Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8908 E. 2023/3034 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8908
KARAR NO : 2023/3034
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2173 E., 2022/1242 K.
DAVACI/ALACAKLI : Afz Tekstil Tarım Ürünleri Hayvancılık ve Madencilik San. ve Tic. A.Ş.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul/İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/278 E., 2021/215 K.

Taraflar arasındaki, davalı üçüncü kişinin İİK’nın 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğundan bahisle davalının tazminata mahkum edilmesi talepli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca esastan kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; borçlunun davalı şirketten alacağının bulunduğunun taraflarınca öğrenilmesi üzerine davalıya talebleri üzerine 1. haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve ihbarnamenin davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı tarafından haciz ihbarnamesine 02.03.2018 tarihli dilekçe ile borçlunun davalıdan alacağı bulunmadığından bahisle, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalının ve borçlunun ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde taraflarınca öğrenilen taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin görüleceğini, davalının haciz ihbarnamelerine vermiş olduğu cevapların gerçek dışı beyan olduğunun ortaya çıkacağını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin miktarının taraflarınca bilinemediğini, ancak ticari defterlerin incelenmesi ile borçlunun davalıdan olan alacaklarının tespit edilebileceğini, davalının haciz ihbarnamesine gerçek dışı beyanda bulunarak yapmış olduğu itiraz sonucu müvekkilinin uğramış olduğu zararın, İİK madde 89/4’e göre davalıdan tahsili için davalıya gönderilen haciz ihbarnamesi tarihinde borçlunun davalıdan olan alacakları taraflarınca bilinemediğinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte müvekkili lehine davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde özetle ;borçlunun, …..,Ticaret A.Ş. nezdinde, işbu birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ alındığı tarih itibariyle hiçbir hak ve alacağının bulunmadığının belirtildiğini ve bu nedenle birinci haciz ihbarnamesinde belirtilen borç tutarının tümüne itiraz edildiğini, birinci haciz ihbarnamesine verilen cevapta gerçeğe aykırı herhangi bir beyan bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; borçlu şirketin açılan davada davalı olarak gösterilmesinin yerinde olmadığını iddia ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; …., Ticaret A.Ş. (Migros Ticaret A.Ş.)’nin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için 28.05.2019 tarihli, bilirkişi raporunun düzenlendiği, 26.02.2018 tarihi itibari ile SAB İnşaat’ın Kipa /Migros’tan alacağı bulunmadığı gibi, davalı …Ş. (…. Ticaret A.Ş.)’ye 118,00 TL borcunun bulunduğunun bildirildiği, borçlu davalı SAB İnşaat … Ltd. Şti.’nin ticari defter ve belgelerinin teminin mümkün olmadığı, davanın ispat edilemediği gerekçeleri ile davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı, Migros Tic. A.Ş. (….., Tic. A.Ş. ) kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan …Ü.T. uyarınca 1.360,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, bu davalıya verilmesine, davalı müflis SAB İnşaat Ltd. Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.360,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, bu davalıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket ile ilgili BA-BS formlarının celp edilmediği, bu formlar celp edilseydi bu iki şirket arasında ticari ilişki bulunduğunun anlaşılacağı, borçlu şirket defterlerini sunmadığı ve üçüncü kişi şirket haciz ihbarnamesine haksız olarak itiraz ettiği halde her iki şirket lehine davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedildiği, dava dilekçesinde davalı olarak üçüncü kişi şirket gösterildiği ve tazminat üçüncü kişi şirketten talep edildiği, borçlu şirket davanın tarafı olmadığı halde borçlu lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı üçüncü kişinin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bilirkişi raporuna göre, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliğ edildiği tarih itibariyle borçlunun üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, muaccel bir alacağı bulunmadığı, mahkeme tarafından usulünce araştırma yapıldığı, buna rağmen borçlunun ticari defterlerine ulaşılamadığı, bu nedenle borçlunun ticari defterleri üzerinde bilirkişiye inceleme yaptırılamadığı, borçlunun ticari defterlerinin usulünce araştırılmadığının istinafta ileri sürülmediği, davacının ilk derece mahkemesindeki yargılamada ayrıca ve açıkça BA/BS formlarının celp edilmesi talep etmediği, bu husus ile vergi kayıtlarının celp edilmiş olması ve davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olması birlikte değerlendirildiğinde BA/BS formlarının celp edilmemesi kaldırma nedeni olarak kabul edilmediği, davacı, davasını ispat edemediğinden ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava dilekçesinde haciz ihbarnamesine itiraz eden üçüncü davalı olarak gösterildiği, borçlunun ise davalı olarak gösterilmeyip sadece ilgisi nedeniyle borçlu olarak belirtildiği, davacı alacaklı tarafından borçluya karşı dava açılmadığı bu nedenle davanın reddi nedeniyle davacı alacaklı tarafından borçluya vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesnin doğru bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca esastan kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalı üçüncü yargılamada vekil ile temsil edildiğinden istinaf karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 1.700,00 TL vekâlet ücretinin davacı alacaklıdan alınarak davalı üçüncü kişiye verilmesine, yargılama ve istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarı ile ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı üçüncü kişinin İİK’nın 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğundan bahisle İİK’nın 89/4 maddesi gereğince davalının tazminata mahkum edilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İİK’nun 89/1, 89/4 maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.