YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/89
KARAR NO : 2023/2101
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 04.03.2015 havale tarihli dilekçesi ile, … 16.İcra Müdürlüğünün 2014/19574 Esas, 2014/19573 Esas, 2014/19572 Esas ve 2014/10370 Esas sayılı takip sayılı dosyaları ile, borçlu hakkında icra takibi başlatıldığı, borçlunun kesinleşen takip sonucunda yapılan taşınmaz ve … sorgularından olumsuz yanıt alındığı, borçlu … adına herhangi bir araç bulunmadığı, borçlunun mernis sistemine kayıtlı adreslerine 19.02.2014 tarihinde hacze gidildiği, … Sok., no:80/16 adresine gidildiğinde borçlunun bu adreste senelerdir oturmadığının anlaşıldığı, İİK’nın 44 üncü maddesine göre mal beyaında bulunmadığından sanık hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 337/a ncı maddesinin birinci fıkrası
gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2…. 15. İcra Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan, sanığın beraatine karar verilmiştir.
3…. 15. İcra Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 09.09.2019 tarihli ve 2019/3546 Esas, 2019/12245 Karar sayılı kararı ile “…. Vergi Dairesi Müdürlüğünün 07.05.2015 tarihli ve 7079 sayılı cevabi yazısında vergi mükellefi sanık …’nun 24.07.2013 tarihinde … Mahallesi 1659. Sokak No:14\B …\… adresinde kombi petek ticaretinden dolayı mükellefiyetinin tescil edildiği, sanığın adresinde bulunamaması nedeniyle 09.05.2014 tarihinde ise resen terk ettirildiği açıklığı karşısında sanığın sübut bulan atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine dair karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4…. 15. İcra Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan neticeten 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği, İİK’nın 44 üncü maddesindeki mal beyanında bulunma yükümlülüğünün gerçek kişi tacirlere yönelik bir yükümlülük olduğu ve ticaret şirketlerini kapsamadığı, ticaret şirketlerinin tasfiye sonrasında İİK’nın 44 üncü maddesi uyarınca mal beyanında bulunma yükümlülüğü kalkmadığından, mal beyanında bulunmadığından bahisle İİK’nın 337/a maddesi uyarınca cezalandırılmasının mümkün olmadığı, açıklanan nedenlerle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın İİK’nın 44 ncü maddesine göre terk keyfiyetini 15 günlük süre içinde kayıtlı bulunduğu ticaret sicili memurluğuna bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyanında bulunmaksızın ticareti terk ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. İcra ve İflas Kanunu’nun 44. maddesi; “Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilânlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mûtad ve münasip vasıtalarla ilân olunur” diyerek ilan etme ve ilan masraflarını da; ödeme yükümlülüğünü yüklemiştir.
Yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı ise İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun;
1-İİK 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması,
2-Mal beyanında mevcudun eksik gösterilmiş olması,
3-Aktifte yer alan malın veya yerine kaim olan değerin haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi,
4-Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesi ile diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi …) gerçekleşmesi halinde oluşacağı ve eylemden dolayı o müştekinin zarar görmüş olmasının gerektiği belirtilmiştir.
İİK’nın 337/a maddesi ile yaptırıma bağlanan eylem, tacirin ticareti terk etmesi değil, 44 ncü maddesine göre terk keyfiyetini 15 günlük süre içinde kayıtlı bulunduğu ticaret sicili memurluğuna bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyanında bulunmamasıdır.
2. Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçu İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun;seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi…) gerçekleşmesi halinde oluşacağı konusunda gerek uygulamada gerek öğretide herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması ve somut uzlaşmazlıkta; … Vergi Dairesi Müdürlüğünün 07.05.2015 tarihli ve 7079 sayılı cevabi yazısında vergi mükellefi sanık …’nun 24.07.2013 tarihinde … Mahallesi 1659. Sokak No:14\B …\… adresinde kombi petek ticaretinden dolayı mükellefiyetinin tescil edildiği, sanığın adresinde bulunamaması nedeniyle 09.05.2014 tarihinde ise resen terk ettirildiği açıklığı karşısında sanığın üzerine atılı eylemin sübut bulduğunun dosya içeriğinden anlaşılması nedeniyle; sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. O yer Cumhuriyet Savcısının, İİK’nın 44 üncü maddesindeki mal beyanında bulunma yükümlülüğünün gerçek kişi tacirlere yönelik bir yükümlülük olduğu ve ticaret şirketlerini kapsamadığı, ticaret şirketlerinin tasfiye sonrasında İİK’nın 44 üncü maddesi uyarınca mal beyanında bulunma yükümlülüğü kalkmadığından, mal beyanında bulunmadığından bahisle İİK’nın 337/a maddesi uyarınca cezalandırılmasının mümkün olmadığı, açıklanan nedenlerle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, atılı suçun unsurlarının oluştuğu ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 15. İcra Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2020/178 Esas, 2021/291 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet Savcısınca ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.