Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8541 E. 2023/1387 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8541
KARAR NO : 2023/1387
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pozantı İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki memur işlemini şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi dava dilekçesinde; icra dosyasının tarafı olmadığı halde 10 yılı aşkın süredir oturduğu taşınmazdan tahliyesinin istendiğini, 16.09.2020 tarihinde tahliye için icra memurunun taşınmaza gelerek sunmuş olduğu kira kontratına rağmen tahliye işlemine devam ettiğini, 17.09.2020 tarihli dilekçesi ile tahliye işleminin kanuna aykırı olduğunu icra dairesine bildirdiğini, malik ile yaptığı kira sözleşmesinin başlangıç tarihi 01.01.2011 tarihi olup tahliye işlemine konu dava tarihinden önce olduğu nedenle İİK’nın 27. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığını, İİK’nın 41. maddesi yollamasıyla işleme uygulanması gereken İİK’nın 276. maddesinin son fıkrasında sayılan kişilerden olmadığından hukuki korunmadan yararlanması gerektiğini ileri sürerek18.09.2020 tarihli talebin reddine ilişkin müdürlük kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın davacı …’nun muvazaalı olarak boşandığı Tahir Akata’nın adına kayıtlı olup, Pozantı İcra Müdürlüğünün 2020/69 Esas sayılı dosyasının dayanağının Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/30 Esas – 2015/233 karar sayılı dosyası olduğunu, taşınmazda kimin oturduğunun önemi bulunmadığını, ibraz edilen kira sözleşmesinin sonradan yapıldığını, kiraya veren kişinin öldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 276 vd. maddelerinin ilamsız icra takiplerinde “kiralanan taşınmazın tahliyesi” taleplerinde uygulanabileceği, … tarafından Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesine açılan dava sonucu Tahir Akata’nın taşınmaza haksız el attığı sabit görülmüş olup önlenmesine karar verildiği, Mahkeme hükmü karşısında, …’nun yargılama esnasında ve öncesinde taşınmazda kiracı olarak kendisinin oturduğuna ilişkin beyanına itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi istinaf dilekçesinde; davadan önceki tarihten beri 10 yıldır taşınmazda kiracı sıfatı ile oturduğunu, icrası yapılan davanın tarafı olmadığını, davadan haberdar olmadığını bu nedenle icra işleminin kendisine uygulanamayacağını, İİK’nın 276 vd. maddelerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da benimsendiği üzere, men’i müdahale kararlarının tahliye ve teslimi de kapsadığı, bir taşınmazın tahliye ve teslimine dair olan ilamların icrasının İİK.’nın 26.maddesi hükümleri doğrultusunda yerine getirileceği, taşınmazın tahliye ve teslimine ilişkin ilamların ayni bir hakka (mülkiyet vs.) dayalı olabileceği gibi şahsi bir hakka da (kira sözleşmesi gibi) dayalı olabileceği, taşınmazların tahliye ve tesliminden maksadın bir taşınmazın borçludan alınıp alacaklıya verilmesine ilişkin ilamların icrası olduğu, taşınmaz üçüncü kişinin elinde ise, üçüncü kişinin İİK’nın 27. maddesi kapsamında tahliyesine engel olacak hususun salt üçüncü kişinin ayni hak sahibi olması değil, üçüncü kişi ayni hak sahibi olmakla birlikte bu hakkın takibe konu ilam ile ilgili davanın açılma tarihinden sonra ve bu davada hüküm verilmeden önce kazanılmış olmasının gerektiği, eldeki davada ise davacı taraf ayni hakka dayanmayıp kira sözleşmesi sebebiyle şahsi hakka dayandığından İİK’nın 27. maddesinin uygulanma alanının bulunmadığı, Mahkemenin kararında hukuka aykırılık olmadığı gerekçeleri ile HMK’nun 355. maddesi uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığından istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebeplerin aynen tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, men’i müdahale ilamının infazı sırasında taşınmazda bulunan 3.kişinin tahliye işleminin durdurulması isteminin reddine dair icra müdürlüğü kararını şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 16, 26,27 nci madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.