YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8376
KARAR NO : 2023/1071
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şikayet ve gecikmiş itiraz yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince usulsüz tebligat şikayeti ve gecikmiş itiraz talebinin derdestlik sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine, sair şikayetlerin ise süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili; ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, tebliğ tarihinin ıttıla tarihi olan 18.06.2020 olarak tespit edilmesi gerektiğini, yetkili temsilcinin vefat ettiğini, şirketin usulüne uygun şekilde temsil edilemediğini, şirket adına açılan icra takiplerinden haberdar olunamadığı için itiraz edilmediğini, ayrı bir temsil ve yönetim kayyımı atandığını, şirket müdürü …’un şirket unvanı altında atacağı münferit imzası ile şirketi her hususta temsil ve ilzam etmesine” karar verildiğini, müvekkili şirket temsil eksikliğinin giderilerek böylece, bahse konu icra takibinden ve icra takibinden gönderilen ödeme emrine karşı itiraz başvurusunda bulunması imkânı doğduğunu, ödeme emrinde belirtildiği şekilde bir borcu bulunmadığından, yetkiye, ödeme emrine, borca, faizine ve diğer tüm fer’ileri ile takibe itiraz edilmesi zorunluluğu da hâsıl olduğunu, zaman aşımı definde bulunduklarını, alacaklı tarafça icra takibine dayanak yapılan belgelerin müvekillerine tebliğ edilmediğini, yine gönderilen ödeme emrinde İcra Müdürlüğünün mührüne de İcra Müdürünün imzasına da yer verilmediğini, ödeme emrinin iptali gerektiğini beyanla, şikayetlerinin ve gecikmiş itirazlarının kabulü ile icra takibinin durdurulmasına, usulsüz tebligat nedeniyle ödeme emrinin tebliğ tarihinin 18.06.2020 olarak düzeltilmesine, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili; süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacı tarafça daha önce birebir aynı gerekçelerle … … 25. İcra Hukuk Mahkemesinde de 18.06.2020 tarihinde dava açıldığı, mahkemenin 03.12.2020 tarih 2020/188 Esas 2020/187 Karar numaralı kararı ile şikayetin reddine karar verildiği ve dosyanın istinaf aşamasında bulunduğu, davacı tarafın bahse konu davadaki taleplerine ek olarak huzurdaki davada dayanak belgelerin ödeme emrine eklenmediği ve ödeme emrinde İcra Müdürünün mührü ile imzasının bulunmadığı iddialarını ileri sürdüğü, davacının usulsüz tebligat ve gecikmiş itiraz talebi ile açtığı dava halen derdest olduğundan, huzurdaki davanın bu talepler yönünden derdestlik sebebiyle reddi gerektiği, ödeme emrine dayanak belgelerin eklenmediğine ve İcra Müdürünün mührü ile imzasını içermediğine yönelik şikayetin ise öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ileri sürülmesi gerektiği, bir an için davacıya gönderilen tebligatın usulsüz olduğunun kabul edilmesi ihtimalinde dahi, şikayete konu hususlardan en geç … … 25. İcra Hukuk Mahkemesinde 18.06.2020 tarihinde dava açıldığında haberdar olunduğunun kabulü gerektiği, davacının bu yöndeki itirazlarının süresinde olmadığı anlaşılmış, şikayetlerin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir…” gerekçesi ile davacının usulsüz tebligat şikayeti ve gecikmiş itiraz talebinin derdestlik sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine, davacının ödeme emrine dayanak belgelerin eklenmediği ve İcra Müdürünün mührü ile imzasını içermediği yönündeki şikayetinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili; icra takibinden ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı gibi bir adres bulunmadığını, tebligatı yok hükmünde kıldığını, icra takibine dayanak belgelerin ödeme emrine eklenmediğini, ödeme emrinde İcra Müdürünün mühür ve imzasının bulunmadığını belirterek, taleplerinin süresiz şikayete tabi olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden inceleme yapılarak ödeme emri tebliğ tarihinin 18.06.2020 olarak düzeltilmesine, İİK 65. madde hükmünce mazeretlerinin ve gecikmiş itirazlarının kabulüne, bu kapsamda icra takibinin durdurulmasına, şikayetlerinin kabulü ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “HMK’nın 114/1-ı maddesinde de açıkça belirtildiği üzere; aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olması dava şartı niteliğinde olup, HMK’nın 115/1. maddesi uyarınca da bu hususun re’sen göz önüne alınması usulen zorunludur. Aynı davacı tarafından … … 25. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davada da usulsüz tebliğ şikayeti ve gecikmiş itirazda bulunulduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 03.12.2020 tarih 2020/188-187 E.K.sayılı ilamı ile hüküm kurulduğu ve dosyanın istinaf aşamasında olduğu, bu durumda eldeki davada ileri sürülen şikayetler bakımından derdestlik durumunun gerçekleştiği, mahkemece bu şikayetler yönünden derdestlik nedenine dayalı dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, borçlu tarafından aynı icra takip dosyasına yönelik usulsüz tebliğ şikayetinde bulunulduğu ve dava tarihinin 18.06.2020 tarihi olduğu, davacı – borçlunun ödeme emrinden ve takipten en geç bu tarih itibariyle haberdar olduğunun kabulünün gerektiği, bu durumda 26.01.2021 tarihinde yapılan şikayetin yasal 7 günlük süre içerisinde olmadığı, kaldı ki ödeme emrinin Uyapta kayıtlı suretinde İcra Müdür Yardımcısının e-imzasının bulunduğu, ileri sürülen istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı” gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili; ödeme emrinin içeriği kanunda emredici hükümlerle düzenleme altına alındığı için bu hükümlere aykırılık süresiz şikâyete tabi olduğunu, olmayan bir adres için tebligatta böyle bir şerh kullanılmaması ve sadece “tanınmıyor” ifadelerinin şerh edilmesinin hatalı olduğunu ve yapılan tebligatı yok hükmünde kıldığını, ödeme emri ekinde dayanak belgelerin gönderilmemesi, ödeme emrinde icra müdürlüğünün imza ve mührünün bulunmaması hususlarının süresiz şikayet yoluna tabi olduğunu ileri sürerek temyiz incelemesi ile kararının kaldırılarak şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı – borçlu hakkında başlatılan ilamsız icra takibinde usulsüz tebliğ şikayeti, gecikmiş itiraz, ödeme emri ekinde dayanak belgenin gönderilmediği ve ödeme emrinin imzasız ve mühürsüz olduğu iddialarına dayalı ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve ödeme emri iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
HMK’nın 114/1-ı, 115/1. maddeleri, İİK’nın 16, 18, 58, 60, 61 ve 65. maddeleri, Tebligat Kanunu’nun 32 ve 35. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.