YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8942
KARAR NO : 2023/2187
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki icra emrinin takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlular ve davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak şikayetin reddine, ret gerekçesine dayalı olarak da davacı borçluların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular dava dilekçesinde; haklarında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte ipotek veren …’a takipten önce herhangi bir ihtarat yapılmadığını, ihtarat yapılmadıkça üçüncü kişi yönünden borç muaccel olmayacağı için takip yapılamayacağını belirterek TMK’nın 887.maddesine dayalı olarak … yönünden takibin iptalini, … yönünden ise ipoteğin kesin borç ipoteği olmadığını, ipoteğin limit ipoteği olduğu, ortada kesin borç ipoteği olmadan icra emri gönderilmesinin mümkün olmadığını, alacağın muaccel hale gelmediğini, …’ın takip öncesinde alacaklıya cevabı ihtarname gönderdiğini, bu ihtarname ile de sabit olduğu üzere alacağın henüz muaccel hale gelmediğini, borçlu … vekili, 10.06.2019 tarihli ek beyan dilekçesi ile de …’a ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, bu taşınmazın aile konutu olup ipoteğin tesisi sırasında eş rızasının alınmadığını, ipotek tesis edilirken faiz oranı %27 olarak belirtilmiş olduğu halde takipte %33 ve % 58,80 temerrüt faizi talep edildiğini, belirterek icra emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı tarafından verilen cevap dilekçesi ile şikayetin reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu aldırılmış olup 29.08.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda talep edilebilecek alacak miktarları belirlenmiş olmakla ve …’ın asıl borçlu olduğu krediden dolayı ipotek veren sıfatıyla sorumluluğunun ipotek limiti olan 350.000,00 TL olduğu da belirtilerek davanın kısmen kabulü ile İcra emrinin ticari kredili mevduat hesabı işlemiş faiz alacağının 7.063,27 TL, … nin 353,16 TL, teminat mektubu alacağının işlemiş faizinin 4.910,58 TL, … nin 245,53 TL, taksitli ticari kredi işlemiş faiz alacağının 906,24 TL, … nin 45,31 TL, çek kredisinden kaynaklanan alacak faizinin 128,05 TL, … nin 6,40 TL olarak düzeltilmesine, bu alacak kalemlerini aşan kısım yönünden icra emrinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular ve davalı alacaklı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Alacaklı istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan 29.08.2019 tarihli raporu kabul etmediklerini, raporda …’a ihtarname gönderilmediğinin belirtildiğini, bu hususun doğru olmadığını, takip öncesinde ipotekli taşınmaz malikinin üç ayrı adresine hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, davacıların takip öncesinde temerrüde düşürüldüğünü, davanın kötü niyetli olarak açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını ve şikayetin reddini talep etmiştir.
Davacı borçlular katılma yoluyla istinaf yoluna başvurarak dava dilekçesini tekrar etmiş, kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davalı alacaklı tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde; hesap kat ihtarnamesinin …’ın üç ayrı adresine tebliğe çıkartıldığı, ipotekli taşınmaz malikinin resmi senette yer alan adresi olan Kemalettin Sami Paşa Caddesi No: 31/3 Subayevleri Keçiören … adresine çıkartılan tebligatın muhatabın taşındığından bahisle 04.01.2019 tarihinde iade edildiği, … Caddesi… …/… adresine çıkartılan tebligatın 0401.2019 tarihinde iade edildiği, son olarak … … Sokak…. No: 9 … adresine çıkartılan tebligatın 04.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş olup takip öncesinde hesap kat ihtarnamesinin …’a tebliğe çıkartıldığı ve İİK 150/ı-son cümle uyarınca tebliğ edilmiş sayılma halinin gerçekleştiği anlaşıldığından bu iddianın yerinde görülmediği, … vekili 03.06.2019 tarihli ek beyan dilekçesiyle, aile konutu iddiasıyla eş rızasının alınmadığını ayrıca aile konutu da olan taşınmaza ipotek tesis edilirken faiz oranı %27 olarak belirtilmiş olduğu halde takipte %33 ve % 58,80 temerrüt faizi talep edilmiş olup, bu durumda taahhüdüne ve sözleşmeye açıkça aykırı olduğunu belirterek icra emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş ise de öncelikle 1903.2019 tarihli şikayet dilekçesinden sonra yeni bir beyan dilekçesi sunularak basit yargılamaya tabi olan icra mahkemesinde söz konusu iddiaları ileri sürelemeyeceği, kaldı ki …’ın ipotekli taşınmaz maliki olup ancak, İİK’nın 149/a maddesi atfıyla 33. madde gereğince itfa, imhal veya zaman aşımı iddiasında bulunma hakkına sahip olduğu, … vekilinin 03.06.2019 tarihli dilekçesinde bu maddelere dayalı bir iddia ileri sürülmemiş olup yine her ne kadar şikayetçi borçlu Mehmet Özcan hesap kat ihtarnamesine itiraz ettiğini belirterek buna dair cevabi ihtarname başlıklı belge sunmuş ise de söz konusu “cevabi ihtarname” başlıklı belgenin incelendiği, ihtarnamedeki beyanların itiraz mahiyetinde olmadığı, Mehmet Özcan ve İlker Özcan tarafından alacaklı taraftan muacceliyete dair belgelerin istendiği anlaşılmış olup takip öncesinde her iki borçlu yönünden geçerli olacak şekilde hesap kat ihtarnamelerinin tebliğ edildiği, limit ipoteğine dayalı olarak usulüne uygun olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı nedenle mahkemece şikayetin reddi yerine, her iki borçlu açısından geçerli olacak şekilde icra emrinde talep edilen bedellere dair bilirkişi raporu alınması ve icra emrinin kısmen iptaline karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine, kaldırma sebebine göre de borçluların istinaf başvurusu yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlular dava dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra emrine itiraz ve takibin iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 16. madde, 149. madde, 150 madde, Türk Medeni Kanunu 887. madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.