YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8302
KARAR NO : 2023/1095
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1855 E., 2022/639 K.
DAVA TARİHİ : 29.11.2018
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Kısmen Ret/Kaldırma
TEMYİZ EDENLER : Davalı, Davacı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/183 E., 2021/565 K.
Taraflar arasındaki tebligat usulsüzlüğü şikayeti, borca kısmi itiraz, kambiyo vasfına itiraz, çek komisyon bedeline ve tazminatına itiraz ve faiz oranına itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabul, kısmen reddine, çek tazminatı olan 14.859,00 TL yönünden takibin iptaline, çek komisyonuna ve borca ilişkin itirazının reddine, çekin kambiyo vasfına haiz olmadığına ilişkin itirazının reddine, davacının ödeme emrinin tebliğine ilişkin ıttıla tarihinin tespitine yönelik şikayet konusu kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, davacının faiz oranı türü ve miktarına yönelik itirazının kabulüne, faiz oranının 9,75 olduğunun, faiz türünün avans faiz olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında; davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı adına çıkartılan ödeme emrinin tebliğ tarihinin 29.11.2018 tarihi olarak düzeltilmesine, çek tazminatı olan 14.859,00 TL yönünden takibin iptaline, çek komisyonuna ve borca itirazın reddine, davacının takip dayanağı çekin kambiyo vasfına haiz olmadığına ilişkin şikayetinin reddine, davacının faiz oranı türü ve miktarına yönelik itirazının kabulüne, takip tarihinden sonra %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi tahakkuk ettirilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, takipten 29.01.2018 tarihinde haberdar olunduğunu, takibe konu çek nedeniyle alacaklıya 100.000,00 TL borcu bulunduğunu, kendisinin senette ciranta borçlu olduğundan çek komisyon bedelinin kendisinden talep edilemeyeceğini, çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, kendisinin çek bedelinin 100.000,00 TL’sinden sorumlu olduğundan 1.940,97 TL fazla işlemiş faiz talep edildiğini, avans faizi istendiği halde faiz oranının fahiş olduğunu belirterek ödeme emri tebliğ tarihinin 29.11.2018 olarak tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekilince verilen cevap dilekçesinde; ödeme emri tebligatının usulüne uygun olduğunu, davacı borçlunun dayandığı sözleşmedeki imzanın tarafına ait olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda davacının şikayetinin kabulü ile Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/12376 Esas sayılı dosyasında davacı adına çıkartılan 26.01.2018 tebliğ tarihli ödeme emri tebligatının davacıya tebliğ tarihinin ıttıla tarihi olarak beyan ettiği 29.11.2018 tarihi olarak tesbitine ve kabulüne, davacı tarafın borca itirazının reddine karar verilmiş, kararın davacı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı borçlu vekilinin ileri sürdüğü borca itiraz ve şikayetlerinin incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, sonrasında İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın icra takibine karşı borca itiraz ve şikayet olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün ödeme emrinin davacıya tebliği tarihinin ıttıla tarihi olarak beyan ettiği 29.11.2018 tarihi olarak tespitine ilişkin kısmının bozulmadığı, bu sebeple kesinleşmiş olduğu, borca itiraza ilişkin 5 günlük süre içinde yeniden verilen dilekçe süresinde kabul edilip yargılamaya geçilmiş olup, faiz oranının 19,75 avans faiz oranı olduğu merkez bankası verilerine göre tespit edildiği, davacı borçlunun çek fotokopisi üzerine cirantalardan Mehmet Hanife Kaya ve Latif Çelebi arasında imzalanan 150.000,00 TL lik çek ödendiği zaman 100.000 TL … alacak 50.000 TL …’ye geri iade edilecek ibaresi çekin kambiyo vasfını ortadan kaldırmadığı, çekin ödeme aracı olduğu, kayda ve şarta bağlanmadığı, neyin teminatı olduğunu göstermediği, icra dosyasında çek tazminatı olan 14.859,00 TL yönünden cirantalar çek tazminatından sorumlu olamayacağı (TTK 695), çek komisyonundan keşideci, lehtar ve cirantada sorumlu olduğu, borçlunun borcu olmadığını, yalnız resmi veya imzası (alacaklı tarafından) ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebileceğini, yargılama sırasında borçlunun bu yönde herhangi bir delil sunmadığı gerekçesi ile, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/12376 Esas sayılı dosyasında çek tazminatı olan 14.859,00 TL yönünden takibin iptaline, çek komisyonuna ve borca ilişkin itirazının reddine, çekin kambiyo vasfına haiz olmadığına ilişkin itirazının reddine, davacının ödeme emrinin tebliğine ilişkin ıttıla tarihinin tespitine yönelik şikayet konusu kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, davacının faiz oranı türü ve miktarına yönelik itirazının kabulüne, faiz oranının 9,75 olduğunun, faiz türünün avans faiz olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde; takibe dayanak çekin kambiyo vasfını taşımadığını, davalı ile çeke ilişkin düzenlenen sözleşmenin çekin kambiyo vasfını kaybettirdiğini, kendisinden çek komisyonu istenemeyeceğini, dayanak çek nedeniyle davalıya borcunun 100.000,00 TL olduğunu çek bedelinin tamamından sorumlu tutulduğu için fazla faiz talep edildiğini, kısmi ret kararının kaldırılmasını davanın tamamının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; takibe konu çekin ödendiğinde 50.000,00 TL’sinin iade edileceğine dair sunulan sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, davacının borca itirazının kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacı borçlunun çek bedelinin 100.000,00 TL kısmından sorumlu olduğu iddiasının İİK’nın 169/a maddesine göre resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatlanması gerektiğini, dar yetkili icra mahkemesinde bu nitelikte olmayan delillerin incelenip tartışılamayacağını, davacının dayandığı belgedeki alacaklı imzasının alacaklı tarafından inkar edildiğini, borca itirazının kanıtlanamadığını, davacı borçlunun dayanak çekte ciranta olduğu, yasanın açık hükmü gereğince çek tazminatından sorumlu olmasa da çek komisyonunu ödemek zorunda olduğunu bu yöndeki taleplerin reddine ilişkin mahkeme kararı yerinde ise de, takip dayanağı belge çek niteliğinde olduğundan taraflar arasında ticari bir ilişki olduğunun kabulü gerektiğinden, bu durumda 3095 Sayılı Kanun’un “Temerrüt faizi” başlıklı 2. maddesinin ticari işlerde temerrüt faizine ilişkin 2. fıkrasındaki avans faizi oranlarının uygulanmasının zorunlu olduğu, TCMB’nin resmi internet sitesinin “Reeskont ve Avans Faiz Oranları” başlıklı sayfasında takip sonrası işleyecek avans faiz oranının yıllık %9,75 olarak belirtilmesi nedeni ile takip talebinde istenen yıllık %10,75 faiz oranına ilişkin şikayetin kabulü ile takipten sonra işleyecek avans faiz oranının %9,75 olarak düzeltilmesine şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, daha önce verilen kaldırma ilamı ile hükmün tamamının kaldırıldığından, usulsüz tebligat şikayeti hakkında da hüküm kurulması gerekirken mahkemece yazılı şekilde sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili ve davalı alacaklı vekili; istinaf dilekçelerini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tebligat usulsüzlüğü şikayeti, borca kısmi itiraz, kambiyo vasfına itiraz, çek komisyon bedeline ve tazminatına itiraz ve faiz oranına itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 16. madde, 169. madde, Türk Ticaret Kanunu 695. madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi