YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8715
KARAR NO : 2023/1653
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; takibe dayanak ipotek sözleşmesindeki imzaya itirazları olmamakla birlikte Kredi Sözleşmesindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, borca, faize ve imzaya itiraz ettiklerini, alacaklı banka ile borcun yeniden yapılandırılması konusunda anlaşma yapılması nedeni ile yeni bir hesap kat ihtarı tebliğ edilmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatılmayacağını, 03.07.2019 tarihli ihtarnameye 10.07.2019 tarihinde itiraz edildiğini, aynı alacağa dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinde talep edilen alacak miktarı ile şikayete konu takip dosyasındaki alacak miktarı arasındaki farkın, bankaca afaki borç yaratıldığının göstergesi olduğunu, hesapta bulunan 20.000.000,00 TL üzerindeki paranın henüz vadesi gelmemiş borçlara mahsup edilmek sureti borç miktarının artırıldığını, davacı … Ltd. Şirketinin %90 ortağı ve yetkilisi olan …’ın 14.06.2019 tarihinde ölmesinden sonra şirkete yetkili atanmaksızın şirkete karşı yapılan takibin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, …’ın kızlarının mirası reddettiğini, diğer mirasçısı olan eşi şikayetçi Hayriye Kaplan’ın … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/88 Esas sayılı dosyasıyla terekenin resmi defterinin tutulmasını istediğini, resmi defter tutulması devam ettiği sürece miras bırakanın borçları için icra takibi yapılamayacağını, şirket yetkilisi olan … yönünden hayat sigortası yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise para tahsil edilip edilmediği hususlarının araştırılması gerektiğini beyanla icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 21.07.2020 tarihli dilekçesi ile; alacaklı tarafından öncelikli olarak kambiyo senedine mahsus yolla takip başlatıldığını, aynı alacağa dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibin İİK’nın 45. maddesine aykırı olduğunu beyanla takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; davacı şirketin krediyi kullanan taraf olduğu gibi ipoteğe konu taşınmazın da maliki olduğunu, borçlu şirkete hesap kat ihtarının … 17. Noterliğinin 13.11.2018 tarih ve 80861 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gönderildiğini, yeniden hesap kat ihtarı tebliğine gerek olmadığını, şirket yetkilisinin ölümünün şirkete karşı takip başlatılmasına engel olmayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından hesap kat ihtarının usulüne uygun davacıya tebliğ edildiği, borçlu ile yeniden yapılandırmaya gidilmesinin takip yapılmasına engel olmadığı ve yapılandırmadan sonra tekrar hesap kat ihtarının tebliğine gerek olmadığı, davacı-borçlunun şirket olduğu, şirket yetkilisinin mirasçıları tarafından açılmış terekeye ilişkin davanın davacı şirketçe ileri sürülemeyeceği, tebliğ edilen hesap kat ihtarı neticesinde sözleşmedeki imzaya itiraz bulunmadığından bu aşamada iddia edilemeyeceği … ” gerekçesi ile bilirkişi raporun adayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekilince; dava dilekçesinde belirttiği iddialarla ve bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadığı gibi 21.07.2020 tarihli talepleri ile ilgili olarak da karar verilmediğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirkete hesap kat ihtarının 15.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, süresi içinde hesap kat ihtarına itiraz edilmediği, borçlu şirket ile alacaklı banka arasında yeniden yapılandırma anlaşmasına varılmış olmasının ikinci kez hesap kat ihtarı tebliğini gerektirmeyeceği, hesap kat ihtarına itiraz edilmemesi nedeni ile davacı şirket yönünden hesap kat ihtarında yazılı borç miktarının kesinleştiği, şirket yetkilisi ile aynı zamanda Kredi Sözleşmesinin borçlusu olan …’ın ölümü nedeni ile mirasçılarına hesap kat ihtarı tebliğ edilmiş olması ve mirasçıların bu hesap kat ihtarına itiraz etmiş olmaları borçlu şirket yönünden hesap kat ihtarına itiraz edildiği sonucunu doğurmayacağı, hesap kat ihtarından sonra borca mahsuben ödeme yapıldığının iddia etmediği, vadeli mevduat hesabında bulunan paranın vadesi gelmemiş borca mahsup edildiğini belirtmiş olup bu hususun dar yetkili İcra Mahkemesince değerlendirilemeyeceği, İpotek Sözleşmesinin resmi olarak düzenlenmiş olması ve hesap kat ihtarına itiraz edilmemiş olması nedeni ile Kredi Sözleşmesindeki imza yönünden mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmiş olmasının doğru olduğu, İİK’nın 18. maddesi uyarınca İcra Mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır. HMK’nın 319. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayacağı, aynı kanunun 24. maddesi uyarınca Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemeyeceği ve karara bağlayamayacağı, dava dilekçesinde İİK’nın 45.maddesine aykırı takip başlatıldığı yönünde bir iddianın bulunmadığı, 21.07.2020 tarihli ek beyan dilekçesinin cevap dilekçesinden sonra verildiği, İİK’nın 45. maddesine aykırılık süresiz şikayete tabi ise de mahkemece bu husus re’sen dikkate alınamayacağından dava dilekçesi ile sınırlı olarak inceleme yapılmış olmasının doğru olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamlı İcra Takibine ilişkin borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 150/I ,18 ,HMK’nın 319,24 vs maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.