Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8645 E. 2023/1625 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8645
KARAR NO : 2023/1625
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin usulsüz tebliğine yönelik şikayet sebebiyle yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin süreden reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne, şikayetçi borçluya gönderilen ödeme emri tebliğ tarihinin 09.11.2021 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili isteminde; alacaklı tarafından ilamsız takip başlatıldığının haricen öğrenildiğini, taraflarına yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu beyanla şikayetlerinin kabulü ile 28.03.2016 tarihli ödeme emri tebligatı ve buna bağlı işlemlerin iptali ile usulsüz tebliğden haberdar olunan 09.11.2021 tarihinin ödeme emri tebligatının yapıldığı tarih olarak kabul edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vermiş olduğu cevap dilekçesi ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şikayetin reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi borçlu tarafa icra dosyasında gönderilen ödeme emri tebliğinin yasadaki şartları taşımadığı nedenle usulsüz olduğu anlaşılmasına rağmen, … 6. İcra Müdürlüğünün 2016/5132 Esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin 6. sırasında şikayete konu takip dosyasının yer aldığı, işbu sıra sıra cetveli kararının 23.06.2021 tarihinde borçlu … vekili Av. …’e tebliğ edildiği, yine … 6. İcra Müdürlüğünün 2016/5132 Esas sayılı dosyasından yapılan ihalelere ilişkin şikayetçi borçlu … vekili Av…. tarafından … 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/469 Esas sayılı dosyasıyla 11.08.2021 tarihinde ihalenin feshinin talep edildiği, işbu şikayete konu talebin de yine şikayetçi borçlu … vekili Av. … tarafından 09.11.2021 tarihinde yapıldığı, İİK’nın 16/1. maddesi uyarınca usulsüz tebliğ şikayetinin 7 günlük süreye tâbi olup bu sürenin öğrenme tarihinden başlayacağı, sıra cetvelinin düzenlendiği icra dosyası açısından ihalenin feshi şikayetinin yapıldığı tarih itibariyle en geç ihalenin feshi talep tarihi olan 11.08.2021 tarihi itibariyle işbu şikayete konu icra dosyasından haberdar olunduğu dolayısıyla şikayetin yedi günlük süre geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle şikayetin süreden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Av. … 23.05.2016 tarihinde azledildiği ve kendisine gönderilen tebligatın bu sebeple yok hükmünde olduğu, borçlu asile de sıra cetveli tebligatının yapılmadığı, kaldı ki sıra cetveli tebliğinin geçerli olduğu kabul edilse bile ödeme emri tebligatı yerine geçemeyeceği, … 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/469 Esas sayılı dosyasında görülen ihalenin feshi şikayetinin … 6. İcra Müdürlüğünün 2016/5132 Esas sayılı dosyasıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığı, şikayete konu takip dosyasından şikayetçi borçlunun haberdar olduğuna dair somut bir delil olmadığı ve taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde mahkemece ilgisi olmayan icra dosyası nedeniyle şikayetçinin takipten haberdar olduğu sonucuna ulaşılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işleminin ilgili yasa uyarınca usulsüz olduğu, borçlunun bu yöndeki şikayetini takipten haberdar olma tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yapması gerektiği, takipten haberdar olunan tarihin herhangi bir delille ispatlanabileceği ancak, mahkemece borçlu hakkındaki başka bir takip dosyası nedeniyle yapılan sıra cetvelinde bu takip dosyasının da sırası belirlenen alacaklar içinde olup, sıra cetvelinin şikayetçi borçlu tarafından azledilen vekile, azil tarihinden sonra tebliği ile borçlu asilin bu takipten de haberdar olduğunun kabul edilemeyeceği, diğer yandan bir başka takip dosyasına ilişkin borçlu adına ihalenin feshi talebinde bulunulmuş olmasının borçlunun şikayete konu takipten de haberdar olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, şikayet konusu takip dosyası bakımından borçlunun takipten beyan ettiği tarihten öncesinde haberdar olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne, şikayetçi borçluya gönderilen ödeme emri tebliğ tarihinin 09.11.2021 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı taraf alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçluya gönderilen ödeme emri tebligatının usulüne uygun olduğu, … yeri adresine tebligat yapılmış olup civarda komşu … yeri bulunmadığından komşu araştırması yapılmasının beklenemeyeceği, şikayetçi borçlunun kötü niyetli olduğu, şikayetçi borçlu tarafından yapılan ihalenin feshi şikayet dosyasındaki şikayet tarihi itibariyle işbu şikayete konu icra dosyasından haberdar olunduğu görülmekle yasal sürede usulsüz tebliğ şikayetinde bulunulmadığı, söz konusu tebliğin usulsüz olduğu mahkemece kabul edilse dahi taraflarına bir kusur atfedilemeyeceğinden aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin usulsüz tebliği şikayeti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …

2. 2004 sayılı İİK md.16,

3. 7201 sayılı Tebligat Kanunu md.21/1 ve Tebligat Kanunu Hakkında Yönetmelik md. 30,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı taraf alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.