Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8561 E. 2023/1386 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8561
KARAR NO : 2023/1386
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki İİK 89/1, 2, 3 üncü haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne,89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 07/07/2021 tarihi olarak düzeltilmesine, İİK 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmiştir.

Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi 3. kişi dava dilekçesinde; İİK 89/1, 2, 3 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini, tebligatların gönderildiği mernis adresinden 22.10.2020 tarihinde taşındığını ve değişikliğin mernis kayıtlarında belli olduğunu, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 07.07.2021 olarak düzeltilmesini, 89/1, 2, 3 haciz ihbarnamelerinin iptalini, borçlu sıfatının kaldırılmasını, hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; icra takip borçlusu … … 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz konulması için oğlu olan … … yurt içi ikametgah adresine haciz ihbarnameleri gönderilmesi talep edilmiş ve usulüne uygun olarak tebliğ edilerek itiraz edilmeden kesinleştiğini, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere ” tebligatın muhatabın bilinen en son adresinde yapılacağını, bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınmaması halinde borçlunun adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin “bilinen en son adresi” olarak kabul edilerek bu adrese yapılacak olan tebligatın geçerli sayılacağı” belirtildiği, şikayet konusu olayda tebligatların davacının bilinen en son adresine tebliğe çıkartıldığını ve usulüne uygun olarak tebligatların yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının mernis siteminde kayıtlı olmayan farklı bir adresine tebligatların yapıldığı, aynı zamanda kollukça düzenlenen araştırma tutanağı uyarınca davacının icra dosyasından tebliğ edilen adreste ikamet etmediğinin tespit edildiği gerekçesi ile davacının usulsüz tebligata ilişkin şikayetinin kabulü ile takip dosyasından davacı adına çıkartılan 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğini öğrenme tarihinin 07.07.2021 tarihi olarak düzeltilmesine, İİK 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; icra takip borçlusu … … 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz konulması için oğlu olan … … yurt içi ikametgah adresine haciz ihbarnameleri gönderilmesi talep edilmiş ve usulüne uygun olarak tebliğ edilerek itiraz edilmeden kesinleştiğini, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere ” tebligatın muhatabın bilinen en son adresinde yapılacağını, bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınmaması halinde borçlunun adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin “bilinen en son adresi” olarak kabul edilerek bu adrese yapılacak olan tebligatın geçerli sayılacağı” belirtildiği, şikayet konusu olayda tebligatlar davacının bilinen en son adresine tebliğe çıkartıldığını ve usulüne uygun olarak tebligatların yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu ihbarnamenin tebliğ tarihinde davacının tebliğ adresinde ikamet etmediğinin tespit edildiği anlaşıldığından, davacı adına çıkartılan İİK 89/1, 2, 3 haciz ihbarnameleri tebligatlarının usulsüz tebliğ edildiğinin tespiti ile 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 07.07.2021 tarihi olarak düzeltilmesine, 89/1 haciz ihbarnamesi usulsüz tebliğ edildiğinden 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebeplerin aynen tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 89/1, 2, 3 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle haciz ihbarnamelerinin iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 89/1, 2, 3 üncü Tebligat Kanunu 21/1 inci madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, borçluya ait olmayıp borçlunun oğluna ait olduğu açıkça alacaklı tarafça bildirilen adrese çıkarılan tebligatların usulsüz kabul edileceğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.