YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8326
KARAR NO : 2023/1013
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki icra takibine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin takibin dayanağı olan bonodan dolayı davalıya herhangi bir borcu olmadığını, takip konusu senedin taraflar arasındaki 11.08.2017 tarihli alt yüklenici sözleşmesi gereğince avans ve teminat olarak verildiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmede kararlaştırılan işin büyük kısmının bitirildiğini, müvekkilinin alacaklı konumuna geldiğini teminat senedinin iadesi koşullarının oluştuğunu, bu nedenle Ankara 35. Noterliği’nden ihtarname keşide ettiklerini iddia ederek takibin iptali ile alacaklı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; bonoda teminat amaçlı verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, bononun kambiyo vasfında olduğunu, borçluların iddialarının hukuki açıdan kabul edilemeyeceğini iddia ederek davanın reddi ile borçlular aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiği, somut olayda, borçlu vekilinin ibraz ettiği sözleşmede senedin tanzim ve vade tarihlerini kapsar şekilde açıkça atıf bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlular vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak dayanak senedin alt yüklenici sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, müvekkil şirketin sözleşme hükümlerine riayet ettiğini, belirtilen tüm işleri yaptığını, alacaklının gerekli ödemeleri yapmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; senet üzerinde hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı olmaması durumunda borçlunun yapacağı teminat iddiasının borca itiraz niteliğinde olduğu, takip dayanağı bonoda teminata ilişkin herhangi bir ibare yazılı olmadığı gibi taraflar arasında düzenlenen sözleşmede de takibe dayanak senede miktar, vade ve tanzim tarihleri yazılı olacak şekilde açık atıf yapılmadığı, alacaklı tarafından da teminata ilişkin iddia kabul edilmediğinden teminat senedi iddiasının yerinde olmadığı, takibe konu senedin kambiyo senedi niteliğinde olduğu ve davacı tarafın borcu olmadığı iddiasının İİK’nın 169/a maddesinde belirtilen belgelerle ispat edemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlular vekili temyiz dilekçesinde önceki iddialarını tekrarlayarak dayanak senedin taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesine istinaden teminat senedi olarak verildiğini, müvekkilinin sözleşmenin gereğini yerine getirdiğini, mevcut durumda müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo takibinde borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 169/a maddesi, 6102 sayılı TTK’nın 776. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlular vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.