Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8566 E. 2023/1381 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8566
KARAR NO : 2023/1381
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki icra müdürlüğü işlemini şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi/borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı gerekçesi ile borçlu vekilinin asıl karara ve ek karar ilişkin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi/ borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi/borçlu vekili dava dilekçesinde; 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddesinin son fıkrası gereğince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilecek mal gösterilmesinin istenmesi gerektiği, davacı kurumlarına gerekli yasal süre tanınmadan ve borca yeter miktarda mal gösterilmesi istenmeden haciz işlemi uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bu gereklilik yerine getirilmeden gerçekleştirilen haciz işleminin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; şikayete dayanak oluşturulan kanun hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, bu nedenle davacı tarafın herhangi bir yasal dayanağı kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Anayasa Mahkemesi’nin 17.06.2015 tarih ve 2014/194 E. – 2015/55 K. sayılı, Resmi Gazete’nin 26.06.2015 tarih ve 29398 sayısında yayımlanan kararı ile; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesine, 10.09.2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun’un 121. maddesiyle eklenen fıkranın birinci cümlesinin “..ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır” ibaresi ile ikinci cümlesinin “…veya kamu hizmetlerini aksatacak..” ibaresinin ve ayrıca 6552 sayılı Kanun’un 123. maddesiyle eklenen geçici 8. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine borçluya haczi kabil mallarını bildirmesi için süre verilmesi gerekmediği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI;
İcra takibinin mahkemece geçici olarak durdurulduğu, davalı vekilinin takibin geçici olarak durdurulması yönündeki tedbir kararının kaldrılmasına yönelik talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle HMK 305/A maddesi uyarınca mahkemenin 05.11.2020 tarih ve 2020/423 Esas, 2020/527 Karar sayılı gerekçeli kararının 1 nolu bendinin devamına eklenmek üzere ”Takibin devamına, bu hususta icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına” karar verilmiştir.

V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve 06.01.2021 tarihli ek kararına karşı süresi içinde şikayetçi/ borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Şikayetçi/ borçlu vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece konuya ilişkin olmayan bir kısım Yargıtay Kararları ile konunun çarpıtılarak mal bildirimine davet koşulunun da Anayasa Mahkemesince iptal edildiği algısı ile iptal kararı genişletilerek bu yanılgı ile hüküm kurulduğunu, oysa 6552 sayılı yasanın 121. Maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15.maddesine eklenen ” icra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir, on gün içinde yeterli mal beyan edilmemesi durumunda yapılacak haciz işlemi, alacak miktarını aşacak şekilde yapılamaz” şeklindeki hükmün halen geçerli olup Anayasa Mahkemesince sadece iptal edilen aradaki bir cümle yani ” haciz işleminin sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanacağı” kısmı olduğunu, ayrıca davanın niteliğinin memur muamelesini şikayet olup, niteliği gereği şeklen taraf görünen takip alacaklısı Sunsa Limited şirketi lehine vekalet ücreti takdirinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Şikayetçi/ borçlu vekili ek kararı istinaf dilekçesinde; ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 11.12.2020 tarihli dilekçelerini tekrar ettiklerini belirterek ek kararın kaldırılarak takibin tedbiren geçici olarak durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yasal düzenlemeler ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı değerlendirildiğinde,borçlu Belediye’ye haczi kabil mal bildirmek üzere 10 günlük süre verilmesinin gerekmediği, İcra Dairesince alacaklı vekilinin talebi üzerine haciz konulmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle ve icra mahkemesi tedbir kararları HMK’nın 389 maddesinde düzenlenen tedbir mahiyetinde olmadığından esas hakkında karar verilmesi ile son bulacağından davacı vekilinin ek karara ilişkin istinaf talebi de yerinde görülmeyerek mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı gerekçesi ile borçlu vekilinin asıl karara ve ek karar ilişkin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi/ borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebepler aynen tekrar edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6552 sayılı yasanın 121.maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi hükmü gereğince haciz kararı alınmadan önce Belediyeden haczedilecek mal gösterilmesi istenmediğinden hacizlerin kaldırılmasına ilişkin şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
Belediye Kanunu’nun 15. maddesi,
Anayasa Mahkemesi’nin Resmi Gazete’nin 26.06.2015 tarih ve 29398 sayısında yayımlanan 17.06.2015 tarih ve 2014/194-2015/55 sayılı kararı
İİK 16,85 inci madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.