YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8612
KARAR NO : 2023/1464
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki takibin taliki veya iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; alacaklı tarafından müvekkiline karşı kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkilinin senette ciranta olduğunu, alacaklının müvekkili şirkete protesto çekmediğini, vadeden itibaren süresinde icra takip işlemine tabii tutulmadığını, senedin zamanaşımına uğradığını, senedin kambiyo vasfını yitirdiğini, takibin mükerrer olduğunu, alacaklının aynı alacak için başkaca icra takibi başlattığını iddia ederek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, senedin vade tarihinin 29.12.2014, icra takibi başlatma tarihinin 19.01.2015 tarihi olduğunu, alacağın zamanaşımına uğramadığını, keşideciye protesto çekilmesinin yeterli olduğunu, cirantalara protesto çekilmesine gerek olmadığını, aynı alacak için başkaca icra takibi iddiasının delillendirilmediğini iddia ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı borçlunun takip konusu senette lehdar ve ilk ciranta konumunda olduğu, alacaklının borçluya takip yapabilmesi için keşideciye karşı protesto çekmesinin yeterli olduğu, söz konusu protestonun çekildiğinin görüldüğü, takibe konu senedin vade tarihinin 29.12.2014 olduğu, davalı alacaklı tarafından bu sende dayalı takibin 19.01.2015 tarihinde başlatıldığı, takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan davaya konu olayda takip dayanağı senedin tanzim ve takip tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 661, 662. ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir. TTK’nun 661. maddesi uyarınca bonolar için 3 yıllık zamanaşımı öngörüldüğü, senedin zaman aşımına uğramadığı, İİK 167 maddesi alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte bulunulabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu istinaf dilekçesinde; davada birden çok gerekçe sunduklarını, bunlardan birinin zamanaşımının dolduğu iddiası olduğunu, müvekkilinin ciranta olduğunu, zamanaşımı süresinin bir yıl olduğunu, takip tarihinin 19.01.2015 olmasına rağmen müvekkiline ödeme emri tebliğ tarihinin 24.07.2017 tarihi olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından bonoya dayalı 19.01.2015 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davacı borçlunun bonoda lehtar olduğu, davacı şirket hakkında 13.02.2015 tarihinde … … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/252 E. Sayılı dosyasında iflasın ertelenmesi davası açıldığı ve 16.02.2015 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile davacı hakkındaki icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, davalı alacaklı vekili tarafından icra dosyasında 17.02.2015 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünden adres araştırması talep edildiği, 16.03.2015 tarihinde ödeme emri tebliğ talep edildiği, … … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/252 E. Sayılı dosyasında iflasın ertelenmesi davasında 23.03.2016 tarihli karar ile iflasın ertelenmesi talebinin esastan reddine karar verildiği, bu kararın 31.08.2016 tarihinde kesinleştiği, 28.06.2017 ve 18.07.2017 tarihlerinde haciz taleplerinin bulunduğu, davalı alacaklı vekilinin TTK’nın 749/2 maddesinde düzenlenen 1 yıllık süre içerisinde icra takibine ilişkin işlemler yaptığı bu itibarla davacının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf dilekçesi kapsamında yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun esastan karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili temyiz dilekçesinde; alacaklının müvekkili şirkete protesto çekmediğini, vadeden itibaren süresinde takibe geçilmediğini ve zamanaşımının dolduğunu, senedin kambiyo vasfını yitirdiğini, takibin mükerrer olduğunu,alacaklının aynı alacak için başkaca icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin lehtar ciranta olup alacaklının takipte 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde müvekkiline karşı işlem yapmadığını iddia etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibin taliki veya İptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 71/1, 33/a, 168/5 maddeleri, 6102 sayılı TTK’nın 749/2 maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.