YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8446
KARAR NO : 2023/989
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte icra emrinin usulsüz tebliği şikayeti sebebiyle yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu şirket tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu şirket vekili isteminde; tebliğ mazbatasında şirketin adresinde tebligata yetkili kişinin olup olmadığı kimden, hangi çalışandan sorulduğu ve yetkilinin çarşıda olduğunun nasıl öğrenildiği hususunda hiçbir bilginin bulunmadığını, adrese yapıştırılması gereken ihbarnamenin ise hiç yapıştırılmadığını, şirketin söz konusu takip dosyasından ve icra emrinden haberinin olmasının mümkün olmadığını, icra dosyasının yapılan incelemelerinde dosyada icra emri, takip talebi resmi senet gibi müstenit evrakların dosyasına taranmadığını, gönderilen tebligatın ekinde de resmi bir senedin mevcut olmadığını belirterek davanın kabulü ile şirkete yapılan icra emrini içeren tebligatın usulsüz olduğunun kabulü ile, şikayet tarihinin icra emrini öğrenme tarihi olarak kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dosya kapsamında cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı bulunan adresine gönderilen icra emrinin 24.10.2020 tarihinde “muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşusu, kapıcısı, yöneticiden sorulmuş muhatabın çarşıya gittiği sözlü/yazılı beyan edip imzadan imtina etmiştir. Tebligat Kocasinan mahalle muhtarına imza mukabili teslim edilmiş olup, 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşusu, kapıcısı, yöneticisine haber verilmiştir.” şeklinde yapıldığı, yapılan bu tebilgat usulüne uygun olup, usulsüzlüğün olmadığı, icra emrinin İİK’nın 149. maddesi gereğince çıkartıldığı ve dayanak belgelerin icra emri tebligatına eklenmesi gerekmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayet dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında bildirilen tebligat açılımına göre borçlu şirkete TK’nın 21/1. maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayet dilekçesindeki ve istinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takip borçlusu şikayetçi tarafa icra emrinin usulsüz tebliğine yönelik şikayet istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
2., 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. ” hükmü yer almaktadır.
3., Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik 30. maddesi ve 31. maddesi,
3. Değerlendirme
Tüzel kişiler adına ticaret sicilindeki adreslerine gönderilen tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliği’nin 30. ve 31. maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi, gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması, tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Ancak, Kanun’un 21/1. maddesine göre tebligat yapılması halinde, tebliğ memuru, tebliğ evrakını tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de, mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.
Somut olayda, borçlu ipotekli taşınmaz maliki şirketin ticaret sicilinde kayıtlı bulunan ve aynı zamanda hesap kat ihtarnamesinde belirtilen adresine çıkarılan tebligatın “Muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşusu, kapıcısı, yöneticiden sorulmuş muhatabın çarşıya gittiği sözlü/yazılı beyan edilip imzadan imtina edilmiştir. Tebligat Kocasinan Mahalle muhtarına imza mukabili teslim edilmiş olup, 2 no’lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşusu, kapıcısı, yöneticisine haber verilmiştir.”şerhi ile TK’nın 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği, haber bırakılan kişinin kim olduğu açıkça belirtilmediğinden icra emri tebligatı bu hali ile TK’nın 21. maddesine aykırı olarak tebliğ edilmekle usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
Şikayetçi borçlu ipotekli taşınmaz malikinin tebligatı daha önceden öğrenmiş olduğuna dair icra dosyası içerisinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmekle, şikayetçinin icra emrini öğrenme tarihinin şikayet tarihi olan 10.11.2020 olarak kabulü gerekir.
O halde, mahkemece, şikayetin kabulü ile icra emrini içeren tebligatın usulsüz olduğunun kabulü ile icra emrinin tebliğ tarihinin takipten haberdar olunan 10.11.2020 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.