Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8970 E. 2023/2373 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8970
KARAR NO : 2023/2373
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki meskeniyet şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dilekçesinde; haczedilen taşınmazın mesken olarak kullanıldığını ileri sürerek meskeniyet şikayetinde bulunmuş ve haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin mevcut olduğunu, isteğe bağlı ipotek tesisinin haczedilmezlik şikayetine engel olduğunu, borcunu ödemekle yükümlü olan borçlunun mütevazı bir hayat sürmesi ve meskenini bu şartlar dahilinde seçmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın ……,’de ……, ……, Mahallesinde bulunduğunu, konumu itibari ile merkezi ve değerli bir taşınmaz olduğunu, söz konusu evin haline münasip olmadığının keşif ve bilirkişi incelemesiyle açığa çıkacağını belirterek, şikayetin reddine, dava konusu taşınmaz üzerine konan haciz ve satışa yönelik işlemlerin devamına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haczedilen meskenin borçlunun haline münasip evi olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf dilekçesinde özetle: mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın haline münasip ev olmadığını, haczedilmesi için herhangi bir engel bulunmadığını, borçlunun içinde bulunduğu tüm öznel koşullar göz önünde tutularak, aynı çatı altında borçlu ile birlikte bulunan kişilerin aile ferdi sayılıp sayılmayacağı karara bağlandıktan sonra evin haline münasip olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, somut olayda davacı borçlunun bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin de sosyal ve ekonomik durumları, malvarlığı araştırmaları göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının birlikte yaşadığı kişilerin sosyo ekonomik durumunun da göz önünde bulundurulması gerektiğinin Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz üzerinde taşınmazın tapu kaydında 19.06.2013 tarih ve 5888 yevmiye numarası ile konulan haciz tarihinden önce … A.Ş. adına ipotek kaydı bulunduğu görülmüş olup, … A.Ş.’ye müzekkere yazılarak, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 19.06.2013 tarih ve 5888 yevmiye sayılı ipoteğin devam edip etmediğinin ve borca konu kredinin niteliğinin (mesken, zirai, esnaf gibi zorunlu kredilerden olup olmadığının) bildirilmesi istenmiş, 20.06.2019 tarihli yazı cevabında söz konusu ipoteğin devam ettiği ve konut kredisi ipoteği olduğunun bildirildiği, mahkemece bankaya yeniden yazı yazıldığı, 10.10.2019 tarihli yazı cevabında ipotekle ilgili olarak 19.06.2013 tarihinde konut kredisi kullandırıldığı, kredi ödemelerinin ve ipoteğin devam ettiğinin bildirildiği, yazı ekinde gönderilen ipotek senedi ve ipotek talepnamesinin içeriğine göre, ipoteğin davacı lehine açılmış ve açılacak konut finansmanı kredileri ile diğer sözleşmeler ve anılan sözleşmelerin eki ve ayrılmaz parçası olan her bir kredi sözleşmesi ve/veya kredi kartı dahil her türlü tüketici kredisi sözleşmeleri kapsamında açılmış ve açılacak kredilerden doğmuş ve doğacak alacakların teminatını teşkil etmek üzere taşınmaz üzerine … lehine ipotek konulduğu, haciz tarihinden önce verilen ipoteğin doğmuş ve doğacak tüm borçlar için verildiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Temyiz dilekçesinde özetle; ipoteğin sadece ilgili banka lehine verildiği, kredinin zorunlu kredilerden olan konut kredisi olduğu, meskeniyet iddiasını ortadan kaldırmayacağı gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meskeniyet şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 82 inci maddesinin 12. fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin konut kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır.

2.Somut olayda, ipoteğin dayanağı olarak gösterilen ipotek talepnamesinde ipoteğin konut finansmanı ve tüketici kredilerinin teminatını teşkil etmek üzere talepte bulunulduğu, ipoteğin meskeniyet şikayetine esas alınmasına ilişkin resmi senette ise konut alımı nedeni ile ipotek tesis edildiği, ipoteğin türünün ve miktarının resmi senette yer almadığı, bu ipoteğin mahiyeti itibari ile meskeniyet şikayetine engel olmadığı, bu nedenle alacaklının sair istinaf talepleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.