YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8330
KARAR NO : 2023/1012
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki İcra Takibine İtirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve takibin iptaline karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu dava dilekçesinde; alacaklı … ile birlikte ortak kredi çektiklerini, tarafına ait borcun tamamının ödendiğini, …’un kendi hissesine düşen krediyi yapılandırdığını, kendisinin böyle bir durumdan haberi olmadığını belirterek icra emrine itirazı olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı …’un kullandığı kredilerin teminatı olarak davacının maliki olduğu taşınmazı üzerine müvekkil lehine limit ipoteği tesis edildiğini, kat ihtarına süresinde itiraz etmeyen davacının borcun ödendiğine ilişkin belge de sunmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı diğer borçlu …’un davalı bankadan kredi kullandığı, kredi sözleşmesinde davacının adının geçmediği ve imzasının bulunmadığı, tapu müdürlüğünce düzenlenen 25.12.2015 tarih ve 63765 yevmiye numaralı resmi senette ise davacının taraf olarak gösterildiği ancak imzasının bulunmadığı, bu haliyle geçerli bir ipotek belgesinden bahsedilemeyeceği nedenle davacı aleyhine takip yürütülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne ile takibin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; davacının, müvekkili bankaya karşı sadece ipotek veren olarak sorumlu olup kredi sözleşmesinde davacının imzasının bulunmasının gerekmediğini, davacı tarafından taşınmaz yanlızca dava dışı borçlu …’un borçlarının teminatı olarak ipoteğe konu edilmiş olup davacının kendi borcunu ödediğine dair iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu idida ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından şikayetçi ipotek veren ve dava dışı asıl borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapıldığı, ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye İİK’nun 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi uyarınca alacağın kendisinden istenilmesi yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerektiği, şikayetçi borçlunun ipotek senedindeki adresine kat ihtarının tebliğ edildiği ve şikayetçi tarafından kendisine yapılan bu tebligatın usulsüz olduğunun ileri sürülmediği, İİK’nın 150/ı maddesi ve dolayısıyla TMK’nın 887. maddesi anlamında muacceliyet ihtarı koşullarının oluştuğu, ipotek veren borçlu yönünden yapılan icra takibinde bir usulsüzlük bulunmadığı, şikayetçinin İİK’nın 33/1-2 maddesi kapsamında şikayette bulunabileceği, ancak anılan madde kapsamında herhangi bir belge de sunulamadığı, mahkemece bu nedenle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle alacaklının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinin tarafı olmadığını ve 25.12.2015 tarih ve 63765 yevmiye numaralı ipotek resmi senedinde de müvekkili taraf olarak gösterilmesine rağmen imzasının bulunmadığını, geçerli olmayan bir ipotek senedine dayalı olarak müvekkili aleyhine işlem başlatıldığını, davaya konu belge ve evrakların geçerliliğinin mahkemece tartışılmadığını, dayanak ipotek resmi senedinin yönetmeliğe aykırı olduğunu, dava dışı borçlu …’un banka ile kredi borcunu yapılandırdığını, yapılandırmanın borcun yenilenmesi anlamına geldiğini, yapılandırma ile oluşan yeni kredi borçlarının da kefiller tarafından imzalanması gerektiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine itiraz niteliğindedir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 150/ı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.