Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8262 E. 2023/861 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8262
KARAR NO : 2023/861
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki meskeniyet şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi 3. kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi 3. kişi vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi … aleyhine başlatılan takipte müvekkili lehine aile konutu şerhi konulan taşınmazın kaydına haciz konulduğunu, taşınmazın hem müvekkilinin aile konutu olması, hem de haline münasip evi olması nazara alındığında haczedilemeyeceği ve satılamayacağını iddia ederek taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına ve satışın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu …’a ait taşınmazın kaydı üzerinde borçlunun rızası ile tesis edilmiş ipotek bulunduğu, bankaca konulmuş ipotek nedeniyle meskeniyet iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi 3. kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaları tekrarlayarak, meskeniyet iddiasında bulunan kişinin taşınmazı ipotek ettirdiği söylenen takip borçlusu olmayıp eşi olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararlarına göre eşinin borcundan dolayı aile konutunun satılamayacağını iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerektiği, somut olayda tapu kaydında bulunan ipoteğin 3.kişi lehine ana para ipoteği olarak tesis edildiği, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipoteklerden olduğu ve haciz tarihinden önce ipoteğe konu borcun ödenmediğinin tespit edildiği, borçlunun serbest iradesiyle kurduğu ipotek şerhi nedeniyle taşınmaz ile ilgili olarak meskeniyet şikayetinde bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; Önceki beyanlarını tekrar ederek, müvekkilinin eşinin borcundan dolayı müvekkilinin aile konutu şerhi bulunan taşınmazına haciz konulmasının hukuka aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesi’nin aile konutunun haczedilmesi halinde borçlunun eşinin de yargı yoluna başvurabileceğine dair kararı olduğunu, meskeniyet şikayetinde bulunan kişinin ipotek tesis ettiği söylenen borçlu değil, borçlunun eşi olduğunu, hem müvekkilinin aile konutu olması, hem de İİK kapsamında haline münasip evi olması nazara alındığında taşınmazın haczedilemeyeceğini ve satılamayacağını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meskeniyet şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 82/1 maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-İİK’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bu maddeye dayalı haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkı sadece borçluya aittir. Somut olayda şikayetçinin icra takibinde taraf sıfatı olmadığından, yukarıda anılan yasa maddesi gereğince meskeniyet şikayetinde bulunma hakkı da yoktur.
3- Mahkemece şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibariyle doğru olup, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.