Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9030 E. 2023/1981 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9030
KARAR NO : 2023/1981
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret/İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki takibin iptali talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.

Kararın davacılar/ borçlular vekili (katılma yoluyla) ve davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının ayrı ayrı esastan reddiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile takibin iptaline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar/borçlular vekili (katılma yoluyla) ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takip alacaklısı ile aralarında imzalanan acentelik sözleşmesi uyarınca takip konusu bononun takip alacaklısına verildiğini sözleşmenin ikinci maddesi uyarınca bono bedelinin ödenmesinin şarta bağlandığı dolayısıyla bononun kayıtsız şartsız para borcu ikrarını ihtiva etmediğini, İstanbul … İcra Daireleri’nin yetkili olduğunu, talep edilen faizin hukuka aykırı olduğunu, herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek takibin durdurulmasını ve yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; acentelik sözleşmesi uyarınca takip konusu bononun ödeme aracı olarak alındığını teminat olmadığını beyan ederek talebin reddine ve yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip alacaklısının kabulünde olduğu üzere bononun acentelik sözleşmesi kapsamında ödeme aracı olarak teslim edildiği, aynı sözleşmede bono bedelinin ödenmesinin şarta bağlandığı dolayısıyla bononun kayıtsız şartsız belli bir borcu ödeme vaadi içermediğinden, davacıların şikayetinin kabulüne, İİK’nın 170/a maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takibin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili (katılma yoluyla) ve davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar/ borçlular vekili istinaf dilekçesinde (katılma yoluyla); aleyhine başlatılan takip nedeniyle zarara uğradığını, lehe tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; takip konusu bononun ödeme aracı olarak verildiğini acentelik sözleşmesinde teminat senedi olarak başka bir senedin verileceği açıkça yazılı olduğundan mahkeme kararının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 58. ve 60. maddeleri uyarınca yabancı para alacağı üzerinden başlatılan takiplerde alacağın Türk Parası karşılığının gösterilmesi gerektiği, kamu düzeni ile ilgili bu meselenin süresiz şikayet konusu olduğu, mahkemelerce resen dikkate alınması gerektiği, takip talebinde ve ödeme emrinde takip alacaklısı tarafından yabancı para alacağının Türk parası karşılığı gösterilmediğinden mahkemece takibin bu sebeple iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle, tarafların istinaf talebinin ayrı ayrı reddine, HMK 353 (1) b-2 md. gereğince İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkames’nin 22.02.2022 tarih, 2021/648 Esas ve 2022/185 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar/ borçlular vekili (katılma yoluyla) ve davalı alacaklı vekili temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar/ borçlular vekili temyiz dilekçesinde (katılma yoluyla); aleyhine başlatılan takip nedeniyle zarara uğradığını, lehe tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; takip konusu bononun ödeme aracı olarak verildiğini acentelik sözleşmesinde teminat senedi olarak başka bir senedin verileceği açıkça yazılı olduğundan mahkeme kararının hatalı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kanuna uygun takip başlatılıp başlatılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 58. ve 60. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.