YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8720
KARAR NO : 2023/1778
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü ile taşınmazın şikayetçi borçlunun haline münasip ev alabileceği 150.000 TL’den az olmamak üzere satılmasına, taşınmazın satış bedelinin borçlunun haline münasip ev alabileceği evin değeri olan 150.000 TL’nin öncelikle borçluya verilmesine, arta kalan bedelin alacağı karşılayacak kısmının davalı alacaklıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, taraflarına 103 davetiyesi tebliğ edilmediğini, kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğlerinin usulsüz olduğunu, bu nedenle hacizden 20.09.2019 tarihinde haberdar olduğunu, … ili, … ilçesi, … Mah. Köyiçi mevkii 867 parsel (Yeni 126 ada, 10 parsel) sayılı taşınmazın haline münasip meskeni olduğunu ileri sürerek taşınmazı üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetçi borçluya çıkarılan kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğlerinin usulüne uygun olduğunu, şikayetçi borçlunun en geç satış ilanı tebliğ tarihi olan 06.08.2019 tarihi itibariyle hacizden haberdar olması nedeniyle 23.09.2019 tarihinde yapılan şikayetin süresinde olmadığını, borçlunun birden fazla taşınmazı bulunduğunu, bu nedenle meskeniyet iddiasında bulunamayacağını savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçluya haciz işlemi ile ilgili 103 davetiyesinin tebliğ edilmediği, kıymet takdiri raporunun 05/03/2019 tarihinde şikayetçi borçlunun “… Mah. … Sok. No:137 …/…” adresine tebliğe çıkarıldığı, “muhatap o anda evde bulunmadığından yerine muhatap ile birlikte aynı konutta sürekli oturduğunu beyan eden görünüşe göre 18 yaşını bitirmiş ve ehliyetli olan kardeşi …’a tebliğ edilmiştir” şerhi ile tebliğ edildiği, taşınmaz hissedarı olması nedeniyle borçlu yerine tebliğ yapılan … adına çıkarılan kıymet takdiri raporunun, kendisine ait olan “… köyü No:3 …/…” adresinde aynı gün bizzat tebliğ edildiği, belirtilen tebligatların aynı gün içinde aynı kişiye farklı adreslerde tebliğ edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tebligatı “… köyü No:3 …/…” adresinde bizzat tebliğ alan şahsın şikayetçi borçlu adına gelen tebligatı da aynı anda almasının muhtemel olduğu, bu hali ile şikayetçi borçlu adına çıkarılan kıymet takdiri raporu tebliğ mazbatasında kardeşinin aynı konutta ikamet ettiğine ilişkin şerhin doğru olmadığı, tebligatın bu nedenle usulsüz olduğu, dosya kapsamında şikayetçi borçlunun haciz işlemini daha önce öğrendiğine ilişkin bir delil bulunmadığından şikayetin süresinde olduğu, usul ve yasaya uygun bulunan bilirkişi raporuyla haczedilen meskenin değerinin şikayet tarihi itibariyle 228.000 TL olduğu, şikayetçi borçlunun sosyal ve ekonomik durumu itibariyle ikamet edebileceği aynı büyüklükte ve vasıfta, daha mütevazı bir semtten alabileceği evin değerinin 150.000 TL olduğunun belirlendiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesi ile şikayetin kısmen kabulü ile taşınmazın şikayetçi borçlunun haline münasip ev alabileceği 150.000 TL’den az olmamak üzere satılmasına, taşınmazın satış bedelinin borçlunun haline münasip ev alabileceği evin değeri olan 150.000 TL’nin öncelikle borçluya verilmesine, arta kalan bedelin alacağı karşılayacak kısmının davalı alacaklıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ve davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; istinaf yargılamasının duruşmalı yapılması talebi ile birlikte haczedilen taşınmazın haline münasip meskeni olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen haline münasip mesken değerinin çok düşük olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; şikayetçi borçluya çıkarılan kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğlerinin usulüne uygun olduğunu, borçlunun birden fazla taşınmazı bulunduğunu ve taşınmazın borçlunun haline münasip meskeni olmadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçluya 103 davetiyesinin tebliğ edilmediği, kıymet takdir raporunun 05.07.2019 tarihinde, satış ilanının ise 06.08.2019 tarihinde şikayetçi borçlunun “… Mah., … Sok., No:137, …/…” adresinde Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, borçlu adına tebligatı alan kardeşi …’a çıkarılan kıymet takdir raporu ve satış ilanının “… Köyü, No:3, …/…” adresinde tebliğ edildiği, borçlu ile kardeşi …’ın aynı konutta oturmadığı, dolayısıyla şikayetçi borçluya yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığı, takip dosyası kapsamında şikayetçi borçlunun haczi daha önceki bir tarihte öğrendiğinin iddia ve ispat edilmediği, şikayetin süresinde olduğu, şikayetçi borçlunun eşi ve eşinin annesi ile birlikte yaşadığı, eşinin annesinin %83 oranında engelli ve bakıma muhtaç olduğunun belirlendiği, aldırılan bilirkişi raporu ile hacze konu taşınmazın keşif tarihi itibariyle değerinin 228.000 TL olduğu, borçlunun ailesi ile yaşayabileceği … İlçesi içinde … köyü ve komşu köylerde (köyün mütevazı bölgeleri de dahil) haline münasip 2+1 odalı evin keşif tarihi itibariyle değerinin 150.000 TL, haciz tarihi itibariyle değerinin 75.611 TL olduğunun belirlendiği, raporun hüküm kurmaya yeterli ve denetime olanaklı olduğu, şikayetçi borçlu adına kayıtlı birden fazla meskenin bulunmasının meskeniyet iddiasını engellemeyeceği gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ve davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; haczedilen taşınmazın haline münasip meskeni olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen haline münasip mesken değerinin çok düşük olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; şikayetçi borçlunun birden fazla taşınmazı bulunduğunu, taşınmazın borçlunun haline münasip meskeni olmadığını ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 16. ve 82/1-12 maddeleri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. ve 32. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, satıştan arta kalan miktarın hak sahiplerine ödeneceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu ve davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.