YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8699
KARAR NO : 2023/1641
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki yetkiye, imzaya ve borca itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; yetki itirazının kabulü ile … İcra Dairesi’nin yetkisizliğine, talep halinde icra dosyasının icra dairesi aracılığıyla … İcra Dairesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; aleyhine … Genel İcra Dairesi’nin 2021/97507 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını,takibe konu bonoda adresinin … olarak yazılı olduğunu, ayrıca senette … Mahkemelerinin yetkili kılındığına dair bir kaydın da bulunmadığını, kambiyo senetlerinde yetkili mahkemelerin, borçlunun ikametgahı, tanzim yeri, ödeme yeri ve tarafların tacir olması halinde yetki sözleşmesinde belirtilen yer icra dairesi olduğunu, tarafların tacir sıfatı olmadığından yetki sözleşmesinin geçerli olmasının mümkün olmadığını, takibe konu senetteki imzanın da tarafına ait olmadığını, bonoların sahte olarak oluşturulduğunu ileri sürerek yetkiye,borca ve imzaya ilişkin itirazların kabulü ile takibin iptali ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; borçlunun takibe yaptığı itirazın kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakma amaçlı olduğunu, takibe konu bono aslı incelendiğinde, tanzim yerinin … olduğunu, buna göre bononun düzenleme yeri olan …’da takip yapılabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bonoya dayalı takiplerde genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK’nun 6. madde), bonoda öngörülen ödeme yerinde (6102 sayılı TTK’nun 777/3 maddesine göre, ödeme yeri gösterilmeyen bonoda ödeme yeri olarak tanzim yeri kabul edilir.), (HMK’nun 10. madde) ve ayrıca İİK’nın 50/1 maddesi uyarınca bononun tanzim edildiği yerdeki icra dairesinde takip yapılabileceğini, tarafların tacir olduklarına ilişkin taraflarca belge sunulmadığından aralarında yaptıkları yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve bonoda düzenleme yeri bulunmadığından borçlunun adresinin yetki hususunda dikkate alınacağını, borçlunun adresinin … olduğundan … icra dairesinin yetkisiz olduğu gerekçesiyle yetki itirazının kabulüyle, … İcra Dairesinin yetkisizliğine, talep halinde icra dosyasının icra dairesi aracılığıyla yetkili … İcra Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde;usul ekonomisi ilkesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürdüğü imzaya ve borca itirazın esasının incelenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; HMK’nin 20. maddesindeki usul işlemlerinin yerine getirilip icra dosyasının … İcra Müdürlüğüne gönderilmesi, … icra müdürlüğü tarafından borçlunun vekiline ödeme emri tebliğ edilmesi halinde borçlu veya vekili tarafından İİK’nın 168. maddesi uyarınca … İcra Mahkemesi nezdinde imzaya ve borca itiraz edilebilecğinden … İcra Mahkemesi tarafından icra dairesinin yetkisizliğine karar verildikten sonra, imzaya ve borca itirazın incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde yetkiye, borca ve imzaya itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169/a.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.