Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8405 E. 2023/1215 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8405
KARAR NO : 2023/1215
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile borçlunun yetki itirazının kaldırılmasına,borca itirazının 173.250,00 USD asıl alacak ve 1.628,08 USD işlemiş faiz yönünden kaldırılmasına, itirazın kaldırılmasına karar verilen asıl alacak tutarının (173.250 USD’nin) %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararın hem borçlu hem alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine, borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve itirazın kaldırılması isteminin kısmen kabulü ile … 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/8039 E. sayılı dosyasında borçlunun yetki itirazının kaldırılmasına, borca itirazın 173.250,00 USD asıl alacak ve 1.628,08 USD işlemiş faiz yönünden kaldırılmasına, itirazın kaldırılmasına karar verilen asıl alacak tutarı 173.250 USD ‘nin takip tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı olan 797.019,30 TL’nin %20’si oranında hesaplanan 159.403,86 TL tazminatın davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine, 170.000 USD ödemenin icra müdürlüğünce dosya hesabında dikkate alınmasına hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu ile aralarında … 1. Noterliğinin 16.11.2017 tarihli ve 27447 yevmiye no.lu taşınır rehni sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme ile davalının davacıya 855.937,50 USD borçlu olduğunun açıkça ikrar edildiğini, davalının borcunu süresinde ödemediğini, vadelendirme ve taksitlendirme talebinde bulunduğunu, taksitlerin vadesi geçmesine rağmen ödeme yapmadığını, borçlu tarafa … 63. Noterliğinin 25.04.2018 tarih ve 1500 yevmiye nolu ihtarının gönderilmesine karşın ihtara cevap verilmediğini ve ödeme de yapılmadığını, bunun üzerine … 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/8039 sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının borca, ferilerine ve yetkiye itiraz ettiğini, itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının itirazlarını takibe dayanak belge ile aynı kuvvette bir belge ile ileri süremediğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında asıl alacağa %25 faiz işletileceği öngörülmüşken, icra takibinde daha düşük oranda faiz talep edildiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın kaldırılması ile takibin devamına ve borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı borçlu cevap dilekçesinde; taraflar arasında kule alım satım sözleşmesi gereğince davacı yana 855.937,50 USD borçlanıldığını, ancak satılan kulenin arızalı olduğunu, ayıbın davacı yana hemen bildirildiğini, davacının ayıpları gidermediğini, davacının söz konusu ayıplara ilişkin bedelin ve davalının uğradığı zararın kendi rehin alacağından mahsup edeceğini ifade ettiğini, ancak buna rağmen aleyhine takibe geçildiğini, takibe itiraz edildiğini ve daha sonra davacı yana 170.000,00 USD ödeme yapıldığını, buna ilişkin banka dekontunu ekte sunduğunu ifade ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının yetki itirazı bakımından; taraflar arasındaki rehin sözleşmesinin 9. maddesinde ihtilaf halinde … Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığından davalının yetki itirazının yerinde olmadığını ve kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini,davalının borca itirazı bakımından; takibe dayanak rehin sözleşmesinin İİK’nın 147. maddesi göndermesi ile İİK’nın 68. maddesi kapsamındaki belgelerden olduğundan borçlunun söz konusu borcu ödediğini yine aynı maddede sayılan nitelikte belgelerle kanıtlaması gerektiğini, borcun ödendiğinin yukarıda belirtilen maddede gösterilen belge ile ispat edilemediğinin açık olduğunu, taraflar arasındaki rehin sözleşmesi uyarınca talep edilebilecek asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının tespiti için yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan bilirkişi raporunun içerik ve sonuç itibari ile yeterli ve inandırıcı bulunduğunu belirterek borçlunun icra takibine itirazının 173.250 USD asıl alacak ve 1.628,08 USD işlemiş faiz yönünden kaldırılmasına, fazlaya dair istemin reddi ile itirazın kaldırılmasına karar verilen asıl alacak tutarının (173.250-USD’nin) %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde hem borçlu hem alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklı, gerekçeli kararın tebliğine karşın gerekçeli istinaf nedenlerini bildirmeden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı borçlu, taraflar arasında kule alım satım sözleşmesi gereğince davacı yana 855.937,50 USD borçlanıldığını, ancak satılan kulenin arızalı olduğunu, ayıbın davacı yana hemen bildirildiğini, davacının ayıpları gidermediğini, davacının söz konusu ayıplara ilişkin bedelin ve davalının uğradığı zararın kendi rehin alacağından mahsup edeceğini ifade ettiğini, ancak buna rağmen aleyhine takibe geçildiğini, takibe itiraz edildiğini ve daha sonra davacı yana 170.000,00 USD ödeme yapıldığının açık olmasına karşın aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takibine dayanak yapılan 16.11.2017 tarihli rehin sözleşmesinin noterde tanzim edildiğinden İİK’nın 68. maddesinde sayılan belgelerden olduğunu ve borç ikrarı içerdiğini, sözü edilen rehin sözleşmesinin 9. maddesinde sözleşmeden doğacak ihtilaflarda … İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kabul edilmesi ve tarafların tacir sıfatı taşıması nedeniyle HMK’nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, borçlunun icra müdürlüğüne sunduğu itiraz dilekçesinde rehin hakkına açıkça itiraz ettiklerini belirtmiş ise de, yukarıda da belirtildiği şekilde takibe konu edilen rehin sözleşmesinin noter tarafından düzenlenmekle İİK’nın 68. maddesinde sayılan belge niteliği taşıdığını, borçlunun cevap dilekçesinde ve itiraz dilekçesinde rehin sözleşmesine konu borcun kaynağı olan alım satım sözleşmesindeki kulenin ayıplı şekilde teslim edildiği ve bu ayıbın giderilmesi için yapılan masrafın rehin sözleşmesindeki borçtan mahsup edileceği iddiasının dar yetkili icra mahkemesinde incelenmesinin mümkün olmayıp yargılamayı gerektirir nitelikte olduğunu, borçlunun itirazını İİK’nın 68/1.maddesinde sayılan nitelikteki bir belge ile ispat edemediğini ancak borçlunun cevap dilekçesi ekinde sunduğu 170.000 USD tutarındaki ödemenin alacaklı vekili tarafından 15.10.2020 tarihli duruşmada kabul edildiğinden söz konusu ödeme, ödeme emrinin 13.07.2018 tarihinde tebliğinden itibaren yedi günlük itiraz süresi geçtikten sonra 23.07.2018 tarihinde yapıldığından takibin kesinleşmesinden öncesine ait olmadığından ödemenin itirazın kaldırılması yargılamasında dikkate alınmasının mümkün olmayıp icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında gözetileceğini, alacaklının istinaf başvurusunda istinaf nedenlerini bildirmediğinden onun yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, borçlu yönünden ise istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve itirazın kaldırılması isteminin kısmen kabulü ile, … 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/8039 E. sayılı dosyasında borçlunun yetki itirazının kaldırılmasına, borca itirazın 173.250,00 USD asıl alacak ve 1.628,08 USD işlemiş faiz yönünden kaldırılmasına, itirazın kaldırılmasına karar verilen asıl alacak tutarı 173.250 USD ‘nin takip tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı olan 797.019,30 TL’nin %20’si oranında hesaplanan 159.403,86 TL tazminatın davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine, 170.000 USD ödemenin icra müdürlüğünce dosya hesabında dikkate alınmasına hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu, istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık İİK’nın 147. maddesi atfıyla aynı kanunun 68. maddesi kapsamında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK m. 147 ve 68.maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Rehin alacaklısının alacağı veya rehin hakkı, bir ilama veya ilam niteliğindeki bir belgeye bağlı değilse (İİK m. 150/h)’a ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını (tanımasını) içermiyorsa (İİK m. 149) rehin alacaklısının başvuracağı takip yolu, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takiptir. Bu da rehinli malın taşınır ve taşınmaz olmasına göre ikiye ayrılır.
Alacağı taşınır rehni ile sağlanmış olan alacaklının alacağı veya rehin hakkı bir ilama veya ilam niteliğinde bir belgeye bağlı (İİK m. 150/h) değil ise, rehin alacaklısının başvurabileceği takip yolu, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takiptir. (İİK m. 145-147) (…, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, …, 2013, s. 991)
Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takipte İİK madde 146 uyarınca borçluya ve varsa rehin veren üçüncü kişiye ödeme emri gönderilir. Ödeme emrine itiraz başlıklı İİK’nın 147 maddesine göre ödeme emrine itiraz hakkında 62’den 72. maddeye kadar olan hükümler uygulanır. Ancak; aynı maddenin 1. bendinde rehin hakkına açıkça itiraz edilmemiş ise alacaklının rehin hakkı takip safhası içinde artık tartışma konusu olamaz hükmü düzenlenmiştir.
İİİK’nın 147 maddesinin göndermesi ile menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile yapılacak takiplerdeki ödeme emrine itirazlarda uygulanması gereken İİK’nın 68 maddesine göre; talebine itiraz edilen alacaklının takibi imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Taşınır rehni, teminat altına aldığı alacağa bağlı (fer’i) bir haktır. Varlığı bu alacağın varlığına bağlıdır. Taşınır rehninin alacağa sıkı olarak bağlılığının bir sonucu da alacak sona erince taşınır rehni de sona erer. Talilik ilkesine göre üzerinde rehin hakkı kurulan eşyanın paraya çevrilmesi ancak güvence altına aldığı alacağın tediye edilmemesine bağlıdır. İşte rehin edilenin ancak alacak tediye olunmadığı takdirde paraya çevrilmesine talilik ilkesi denir.
Somut olayda taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takipte, takibe dayanak taşınır rehin sözleşmesinin takibin tarafları arasında noterden onaylama şeklinde düzenlendiği, rehin sözleşmesinde rehin veren borçlu şirketin rehin alacaklısı şirkete “ZJ40 kule satış sözleşmesine istinaden yapılan vadeli satış nedeniyle olan 855.937 Amerikan Doları tutarındaki borcuna karşılık yukarıda nitelikleri sayılı olan varlıkları 855.937 Amerikan Doları rehin bedeliyle zilyetliği teslim etmeksizin rehin verdim. Bu rehnin rehinli taşınır siciline tescilini kabul ederim.” açıklamasının yer aldığı görülmektedir.
Görüldüğü üzere taşınır rehni sözleşmesi taraflar arasında yapılan satış sözleşme bedelinin teminatı olmak üzere tesis edilmiş olup kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermemektedir.
Satış sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup, satış bedelinin ödenip ödenmeyeceği veya ne miktar ödeneceği satılan menkulün sözleşme hükümlerine göre zamanında, eksiksiz ve ayıpsız olarak ifa edilip edilmediği ile yakından ilgilidir.
Borçlu Örnek 8 ödeme emrine karşı süresi içinde icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde rehin sözleşmesinde sözü geçen satış sözleşmesi gereğince kendisine satılan malda eksiklik bulunduğunu ileri sürerek borca ve ferilerine itiraz etmiştir. Ayrıca rehin hakkına da itiraz ettiği görülmektedir. Alacaklı İİK’nın 147 maddesi göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 68 maddesinde yazılı itirazın kaldırılmasını sağlayacak bir belge gösterememiştir.
Rehin sözleşmesi noterden düzenlendiği için sahteliği ispatlanana kadar geçerli bir sözleşme olduğundan rehin hakkına itirazın kaldırılması gerekir.
Ancak borçlu, taraflar arasında çekişmesiz olan ve rehin sözleşmesinde yazılı bulunan satış sözleşmesine uygun olarak alacaklı edimini ifa etmediği için borçlu olmadığına ileri sürmektedir. Şu hale göre alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece borca itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Borçlunun satışa konu kuleyi eksiksiz ve tam olarak teslim aldığına dair bir teslim tutanağı veya ikrarı bulunmamaktadır.
Takibe dayanak yapılan 16.11.2017 tarihli rehnin sözleşmesinin noterde teslim edilmiş olması bu sözleşmenin İİK’nın 68 maddesinde sayılan belge olması için yeterli bir neden olmayıp rehin sözleşmenin kayıtsız şartsız borç ikrarını içermesi gereklidir. Alacağa bağlılık (fer’ilik) ilkesi gereğince taşınır rehni güvence altına aldığı alacağa bağlı bir haktır.
Bu bağlamda alacağın varlığı ve miktarı satım sözleşmesi esas alınarak yargılama sonucunda belirleneceğinden, rehin sözleşmesinde satış bedeli olarak belirli bir miktar bedel için taşınırın rehnedilmiş olması, rehin senedine İİK’nın 68 maddede sayılan kayıtsız ve şartsız borç ikrarı içeren bir belge niteliği vermez.
Yukarıda açıklanan nedenlerle borca itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İcra Mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumdan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum.