Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8793 E. 2023/2002 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8793
KARAR NO : 2023/2002
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borca itiraza ilişkin uyuşmazlıktan dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; itirazın kısmen kabulü ile muteriz borçlu şirket yönünden istemin reddine, muteriz borçlular … ile … yönünden ise istemin kısmen kabulü ile takibin 29.009,00 Euro asıl alacak ve 66,76 Euro işlemiş faiz ile asıl alacağa 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince işleyecek faiz şeklinde takibin devamına, fazla istenen işlemiş faiz yönünden takibin durdurulmasına, tarafların tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararın muteriz borçlular ile alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurularının esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ
Muteriz borçlular itiraz dilekçelerinde; taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesi gereğince sözleşme konusu traktörün satış bedeli için alacaklıya 5 adet bono verildiğini, takip konusu senedin bu bonolardan biri olduğunu, bonoların tarihleri ile sözleşme tarihinin, tutarının ve taraflarının uyumlu olduğunu, bu suretle takip konusu senedin söz konusu sözleşmenin teminatı olarak verildiğinin açık olduğunu, senedin kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi unsuru taşımadığını, takipten öncesi için istenen %18,25 oranında faizin neye göre istendiğinin belli olmadığını, takip konusunun yabancı para alacağı olması nedeniyle 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesine uygun olarak faiz istenebileceğini ve takipten sonrası için istenen faizin de hatalı olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; takip konusu senedin teminat senedi olmayıp satış sözleşmesinden doğan kira borçlarının ödenmesi için verildiğini, alacaklının finansal kiralama şirketi olması nedeniyle tacir sıfatı bulunduğundan 3095 sayılı Kanun gereğince avans faizi istenmesinin yerinde olduğunu ileri sürerek, itirazın reddi ile takip konusu alacağın en az %20’si oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirket yönünden itirazın İİK’nın 168. maddesi gereğince yasal 5 günlük süre içerisinde olmadığı, diğer borçluların teminata dayalı borca itiraz iddiasının ise yazılı delille ispatlanamadığı, takip konusu alacağın yabancı para olduğu nazara alındığında alacaklının seçimlik hakkını ödeme tarihindeki rayice göre belirlemesi nedeniyle bu alacak için takip tarihine kadar 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesinde düzenlenen faizin istenebileceği gerekçeleri ile muteriz borçlu şirket yönünden istemin süreden reddine, diğer muteriz borçlular yönünden ise işlemiş faiz ile işleyecek faiz oranına ilişkin itirazlar yönünden istemin kısmen kabulüne karar verildikten sonra, takibin sadece faiz yönünden durdurulması nedeniyle borçlular aleyhine, kötü niyeti olmadığından bahisle de alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmediği belirtilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular ile alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Muteriz borçlular istinaf dilekçelerinde; borçlu …’na ödeme emrinin 30.3.2021 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle diğer borçluların da takibi bu tarihte öğrendiğini, finansal kiralama konusu bedeller ile senet bedellerinin aynı olması nedeniyle senedin teminaten verildiğinin açık olduğunu, satış sözleşmesi gereğince verilen senedin kayıtsız şartsız para borcu içermemesi nedeniyle kambiyo senedi vasfı bulunmadığını ve bu hususun kamu düzeninden olması nedeniyle borçlu şirket yönünden de itirazın esasının incelenmesi gerektiğini, bir kısım borçlu yönünden mahkemece belirlenen düşük oranlı faizden takibe devam edilmesi karşısında borçlu şirket yönünden istemin süreden reddi nedeniyle daha yüksek oranda faiz üzerinden takibe devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, takipten önceki dönem için istenen işlemiş faizin tümünün iptali gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Alacaklı istinaf dilekçesinde; ticari işlerde 3095 sayılı Kanun gereğince TCMB’ce belirlenen avans faizi oranlarının uygulanması gerektiğinden bahisle mahkemenin faize ilişkin kararın hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçeler tekrar edilmekle birlikte, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda devlet bankalarınca fiilen uygulanan faiz oranları belirlenmek suretiyle en yüksek faiz oranına göre hesap yapılması gerekirken TCMB’ce belirlenen faiz oranlarına göre hesap yapılmasının hatalı olduğuna işaret edildikten sonra, alacaklının istinaf başvurusunda, bu hususu ileri sürmeksizin avans faizi oranlarının esas alınması gerektiğini istinaf nedeni yaptığı gerekçesiyle bu yönden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmadığı belirtilerek, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 168., 169., 3095 sayılı Kanun md. 4/a,

3. Değerlendirme
Alacaklının 25.6.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve aşamalarda avans faizi uygulanması gerektiği iddiasına dayandığının anlaşılmasına, temyiz dilekçesi içeriğine ve temyiz edenin sıfatına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi