YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8743
KARAR NO : 2023/2057
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacıların imzaya itirazının kabulüne, takibin davacı-borçlular yönünden durdurulmasına, senedin ve takibin iptali taleplerinin reddine, yasal koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı ve para cezası verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden; davacının imzaya itirazının kabulüne, takibin davacı-borçlu yönünden durdurulmasına, senedin ve takibin iptali taleplerinin reddine, yasal koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı ve para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular ve birleşen dava dosyası borçlusu vekili dava dilekçesinde; takibe konu senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olmadığını ve vefatından sonra tahrif edilerek takibe konu edildiğini, bahse konu senedin düzenlendiği tarihte murisin Alzheimer hastası olduğunu, murisin alacaklıya borcunun bulunmadığını, ayrıca uygulanan faiz ile birlikte tüm fer’ilerine karşı itirazlarının olduğunu belirterek takibin iptaline, karşı taraf aleyhine asıl alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur ve asıl alacağın %40’ından az olmamak üzere karşı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece hükme esas alınan 28.02.2022 havale tarihli bilirkişi raporuna göre takibe konu senetteki imzanın davacı borçluların murisinin kuvvetle mümkün eli ürünü olduğu bildirilmesi karşısında, itiraza konu imzanın aidiyeti konusunda kesin bir görüş bildiriminde bulunulmadığı ve imzanın murisin eli ürünü olup olmadığı kesin olarak tespit edilemediği gerekçesiyle davacıların imzaya itirazlarının kabulü ile takibin davacı borçlular yönünden durdurulmasına, senedin ve takibin iptali taleplerinin reddi ile yasal koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı ve para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Bilirkişinin mahkemeye verdiği 28.02.2022 havale tarihli ek rapor ile imza incelemesi yapıldığı ve davaya konu senetteki imzanın borçluya ait olup uzun süredir sürüncemede kalan davanın davacılarca haksız ve yersiz yere ikame edildiğinin ortaya çıktığı, fakat buna rağmen mahkemece davaya konu takibin borçlular yönünden durdurulmasına hükmedilmesinin yanlış olduğu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, raporda kesin yerine kuvvetle muhtemel ifadesinin kullanılıp borçlular lehine sonuç doğuracak bir durumun aksine alacaklının haklılığını ortaya koyduğu, rapora imza mukayesesi için gelen belge asıllarının gelen tüm imza örneklerinde de aynı titreklik olduğunun görüldüğü, mahkemece, dosyanın yeniden başka bilirkişiye veya daha uzman olan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, hükme dayanak teşkil eden 28.02.2022 tarihli grafoloji konusunda uzman bilirkişi raporunda, inceleme konusu imzanın …’nun kuvvetle mümkün muhtemel elinden çıktığı kanaatine varıldığının belirtildiği, bilirkişi raporunun ihtimale dayalı olup imzanın borçlunun eli ürünü olup olmadığı hususunda net bir görüş bildirilmediği bu haliyle kesin kanaat içermediği ve dolayısıyla hüküm kurmaya elverişli olmadığının görüldüğü, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti kendisinde bulunan alacaklının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yeni bir rapor alınmasına yönelik talepte bulunmayarak, rapor kapsamına göre imzanın borçlu murise ait olduğu ve davanın reddi şeklinde beyanda bulunduğu dikkate alındığında bilirkişi raporunda yer alan belirsizliğin borçlu lehine yorumlanmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerini tekrar ettiği görülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte takibe dayanak senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olmadığına dair imzaya itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
2., İİK md.170/3. maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.