Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8253 E. 2023/640 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8253
KARAR NO : 2023/640
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/650 E., 2022/1436 K.
DAVA TARİHİ : 02.01.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/17 E., 2021/114 K.

Taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte borca itiraz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; kendilerine verileceği vaat edilen 40.000,00 TL borç para karşılığında boş senet ve protokolü davalı tarafa verdiklerini, taraflar arasındaki senedin teminat senedi olduğunu, boş senedin taraflarca anlaştığı miktarın üzerinde 240.000,00 TL olarak doldurulmak suretiyle icraya verildiğini beyanla borca itiraz ederek takibin iptaline ve karşı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini savunmuştur ve davacı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; duruşma gününü bildirir davetiyenin taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davacının duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde 25.01.2021 tarihli duruşmaya gelmediği mazeretini bildiren dilekçe göndermediği anlaşıldığından takip edilmeyen davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, HMK md.150/5 gereği davanın işlemden kaldırma tarihinden 3 ay sonrası olan 25.04.2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Dava dilekçesindeki itiraz sebepleri tekrar edildiği görülmüştür ve davacı vekilinin istifa dilekçesinin asilin kendisine tebliğ edilmediğinden mahkemece verilen kararın savunma hakkını ihlal niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; HMK md.150/5 gereği İlk Derece Mahkemesince davanın işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 ay sonrası itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı vekili tarafından davacının daha önceki vekilinin istifa dilekçesinin tebliğ edilmediğinden verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunmadığı belirtilerek istinaf yasa yoluna başvurulmuşsa da; davacı adına vekillikten çekilme dilekçesi ile duruşma gününün 04.01.2021 tarihinde tebliğ olunduğu, sözkonusu tebliğ işlemine rağmen duruşmada davacının hazır olmaması nedeniyle mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarına da itibar edilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı ilamsız icra takibinde borca itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …

2. HMK md.324,

3. HMK md.150/1 ve 150/5. fıkraları,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Dr. …’in Karşı Oy Yazısı;
Şikayetçi …, kambiyo senedine dayalı ilamsız icra takibinde İcra Mahkemesinde borca itirazda bulunduğu, Mahkemece davanın açılmamış sayılmamasına karar verildiği şikayetçinin istinaf talebinin Bölge Adliye Mahkemesince reddedildiği anlaşılmaktadır.

Borca itirazın inceleme usulü İİK’nın 169/a maddesinde düzenlenmiş olup anılan maddenin ilk cümlesi “İcra Mahkemesi hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır.” hükmünü öngörmektedir.
Anılan hükme göre duruşma yapılması zorunlu olup dosya üzerinden karar verilemez.

İİK’nın m. 170/b, m.70, m. 18, HMK’nın 322/1 m., 147/2 ve HMK 150/5 maddesi hükümleri uyarınca borçlunun duruşmaya gelmemesi halinde şartları var ise davanın açılmamış sayılmasına da karar verilebilir.

Somut olayda borçlu …’ın vekili olan Av. …ın vekillikten çekilme dilekçesi verdiği, 30.11.2020 tarihli duruşmada mahkemece …’a vekilin çekilme dilekçesi ile duruşma zaptı ekli davetiye ile tebliğine, duruşmanın 25.1.2021 tarihine bırakılmasına karar verildiği, kararın …’a 4.1.2021 tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın TK 21/1 maddesine göre yapılmaya çalışıldığı, ancak muhatap borçlu Yunus’un adresten geçici olarak ayrıldığı hususu tebligat tutanağına yazılmadan tebligatın yapılması nedeniyle usulsüz olduğu, 25.1.2021 tarihli duruşmada …’ın duruşmaya gelmediği, davalı vekilinin ise takip edilmeyen dosyayı biz de takip etmiyoruz şeklinde cevap verdiği, Yunus için yetki itirazının reddine, borca itiraz yönünden dosyanın tefriki ile mahkemenin son esasına kaydının yapılmasına karar verildiği, 25.1.2021 tarihli duruşma da HMK 150. maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmediği halde, mahkemece tutulan 10.3.2021 tarihli mahkemece tutulan tutanakta 25.01.2021 tarihli duruşmada işlemden kaldırılmasına karar verildiğinden söz edilerek UYAP sisteminde tefrik edilen dosyanın başvuruya duruşma zaptı hazırlanmadan bırakılamadığından iş bu tutanağın tutulduğu açıklamasına yer verildiği, 28.05.2021 tarihli kararda HMK 320/4 maddesi uyarınca 03.01.2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, karar gerekçesinde ise 25.01.2021 tarihli duruşmada dosya işlemden kaldırılmadığı ve dosyanın işlemden kaldırılması şartları oluşmadığı halde kaldırılmış gibi bir tespit yapılarak, 3 ay sonrası olan 25.04.2021 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği yazılmıştır.

Kararı temyiz eden …, temyiz dilekçesinde vekili olan Av. …’ın vekillikten çekilme dilekçesi ile duruşma zaptı tebligatının iade edildiğini duruşmadan haberinin olmadığı, kendisine usulüne uygun tebligat yapılmadığı halde HMK 150 uyarınca davanın açılmamış sayılmasının hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.

HMK’nın 150. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında tarafların usulüne uygun şekilde davet edilmiş olmaları koşulu ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda ise borçlu …’a çıkarılan tebligat usulsüz olduğundan HMK 150. maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılmış sayılması söz konusu değildir. Kaldı ki 25.01.2021 tarihli duruşmada Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına değil tefrik kararı verilen ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir.

Şu halde HMK 150/1 maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılmış sayılması için gerekli şartlar oluşmadığından HMK 150/5 maddede yazılı 3 aylık sürenin de başlamasından söz edilemez. O halde mahkemece taraflar yeniden duruşmaya çağrılarak diyeceklerinin sorulması, itiraz sebepleri yönünden işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumdan kararın onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

İHÖ/AK