YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8442
KARAR NO : 2023/1249
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın şikayet edilen 3. kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen 3. kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi alacaklı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin borçlu aleyhine adi kiraya ve hasılat kiralarına mahsus ilamsız takip başlattığını, borçlunun itirazının İcra Mahkemesince kaldırılarak tahliyeye karar verilmesi üzerine taşınmazın tahliyesi için Esas icra müdürlüğünden … İcra Müdürlüğü’ne talimat yazıldığını, ancak taşınmazın taleplerine rağmen tahliye edilmediğini ve borçlu şirket yetkilisi olduğunu beyan eden …’e 10.01.2020 tarihine kadar icra müdürlüğünce süre verildiğini, 10.01.2020 tarihinde mecurun tahliyesi için tekrar gidildiğini, … adlı kişinin … Otelcilik Turizm Seyahat ve Ticaret Limited Şirketi ile müvekkili arasında 15.03.2019 tarihinde kira sözleşmesi imzalandığını iddia ettiğini, adi yazılı kira sözleşmesi sunduğunu, kira sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, …’in tahliye davasında borçlu şirket yetkilisi olarak duruşmaya katıldığını, … Otelcilik Turizm Seyahat ve Ticaret Ltd. Şti’nin İİK’nın 276/son maddesi uyarınca 3. kişi konumunda olmadığını, tahliye kararına konu sözleşmeden önceki tarihli de olmayan adi belge niteliğindeki kira sözleşmesi ile tahliyenin durdurulması işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek icra müdürlüğünün 23.01.2020 tarihli kararının kaldırılması ile tahliyenin devamına ve tahliye kararının infazı için talimat yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen 3. kişi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, borçlu şirketten tamamen farklı bir tüzel kişi olduğunu, müvekkili şirketin borçlu şirketle ilgisi olmadığını, tahliye sırasında sundukları ıslak imzalı kira sözleşmesinin ve ticaret sicil kayıtlarının iddialarını ispatladığını iddia ederek şikayetin reddini istemiştir.
Şikayet edilen borçlu şirket vekili cevap dilekçesinde: müvekkiline yapılan usulsüz tebliğler neticesinde tahliye kararı verildiğini, müvekkilinin kiralanan otele çok fazla masraf yaptığını, müvekkilinin halen kira sözleşmesinin devam ettiğini, haksız olarak çıkarılmak istendiğini iddia ederek şikayetin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tahliye ilamı sonrası icra müdürlüğünce tahliye işlemleri başlatıldığı, üçüncü kişi tarafından kira akdi sunulması üzerine tahliye işlemlerinin yapılmadığı, davacı tarafından bu kira sözleşmesinin varlığının kabul edilmediği, takip dosyasında davacı alacaklı ile davalı borçlu arasında düzenlenen 01.01.2016 başlangıç tarihli kira akdinin bulunduğu, tahliye kararı sonucunda kiracının alt kira sözleşmesi yapma yetkisinin ortadan kalktığı, ilk tahliye işlemleri için gidildiğinde davalı borçlu ek süre talep etmişken, ikinci gidiş tarihinde üçüncü kişinin kira ilişkisi iddiasında bulunduğu, icra müdürlüğünün üçüncü kişinin iddiası üzerine tahliye işlemlerini yapmama yetkisinin bulunmadığı, üçüncü kişi tarafından kira akdinin varlığı iddia ediliyorsa dahi bu durumun ispatının genel mahkemelerde yargılamayı gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne, icra müdürlüğünün 23.01.2020 tarihli kararının kaldırılması ile tahliyenin devamına, tahliye kararının infazı için ilgili icra müdürlüğünce talimat yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen 3. kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayet edilen 3. kişi vekili istinaf dilekçesinde; şikayete konu müdürlük işleminin hukuka uygun olduğunu, İİK’nın 276. maddesi gereğince resmi bir vesika olmasa dahi orayı önceden işgal ettiğini beyan etmesi halinde icra müdürlüğünün tahliyeyi erteleyerek durumu icra mahkemesine bildirmekle yükümlü olduğunu, icra müdürlüğü işleminin hukuka uygun olduğunu, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında organik bir bağ bulunmadığını, müvekkilinin alacaklı ile arasındaki kira sözleşmesi uyarınca kiracı olduğunu, somut olayda alt kiracılık bulunmadığını, doğrudan doğruya alacaklı ile arasında ıslak imzalı kira sözleşmesi olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 02.01.2020 tarihli infaz sırasında …’in bulunduğu ve tahliyenin ertelenmesi yönünde süre talep ettiği, 3. bir şahsın yetkilisi olduğuna dair herhangi bir beyanda bulunmadığı, İİK 276/1.maddesine göre tahliye istenen yerde bulunduğunu iddia eden kişinin işgalde haklı olduğunu resmi bir vesika ile kanıtlamak zorunda olduğu, sunulan 15.03.2019 tarihli kira sözleşmesi adi nitelikte olup, alacaklının kabulünde de olmadığı, borçlu hakkındaki tahliye takibinin kesinleştiği, 02.01.2020 tarihli infaz tutanağı ve özellikle sunulan adi kira akdinin alacaklı tarafından kabul edilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen 3. kişi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayet edilen 3. kişi temyiz dilekçesinde; şikayete konu müdürlük işleminin hukuka uygun olduğunu, İİK’nın 276. maddesi gereğince resmi bir vesika olmasa dahi orayı önceden işgal ettiğini beyan etmesi halinde icra müdürlüğünün tahliyeyi erteleyerek durumu icra mahkemesine bildirmekle yükümlü olduğunu, icra müdürlüğü işleminin hukuka uygun olduğunu, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında organik bir bağ bulunmadığını, müvekkilinin sadece bir kere borçlunun ricasıyla tahliye davasına katıldığını, müvekkilinin alacaklı ile arasındaki kira sözleşmesi uyarınca kiracı olduğunu, bu durumu vergi levhasının da doğruladığını, somut olayda alt kiracılık bulunmadığını, doğrudan doğruya alacaklı ile arasında ıslak imzalı kira sözleşmesi olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra memur muamelesine şikayete istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı yasanın 16. ve 276. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet edilen 3. kişi vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.