Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8750 E. 2023/1671 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8750
KARAR NO : 2023/1671
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borca itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile, takibin davacı borçlu yönünden durdurulmasına, takip konusu asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; senetteki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkillinin alacaklıya borcunun olmadığını, asıl alacağa, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, senette düzenleme yeri bulunmadığından kambiyo vasfının olmadığını beyanla, takibin iptaline, alacaklı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; senedi düzenleyen dava dışı dosya borçlusu …ile müvekkilleri arasında uzun yıllara dayanan dostluk ve iş ortaklığı olduğunu, dosya borçlusu Tevfik, davacı şirketin ortağı ve temsilcisi olduğunu, kendisinin şirket temsilcisi de olduğunu söyleyerek dava konusu bonoyu imzalayarak davalı müvekkillerine verdiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 Sayılı TTK’nın 372., 778/2-e maddeleri ve bono hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 678.maddesi gereğince, “temsile yetkili olmadığı halde” temsilci sıfatıyla imza eden kişinin bonodan şahsen sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, alacaklının borçlu şirketi temsile yetkisi olmadığı halde şirket adına bono imzalayan yetkisiz kişi hakkında takip yapabileceği, bu kapsamda, davalı, 25.10.2018 tarihinde ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirketin yetkilisi olmayan ancak yetkilisi gibi hareket eden şahıstan davaya konu senedi doğrudan aldıklarını beyan etmiş olup, bu haliyle alacaklının da kabulü doğrultusunda davacı şirketin takibe konu bonodan sorumlu olmasının TTK’nın 372. maddesine göre mümkün olmayacağı, davacının sunduğu belgeler ve celp edilen mahkeme dosyalarına bakıldığında da davacı şirketin …isimli şahsı takibe konu bonoyu düzenlemesi için yetkilendirdiğine dair açık bir kayıt olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, takibin davacı borçlu yönünden durdurulmasına, takip konusu asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; yıllardır davacı şirketin temsilcisi gibi davranan şirketin % 50 hissedarı yetkisiz temsilci Tevfik’ten bonoyu aldığını, bu ortağın yetkisiz olduğunu bilmediğini, aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK’nın 778/2. maddesinin (e) bendinin göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK’nın 678. maddesi gereğince temsil yetkisi olmadığı halde keşideci şirket adına senet imzalayan Tevfik Cantemur’un, bonoyu düzenleyen şirket adına attığı imzadan dolayı kişisel olarak sorumlu olacağı tabii olduğu, yetkisiz temsilci sıfatıyla hareket eden borçlu, bonodan dolayı düzenleyen sıfatıyla sorumlu olduğundan, davacı şirket hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılması usulsüz olduğu, senedin keşidecisinin imza ile sorumlu olup olmadığını bilebilecek durumda olması nedeniyle en azından ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekeceğinden, talebi bulunan borçlu lehine tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesini tekrarlamakla mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü ilamsız takipte borca itiraz ile takibin iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. İİK’nın 16.maddesi, TTK’nın 686, 778., 790 ıncı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.