bendinde ‘Unigom’ın cari hesaba göre İhlas’a olan 739.183 – USD borcu 20.10.2020 tarihinde tamamen ödenmiş olacaktır.’ ifadesi ve 3 numaralı bendinde de’…Söz konusu cari hesap borcunun yarısının ödenmesi halinde ipotek tesis edilen taşınmazlardan borçlunun talep edeceği herhangi birinin üzerindeki ipotek fek edilecektir.’ ifadesi yer aldığı dolayısı ile anılan senedin kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmediğinin açık olduğu, bu hususun ise kamu düzeninden olup, İİK’nın 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbi olduğu ve mahkemece re’sen nazara alınması gerektiği, mahkemece davacının davasının kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.