Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8467 E. 2023/1009 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8467
KARAR NO : 2023/1009
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili şikayet dilekçesinde; ödeme emrinin müvekkiline usule aykırı tebliğ edildiğini, takipten haberdar olduktan sonra yasal süresi içinde takibe itiraz ettiğini iddia ederek tebligatın iptal edilmesini, ödeme emrine itirazının süresinde kabul edilerek takibin durdurulmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ödeme emrinin Tebligat Kanunun 21. maddesine uygun olarak tebliğ edildiğini iddia ederek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu aleyhine başlatılan ilamsız takipte borçluya çıkarılan ödeme emrinin adresin kapalı olduğu, komşusu … …’nın beyanı ile muhatabın geçici olarak işe gittiği, 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırıldığı, aynı komşuya haber verilerek mahalle muhtarına tebliğ edildiği belirtilerek Tebligat Kanunun21. maddesine uygun olarak tebliğ edildiği, tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin tüm araştırmalarına rağmen … … isimli bir komşusuna rastlamadığını, beyanı alınan komşunun isminin yanında imzasının da alınmasının aksi durumda imzadan imtina edildiğinin mazbataya şerh edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ödeme emrinden haberdar olur olmaz takibe itiraz ettiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tebligatta haber verilen ve bilgisine başvurulan komşunun şikayetçinin komşusu olmadığına dair iddianın, şikayet dilekçesinde ileri sürülmeyip istinaf aşamasında dile getirilmesi nedeniyle HMK’nın 357/1. maddesi uyarınca inceleme konusu yapılmadığı, somut olayda şikayetçiye yapılan ödeme emri tebliğine ilişkin tebliğ belgesinin incelenmesinde tebligatın T.K.’nın 21/1. ve Yönetmeliğin 30.maddesi gereğince usule uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde; tebligatın … … diye birine haber verilerek yapıldığını, müvekkilinin bu kişiyi tanımadığını, haber bırakılan kişinin imzasının alınmadığını, imzadan imtina ettiğinin de açıklanmadığını, imza eksikliğinin yanı sıra tebliğ edildiğine dair kağıdın da kapıya yapıştırılmadığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebliğ şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 16., 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.