Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8986 E. 2023/2370 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8986
KARAR NO : 2023/2370
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki şikayetten dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi ipotek veren vekili dilekçesinde; ipotek veren aleyhinde başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte (ör 6) kefaleti yönünden TBK’nın 583. maddesindeki şartların sağlanmadığı, bu nedenle kefaletin geçersiz olduğu, ipotek veren hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamayacağı, ayrıca takip talebi ve icra emrinde de sadece ipotek limiti kadar sorumlu olduğunun açıkça belirtilmediği ileri sürülerek takibin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; daha önce takibin iptaline yönelik şikayette bulunulduğu, şikayetin reddedildiği ve bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 06.07.2020 tarih ve 2019/14382 E. – 2020/6329 K. sayılı kararı ile onandığı, takibe ipotek veren sıfatı ile başlandığı, takip talebinde ve icra emrinde “600.000 TL ipotek tutarı limitine ulaşıncaya kadar” ibaresinin yer aldığını belirterek şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limit aşımına ilişkin şikayetin, aynı şikayet sebebi, Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi 2017/985 Esas ve 2019/574 Karar sayılı 25.06.2019 tarihli ilamı ile incelenmiş ve şikayetin esası incelenerek davanın reddine dair karar verilerek anılan kararın 06.07.2020 tarihinde kesinleştiği, bu kararın limit aşımı şikayeti yönünden kesin hüküm teşkil ettiği, İİK’nun 149/a maddesinin yollmasıyla İİK’nun 33. maddesi uyarınca limit aşımı dışındaki şikayetlerin ise 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olduğu, sair şikayetlerin süresinde olmadığı gerekçesi ile limit aşımı şikayetinin kesin hüküm nedeni ile reddine, sair şikayetlerin süreden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf dilekçesinde özetle; limit aşımı ile ilgili bir şikayetlerinin olmadığını, kefalete ilişkin TBK 583. maddesinde geçen şartların sağlanmadığı, şikayet konusunun takip dayanağı belgenin ilam hükmünde belge olmadığına yönelik olup, İİK’nın 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu, ayrıca ipotek verenin ipotek limiti ile sorumlu olduğunun belirtilmediği ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak şikayetin kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limit aşımı dışındaki şikayetlerin icra emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük süreye tabi olduğu, dava dilekçesinin son paragrafında ipotek limitine yönelik limit aşımı şikayetinin bulunduğunun kabulünün gerektiği, bu şikayetin kesin hüküm nedeni ile reddinin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesinin tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibe yönelik şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 16. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2 inci fıkrası göndermesiyle 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.