YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8915
KARAR NO : 2022/14203
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Dava, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, borçlunun haciz mahallinde hazır olmasından dolayı mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, 06/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda 18/05/2016 tarihinde haczedilen ve üzerine istihkak iddia edilen C, D, E, M ve L harfleri ile gösterilen mahcuzların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve faturalarının bulunduğunun belirtildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince,hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davaya konu haczedilen menkullerin davacı tarafından satın alındığı, davaya konu menkullerin davacının ticari defterinde kayıtlı olduğu, fatura bedellerinin borçlu tarafa ödendiği, ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı olduğu, fatura tarihlerinin haciz tarihinden önce olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı gibi haciz sırasında da haciz mahallinde borçlu hazır bulunmuştur. Öte yandan, üçüncü kişi şirket belli bir süre borçlu şirketin alt kiracısı olarak haciz mahallini kullanmış, borçlu şirketin haciz mahallinden taşındıktan sonra 1.5.2015 tarihinde haciz adresinde faaliyete başlamıştır. Buna göre, İİK’nın 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davacı 3. kişinin dayandığı, borçlu tarafından üçüncü kişi adına düzenlenmiş borcun doğumundan sonraki tarihleri taşıyan faturalar olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda haciz tutanağında C, D, E atık yağ stok Tankları olarak belirtilen mahcuzların, davacının ticari defterlerinde stok tankı 3 AD. olarak kayıtlı olduğu, Atık Yağ veya C, D, F şeklindeki özelliklerinin ticari defterlerde yazılı olmadığı,yine haciz tutanağında M ve L Baz yağı stok
tankları olarak belirtilen mahcuzların, fatura da “Paslanmaz Stok Tankı (35 m, 9 m) açıklaması ile 2 adet (M) (1) toplam 25.000,00 TL” olarak kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinde Geyve 2076 pılı Tesix Makine ve Cihazları olarak kayıtlı olduğu, baz Yağı veya M, L şeklindeki özelliklerinin ticari defterlerde yazılı olmadığının belirtildiği görülmekle hacze konu mahcuzların delil olarak dayanılan faturadaki mal olduğunun net olarak söylenemeyeceği anlaşıldığından davacı 3.kişi tarafından delil olarak sunulan belgeler mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli görülmemiştir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ : Davalı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 29.12.2021 tarih, 2021/2886 Esas, 2021/3540 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 15.3.2021 tarih, 2019/612 E. – 2021/232 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 28.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.