Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9012 E. 2023/2042 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9012
KARAR NO : 2023/2042
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile; takibin davacı şirket yönünden durdurulmasına, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takip konusu çeklerde şirket adına atılan imzaların kşirket yetkilisine ait olmadığı, takip alacaklısına hiçbir borcu bulunmadığı gibi anılan şahıslar lehine keşide ve imza ederek verdiği her hangi bir çek olmadığını, takibin teminatsız olarak takibin tedbiren durdurulmasına, yapılacak yargılama neticesinde takibin iptali ile davalı aleyhine tazminata hükmolunarak, yargılama giderleri ile ücreti vekaletinde davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; haksız ve kötüniyetli davacının dayanaktan yoksun, mesnetsiz, tamamen soyut iddialarla müvekkilinin alacağını tahsil etmesine mani olma kastıyla ikame edilmiş davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu çeklerin keşide tarihi itibariyle şirket tek yetkilisinin … olduğu, ancak davaya konu çeklerin vadeli verildiğine dair dosyaya tahsilat makbuzu sunulduğu, şirket eski yetkilileri … ve …’ın da imza örnekleri alınarak grafolog bilirkişiden rapor talep edildiği, söz konusu raporda davaya konu çek üzerindeki imzaların davacı şirket eski yetkilileri … ve …’a ait olduğunun tespit edildiği, borçlu şirketin sorumluluğunun devam ettiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Borçlu istinaf başvurusunda; bilirkişi raporuyla takibe dayanak çeklerin üzerindeki imzanın şirket yetkilisi … ait çıkmadığını, çekin keşide tarihinde… müvekkil şirketin tek sahibi ve yetkilisi olduğunu, davalı tarafından dava konusu çeklerin ileri tarihli olarak kendilerine ciro yoluyla geçtiğini iddia ettiğini, davalı tarafça ileri tarihli çek iddiasının ispat edilemediği ileri sürülmüştür.
2.Alacaklı istinaf başvurusunda; taraflarınca talep edilen tazminatın takdirine yer olmadığına karar verildiğini, mahkemece inkar tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek inkar tazminatı takdirine yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince alınan raporda çekler üzerinde şirket adına atılan imzaların şirket yetkilisi …’nin eli ürünü olmadığı, sol bölümdeki imzaların …’e ait olduğu, sağ bölümdeki imzanın …’a ait olduğunun bildirildiği, şirketin ticari sicil kaydına göre; … ve …’in şirketi temsil yetkisinin 06.08.2018 tarihinde sona erdiği, …’ nin göreve başlama tarihinin 06.08.2018 tarihi olduğu, takibe konu çeklerin keşide tarihlerinin 30.12.2018 (2 adet), 20.01.2019, 25.01.2019 tarihleri olduğu, … bu tarihlerde şirket yetkilisi olan …’nin imzasının bulunmadığı, davalı alacaklının sunduğu tahsilat makbuzlarında davacının imzasının bulunmadığı, böylelikle alacaklının çekin ileri tarihli düzenlendiği iddiasının davacı borçlu tarafın imzasını taşıyan bir belge ile ispatlayamadığı belirtilerek davalının istinaf talebinin reddine, davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, borçlu şirket yönünden takibin durdurulmasına doğrudan ilişki bulunmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz başvurusunda; çekleri ciro yoluyla alan yetkili hamil olduğunu, teslim tutanağının çekleri teslim alan tarafından düzenlenmesi gerektiği, böyle bir belgenin borçlu tarafından oluşturulmayacağı, takip konusu çeklerin borçlu … Ltd. Şti. tarafından gene takip borçlusu … Taahhüt Ltd. Şti’ne tahsilat makbuzlarında gösterilen tarihlerde miktarları ile künyeleri yazıldığı üzere teslim edildiği, tahsilat makbuzlarında borçlunun imzasının olmadığından bahisle davanın kabulüne ilişkin verilen kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık imzaya itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK.nun 169/a maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.