Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8961 E. 2023/2155 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8961
KARAR NO : 2023/2155
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin 09.02.2021 olarak düzeltilmesini ve tebliğin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, borçlu yanca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünün tespiti ile tebliğ tarihinin 08.02.2021 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlunun ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik şikayetini, İİK’nın 16/1. maddesi gereğince bu işlemi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde icra mahkemesine yapması zorunludur (HGK’nın 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E., 1991/344 K. sayılı kararı).
Diğer taraftan; 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince; tebligatın usulsüz olması halinde, muhatabı tebliğinden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK’nın 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı).
Öğrenme tarihinin belirlenmesi açısından şikayetçi borçlunun bildirdiği tarih esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulu’nun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez.
Somut olayda öğrenme tarihinin tespitine esas olmak üzere alacaklı tarafça … İcra Müdürlüğünün 2020/14413E ve 2020/146602Esas sayılı dosyaları üzerinden yapılan işlemler nedeniyle borçlunun takipten 09.02.2021 tarihinden çok önce haberdar olduğunu bildirdiği görülmektedir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu yasa hükümlerine uygun biçimde saptanmış ise de, alacaklının borçlunun takibe muttali olduğu tarihin daha evvel olduğuna ilişkin itirazları kapsamında bildirmiş olduğu … İcra Müdürlüğünün 2020/14413 E.-2020/146602 K. sayılı dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve

bu takip dosyalarından yapılan işlemler nedeni ile borçlunun şikayete konu takipten ve tebligattan haberdar olup olmadığı tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bildirilen icra dosyasında borçlunun farklı bir vekille temsil edildiğinden bahisle icra dosyasındaki tebligattan haberdar olduğunun kabul edilemeyeceğine dair yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan Bölge Adliye Mahkemesince işlem tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılan Tebligat Tüzüğüne atıf yapılarak hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesinin 12.05.2022 tarih ve 2021/3229 E. – 2022/1224 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.