YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8553
KARAR NO : 2023/885
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshi şikayetinin dava şartı (hukuki yarar) yokluğundan reddine, yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile 09.03.2021 tarihli ihalenin feshine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı takip alacaklısı ve ihale alıcısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
I. ŞİKAYET
Borçlular şikayet dilekçesinde; şikayete konu taşınmazın 09.03.2021 tarihinde … İcra Müdürlüğünün 2020/161 talimat sayılı dosyasından yapılan 1.ihalede 600.00,00 TL bedel ile davalı …’a ihale edildiği, satış ilanlarının borçlulara usulüne uygun tebliğ edilmediği, taşınmazın kıymet takdir bedelinin 450.000 TL olduğu, buna göre satış ilanının tirajı 50.000’in üzerinde olan ulusal bir gazete yayınlanması gerektiği fakat … gazetesinde yayımlandığı, anılan gazetenin ilan tarihi itibariyle tirajının 50.000’in altında olduğu, bu durumun da ihaleye katılımı engellediği, taşınmaza 12.12.2018 tarihinde haciz konulduğu, satışın ise 09.03.2021 tarihinde yapıldığı , İİK’nın 106 ve 110. maddesine göre satış tarihinde satış isteyen alacaklının devam eden bir haczinin bulunmadığı şikayetleri ile 09.03.2021 tarihli ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; davacının kötüniyetli olarak ihalenin feshini istediğini ve amacının ihalenin kesinleşmesini ertelemek olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … … Katılım Bankası cevap dilekçesinde; … İcra Müdürlüğünün 2020/161 talimat sayılı dosyasından yapılan kıymet takdiri dikkate alındığında hukuki yarar yokluğundan hiç bir araştırma yapılmasına gerek bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedel veya üstünde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, şikayet dilekçesinde satış ilanının usulsüz olduğu belirtilmiş ise de; kıymet takdiri raporuna herhangi bir itirazda bulunulmadığı, taşınmazın özellikleri gözetildiğinde satış ilanının mahalli gazetede yapılmasının yeterli olduğu, açık arttırma tutanağı incelendiğinde bir çok kişinin katılımıyla gerçekleştirilen ihalenin pey arttırılarak neticelendiği, verilen satış kararında ise; taşınmazın tüm özelliklerinin tam olacak şekilde yazılı olduğu, ilan panosu ile adliye divanhanesinde asılmak suretiyle ilan yapılmasına, yazılı başvuru ile belediye başkanlığından tellal istenmesine, yeteri kadar satış ilanının hazırlanarak ilgililere tebliğine karar verildiği, elektronik ortamda teklife karar verildiği, yapılan … ve işlemlerin usulüne uygun olduğu anlaşıldığından şikayetin dava şartı (hukuki yarar) yokluğu nedeni ile reddine ve yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; somut olayda; emsal içtihattan da anlaşıldığı üzere davacılar tarafından ileri sürülen İİK’nın 106-110. maddelerine ilişkin fesih sebebinin incelenmesi gerektiği, 24 BB sayılı taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde; esas takip dosyasından konulan 12.12.2018 tarih ve 20090 yevmiye numaralı (ihtiyati haciz) ve 02.12.2019 tarih ve 21073 yevmiye numaralı haciz şerhlerinin mevcut olduğu, esas takip dosyası incelendiğinde, alacaklı vekilinin 02.12.2019 tarihli talebiyle “üzerinde hacizlerin bulunmadığı” taşınmaz ve araçlara hacizlerinin işlenmesini talep ettiği, 02.12.2019 tarihinde 24 BB sayılı taşınmazın kaydında haciz olması nedeniyle ve yapılan talebe göre 24 BB sayılı taşınmazın kaydına haciz konulmaması gerekirken icra müdürlüğünce sehven haciz müzekkeresi yazıldığı ve haczin tapu kaydına şerh edildiği, icra müdürlüğünce anılan hata fark edilerek 03.12.2019 tarihinde sehven konulan yeni haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verildiği, ancak Tapu Müdürlüğüne haczin kaldırılmasına dair müzekkere yazılırken tarih ve yevmiye numarasında çelişki oluşturulduğu ve Tapu Müdürlüğünce haciz şerhinin silinmediğinin bildirildiği, bu durumda, 02.12.2019 tarih ve 21073 yevmiye numaralı haciz geçerli bir talebe dayanmadığı gibi icra müdürlüğünce 03.12.2019 tarihinde kaldırıldığının anlaşıldığı, tapu kaydında haciz şerhinin bulunması icra müdürlüğünün haczin kaldırılması kararı karşısında hüküm ifade etmeyeceği dolayısıyla İİK.nun 106-110. Maddesine ilişkin sürelerin hesabında 12.12.2018 tarih ve 20090 yevmiye numaralı ihtiyati haczin dikkate alınacağı, buna göre 11.12.2018 tarihinde ihtiyati haciz konulması için Tapu Müdürülüğüne yazı yazıldığı, ödeme emrinin borçlulara en son 25.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 10 günlük ödeme süresinin 04.01.2019 tarihinde sona erdiği ve 05.01.2019 tarihinde ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, satış avansının 24.09.2020 tarihinde yatırıldığı, satış talebinin ise 09.11.2020 tarihinde yapıldığı, bu durumda , 05.01.2019 tarihi ile 09.11.2020 tarihi arasında 1 yıllık satış isteme süresi dolduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken şikayetin dava şartı (hukuki yarar) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle borçluların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılması ile 09.03.3021 tarihli ihalenin feshine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde takip alacaklısı ve ihale alıcısı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Takip alacaklısı ve ihale alıcısı temyiz dilekçelerinde ayrı ayrı; cevap dilekçelerini tekrarla, 12.12.2018 tarihli hacizlerinin hukuken düşmediği çünkü borçluların … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/737 Esas sayılı dosyası ile 12.11.2018 tarihinde açtıkları Konkordato Mühleti davasının davacılar vekilinin 05.11.2019 tarihli feragati nedeniyle 17.01.2020 tarihinde davanın reddi ile sonuçlandığı ve tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiği, borçluların konkordato davasını açma tarihlerinin 12.11.2018 olduğu, işbu karar doğrultusunda takip dosyasının durdurulması kararının ise 14.02.2019 tarihli olduğu, satış avansının 24.09.2020 tarihinde yatırıldığı ve satışın süresinde talep edildiği dolayısı ile şikayetin yerinde olmadığı, ihalenin usule uygun olduğu itirazı ile kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK 134 maddesi ve sair mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK’nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, takip alacaklısı ve ihale alıcısı tarafından ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.