YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8703
KARAR NO : 2023/1642
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki yetki itirazı uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince yetki itirazının kabulü ile İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün 2021/6195 Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip dosyasında, itiraz eden borçlu ….., Altyapı İnşaat Ticaret A.Ş. yönünden İİK’nın 50. ve 169a/1. maddeleri gereğince icra dairesinin yetkisizliğine, borçlu hakkında düzenlenen ödeme emrinin iptaline, varsa bu ödeme emrine dayanılarak konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ
Muteriz borçlu şirket itiraz dilekçelerinde; ödeme emri ekinde takibe dayanak belgelerin gönderilmediği gibi adreslerinin de Ankara olduğundan yetkisiz icra dairesinde takip başlatıldığını ileri sürerek davanın kabulü ile takibin durdurulmasına ve Ankara icra dairelerinin yetkili olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; borçlu şirket ile aralarında düzenlenen faktoring sözleşmesi kapsamında yetkili icra müdürlüklerinin İstanbul İcra Müdürlüğü olduğunun kararlaştırıldığını, mahkemenin yetkisini tayin eden yetki sözleşmesinin icra müdürlükleri açısında da geçerli olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun yerleşim yerinin Ankara, takip konusu çekin keşide edildiği, yani sözleşmenin yapıldığı yerin …, çek için ödeme (ifa) yeri sayılan muhatap bankanın bulunduğu yerin de Ankara olduğunu, alacaklının takibin dayanağı olarak taraflar arasındaki faktoring sözleşmesini değil, kambiyo senedini gösterdiğinden sözleşmede yazılı yetki kaydına göre İstanbul İcra Dairelerinin yetkili sayılamayacağını, icra dairesinin yetkisinin takip talep tarihi ve takibe ekli kambiyo senedi esas alınarak belirleneceğinden sözleşmedeki yetki kaydının itiraz eden borçlu yönünden bağlayıcı olmadığını gerekçe göstererek davanın kabulü ile İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2021/6195 Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip dosyasında, itiraz eden borçlu Asya Altyapı İnşaat Ticaret A.Ş. yönünden İİK’nın 50. ve 169a/1. maddeleri gereğince icra dairesinin yetkisizliğine, borçlu hakkında düzenlenen ödeme emrinin iptaline, varsa bu ödeme emrine dayanılarak konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayet edilen alacaklı istinaf dilekçesinde; borçlu Asya Altyapı İnşaat Ticaret A.Ş. ile aralarında 07.10.2020 tarihli faktoring sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme neticesinde takip dayanağı çekin kendilerine ciro edildiğini, yasal süresi içerisinde çeki bankaya 22.01.2021 tarihinde ibraz ettiklerini ancak banka hesabında çek bedeli karşılığının bulunmaması nedeniyle çekin arka yüzüne karşılıksızdır şerhi düşüldüğünü, alacağına kavuşmak amacıyla borçlu aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2021/6195 sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, mahkemeye sundukları 07.10.2020 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesinin 30.maddesinde ”işbu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda İstanbul (çağlayan) Ticaret Mahkemeleri Ve İstanbul (çağlayan) İcra Müdürlükleri yetkilidir.” hükmü yer aldığını ve sözleşme kapsamında yetki sözleşmesi tanzim edildiğini, işbu sebeple dava dosyasının dayanağını oluşturan icra takibi için yetkili icra müdürlüğünün İstanbul Çağlayan İcra Müdürlükleri olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından davacı borçlu ile birlikte borçlular aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığını ve takip dayanağı olarak bir adet çek gösterildiğini, buna göre takip dayanağı çekin düzenleme yerinin …, muhatap bankanın ve davacı borçlunun ikametgâhının Ankara olduğuna göre, takipte İstanbul İcra Dairelerinin yetkisiz olup, borçlunun seçimlik hakkına göre yetkili yerin Ankara İcra Daireleri olduğunun açık olduğunu kaldı ki takibin bir kambiyo senedi olan çekten doğan alacağın tahsili için yapıldığını, takibin şekli ve dayanağı göz önüne alındığında taraflar arasında olan sözleşmede yazılı yetki şartının yetkili icra dairesinin belirlenmesinde dikkate alınmayacağını gerekçe göstererek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayet edilen alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte yetki itirazına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169., 169/a. maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.