YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8387
KARAR NO : 2023/1236
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile takibin davacı borçlu yönünden durdurulmasına, davalı aleyhine asıl alacağın %20’si oranında tazminat, %10’u oranında para cezasınına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili arafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin HMK 353 (1)-b/2 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; senetlerdeki imza ve yazıların borçlunun yetkilisine ait olmadığı, alacaklı ile borçlu arasında herhangi bir bağ olmadığı, 1.250.000,00 Dolar bedelli senet verilmesini gerektirir herhangi bir sebep bulunmadığı, … Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, borçlu şirket yetkilisi Vidal Bahar’ın alacaklı ve alacaklının adamları tarafından darp edildiği, alacaklı aleyhine dava açıldığı, şikayetten vazgeçilmesi için borçlunun yetkilisine baskı yapıldığını ileri sürerek imzaya itiraz ederek takibin iptalini ve lehine tazminat ve para cezası verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili isteminde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile denetime elverişli 15.10.2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne, davalının takibe konu senedi doğrudan devraldığı, bu haliyle takibe konu senetteki imzanın davacı şirketin yetkilisine ait olup olmayacağını bilebilecek durumda olduğundan davalı aleyhine tazminat ve para cezası mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; tanzim edilen 21.06.2021 tarihli birinci ek rapor ile 15.10.2021 tarihli ikinci ek raporun, kök raporun aynısı olup kopyala–yapıştır şeklinde düzenlendiği, savcılık makamına şikayette bulunduklarını savcılıkta alınan raporda imzaların şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesinin yargılama esnasında davanın sonuca hukuka uygun bir şekilde ulaşması için gerekli incelemeleri yaptırmadığını, talep etmelerine rağmen davacı şirket yetkilisine ait imza sirküleri üzerindeki imzaların incelemeye esas alınmadığını, yer verilen imza örneklerinin tamamının çok eskilere dayanan imzalar olduğunu, davaya konu senetler üzerindeki imzaların yeterli teknik donanıma sahip ortamda ve gerekli aletler kullanılarak karşılaştırılmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini ileri sürülerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası üzerinden aldırılan rapor usulüne uygun olmadığından, fotokopi belgelerin incelemeye esas alındığından, icra mahkemesince aldırılan bilirkişi raporu ile ek raporlar arasında giderilmesi gereken çelişkinin varlığından da söz edilemeyeceği, soruşturma dosyası üzerinden aldırılan bilirkişi raporu dava dosyası içeresinde bulunduğundan, tüm soruşturma evrakının temin edilerek incelenmesini gerektirir hukuksal bir sebepte bulunmadığı, soruşturma dosyası üzerinden yukarıda belirtilen rapor dışında başka bir rapor aldırıldığına dair herhangi bir iddia ya da delilin bulunmadığı, icra mahkemesince borçlu tarafından bildirilen mukayeseye elverişli imza örneklerinin usulüne uygun olarak toplanıldığı, itiraza konu imzalar üzerinde icra mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlarda itiraza konu imzaların borçlu şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının bildirildiği, kesin kanaat içeren denetime ve hüküm kurmaya elverişli bu raporlara itibar edilerek istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebeplerini tekrarla davanın reddi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü ilamsız takipte imzaya ve borca itiraz edilerek takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. İİK’nın 169/a maddesi
3. Değerlendirme
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, USD cinsinden alacağın takibe konulduğu görülmüş, borçlunun mahkemeye başvurusu, imzaya itiraz niteliğinde olup İlk Derece Mahkemesince imza itirazın kabulü ile davalı aleyhine asıl alacağın %20’si oranında inkar tazminatına ve %10’u oranında para cezasına hükmedildiği görülmüştür.
Mahkemece, borçlunun imza itirazı kabul edildiğine göre, hükmedilen inkâr tazminatı ve para cezasının, yabancı para cinsinden başlatılan takibin asıl alacağının icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hükmedilmesi gerekli olup, bu husus kamu düzeninden olup mahkemece re’sen gözönünde bulundurulması gerekmekte ve hükümde asıl alacağın hangi para birimi olduğunun belirtilmediği bu hususun infazda tereddüte yol açacağı anlaşılmakla, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Re’sen yapılan değerlendirmede … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 17.05.2022 tarih ve 2021/3966 E. – 2022/1752 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),
… 25.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 11.11.2021 tarih ve 2019/500 E. – 2021/1645 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının inkar tazminatına ilişkin iki numaralı bendinde yer alan “ Takip konusu asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Takip konusu asıl alacağın icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 8.167.132,36 TL’nin %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” ibaresinin yazılmasına, yine üç numaralı bendinde yer alan “ Takip konusu asıl alacağın %10’u oranında para cezasının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Takip konusu asıl alacağın icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 8.167.132,36 TL’nin %10’u oranında para cezasının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, ” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33.maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28. 02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Üye Dr. …’in Karşı Oy Yazısı;
Şikayetçi borçlu şirket, keşideci sıfatı ile takip konusu bonolarda atılı bulunan imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek takibin iptali ile senet bedelinin %20’den aşağı olmamak üzere tazminata ve %10 para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İcra Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi raporunda bilirkişi uzman Dr. Remzi Şendil tarafından düzenlenen 31.12.2020 tarihli rapor 21.06.2021 tarihli ek rapor ve 15.10.2021 tarihli ikinci ek raporda takibe konu bonolarda şikayetçi borçlu şirkete atfen atılı bulunan imzaların borçlu şirket yetkilisi Vidal Bahar’a ait olmadığının belirtildiği görülmektedir. Davalı alacaklının icra mahkemesine sunduğu … Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/129756 soruşturma numaralı dosyası kapsamında alınan 28.03.2020 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda takibe konu bonolarda bulunan imzaların borçlu şirket yetkilisi Vidal Bahar’ın eli ürünü olduğu sonucuna varılmıştır. Anılan raporda mukayeseye esas belgeler olarak üç adet fotokopi belgesi gösterilmiş ise de, bu fotokopi belgeleri dışında polis karakolunda alınmış iki adet istiktap tutunağı ve bir adet müşteki ifade tutanağı da belirtilmiştir.
İspat yükü alacaklıya ait olup, alacaklı vekili 04.02.2021 tarihli duruşmada raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın bir bilirkişi heyetine verilmesini talep etmiştir.
Alacaklının icra mahkemesinin talebin borçlu yönünde takibin durdurulması kararını istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan red kararı verdiği anlaşılmaktadır. Esastan red kararı gererkçesinde icra mahkemesi kararında belirtilmeyen gerekçelere yer verildiği bu kapsamda Cumhuriyet Savcılığınca alınan raporda mukayeseye esas belgelerin fotokopi olduğu diğer imza sirkülerinin ise huzurda atılan imza örnekleri olduğundan bu rapora bu nedenle itibar edilmeyeceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
İcra Mahkemesinden alınan bilirkişi rapou ile Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan bilirkişi raporları arasında çelişki olup alacaklının da talebi olduğu halde mahkemece bu çelişkinin giderilmesi için üç kişilik bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekli iken bu çelişki giderilmeden icra mahkemesince alınan rapor esas alınarak hüküm tesisi isabetsizdir.
Bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak İcra Mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 28.02.2023