Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8381 E. 2023/2435 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8381
KARAR NO : 2023/2435
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borca itiraz ve kambiyo hukukundan kaynaklanan şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme üzerine İlk Derece Mahkemesince istemin reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlular; takibe dayanak senedin genel kredi sözleşmesi kapsamında düzenlenen teminat senedi olduğunu, kambiyo vasfında olmadığını, ayrıca talep edilen miktarda borç bulunmadığını, icra takibinde istenilen gecikme tazminatı/kar payı mahrumiyetinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek faize (gecikme tazminatı/kar payı mahrumiyeti) itirazlarının kabulüne, ödeme emrinin ve takibin iptaline, karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı; bonoda, teminat amaçlı verildiğine yönelik bir açıklama olmadığını, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde de dayanak senedin teminat olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmadığını, takibe konu bononun kambiyo vasfı için gereken yasal unsurları taşıdığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçluların İİK 169/a maddesinde öngörülen nitelikte belge sunmadığı anlaşılmakla borca itirazının yerinde görülmediği, alacaklı tarafından borçlulardan … hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının kredi ve ihtiyaç sözleşmeleri olduğu, alacaklı banka tarafından davacılar aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinde takip dayanağının bono olduğu, icra dosyalarının takip talepleri bilikte değerlendirildiğinde mükerrerlik bulunmadığı, takip türlerinin faklı olduğu ve alacaklı bankanın ayrı ayrı takip yapmasında herhangi bir usule aykırılık görülmediği, faiz yönünden 3095 sayılı Yasada yer alan ticari temerrüt faizine ilişkin 2 ve 3. maddelerinde öngörülen avans faiz oranlarının uygulanması gerektiğinden itiraza konu kambiyo takibinde ticari (avans) faizi talebi ve oranının ve işletilen faiz miktarının da yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlular; senet kambiyo senedi niteliğini kaybetmiş olup, kambiyo senetlerine özgü takibe dayanak yapılamayacağını, taraflar arasındaki hukuki ilişki ve genel kredi sözleşmesinin de varlığının senedin kayıtsız şartsız borç ikrarı özelliğini kaybetmiş olup olmadığı hususunu dikkate alıp incelemesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin kararında bir gerekçe bulunmadığını, eksik inceleme yapılarak bu hususlar değerlendirilmeyerek davanın reddine karar verildiğini, mahkemenin re’sen dikkate alması gereken bahse konu senedin kambiyo senetlerine özgü takip yollarına başvurabilmesi için gerekli unsurları taşımadığını ve takibin yasa ve içtihatlara aykırı olup iptali gerekirken gerekli hususların incelenmediğini ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı senette teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir şerh bulunmadığı, borçlu tarafça da bu konuda İİK’nın 169/a maddesinde sayılan nitelikte yazılı bir belge sunulmadığı, alacaklı tarafından bu iddianın kabul edilmediği, sözleşme ve bononun aynı tarihli olmasının, yine sözleşmeyi kefil olarak imzalayanlarla senet avalistlerinin aynı kişiler olmasının senedi teminat senedi haline getirmeyeceği, yine takibe dayanak senetteki bedelin kısmen takibe konu edilebileceği anlaşılmış olmakla, mahkemece aynı doğrultuda gerekçe ile verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu, HMK’nın 357. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülmeyen iddiaların istinaf incelemesi sırasında nazara alınamayacağı, HMK’nın 355. maddesi hükmüne göre istinaf incelemesinin ancak istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bu hususun resen gözetilebileceği dikkate alınarak istinafa gelenin sıfatına göre ve HMK’nın 355. maddesi uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlular; talep ve istinaf dilekçelerindeki hususları tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü ilamsız icra takibinde borca itiraza ve kambiyo şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169/a, 170/a maddeleri, TTK’nın 776. maddesi, HMK’nın 355,357. maddeleri, 3095 sayılı Yasa ve sair yasal mevzuat.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.