Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9141 E. 2023/1868 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9141
KARAR NO : 2023/1868
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

Taraflar arasındaki, davalı üçüncü kişinin İİK’nun 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğundan bahisle İİK’nun 338 inci maddesi gereğince sanığın cezalandırılması ve davalının tazminata mahkum edilmesi talepli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 08.05.2018 tarihli ve 2017/2056 Esas, 2018/5712 Karar sayılı kararı ile mahkeme kararının tazminat kararı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı/ alacaklı vekili dava dilekçesinde; alacaklının alacağının tahsili amacıyla yapılan takipte üçüncü şahsa gönderilen İİK’nun 89/1 inci haciz ihbarnamesinin 13.11.2014 tarihinde …’ya tebliğ edildiğini, davalının 20.11.2014 tarihinde verdiği cevapta, borçluya hiçbir borcunun bulunmadığını bildirdiğini, ancak üçüncü şahsın yalan beyanda bulunduğunu, gerçeğe aykırı olarak haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini beyanla sanığın İİK’nun 338 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına ve

aynı kanunun 89 uncu maddesi gereğince 50.000,00 TL tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı/ üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde; davalının haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi itibariyle … Dış Ticaret Ve … A.Ş.’ye herhangi bir borcunun bulunmaması nedeniyle ihbarnameye itiraz edildiğini, haciz ihbarnamesine vekille itiraz edilmesi nedeniyle sanığın sorumlu tutulamayacağını, söz konusu davada iflas erteleme talepli açıklanan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davalının … Dış Ticaret Ve … A.Ş.’ye borçlu olduğuna dair herhangi bir delil sunulamadığını, davacı tarafından davalının … Dış Ticaret Ve … A.Ş.’nin kefili olduğundan bahisle … 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1421 Esas sayılı dosyası ile 6.032.488,00 TL bedelli alacak davası ikame edildiğini ve davanın halen devam ettiğini, ayrıca davacı tarafından davalı aleyhine açılan … 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/540 Esas sayılı dosyası ile açılan tasarrufun iptali davasının da halen devam ettiğini, davacının asılsız iddialar ile davalı aleyhine davalar ikame ettiğini, davalının … Dış Ticaret Ve … A.Ş.’ye bir borcunun olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 05.04.2016 tarihli ve 2014/809 Esas, 2016/196 Karar sayılı kararı ile; takip dosyası ve tarafların beyanları, alınan bilirkişi raporu ve yapılan yargılamalar sonunda, müştekinin davalı sanık …’ya İİK’nun 89/4 maddesine aykırı beyanla ilgili İİK’nun 338/1 inci maddesi gereğince cezalandırılması talebinin, tüm dosya kapsamında müşteki tarafından isnat edilen suçun oluşmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında koşulları oluşmayan suçtan beraatine, karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/müşteki vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 08.05.2018 tarihli ve 2017/2056 Esas, 2018/5712 Karar sayılı “…a)Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan kurulan beraat hükmünün onanmasına, b)Tazminat istemine yönelik yapılan incelemede; şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde, İİK’nın 338. maddesi uyarınca cezalandırma isteği ile birlikte aynı Kanun’un 89/4. maddesi uyarınca da tazminat isteminde bulunması karşısında, Mahkemece; İİK’nın 89/4. maddesindeki “İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü gözetilerek, şikayetçi vekilinin İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca tazminat talebi hakkında da hüküm kurulması gerekirken bu konuda hüküm kurulmaması,…” gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.11.2020 tarihli ve 2018/273 Esas, 2020/416 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay bozma kararı sonrasında dosyanın 2018/273 esas sayısına kayıt edilerek, yeniden başlatılan yargılamasında tarafların beyanlarının alındığı, beyan ve delilleri ve aynı zamanda dosyada alınan bilirkişi raporunda haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 13.11.2014 tarihi itibarıyla sanık …’nın yetkilisi bulunduğu şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı tespitine varılmış, alınan bilirkişi raporu ve

dosyadaki tüm delillerin karar verilmesine elverişli olduğunun görülmesi üzerine müşteki şikayetçinin tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

VII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik, yetersiz ve hatalı rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, …’nın herhangi bir üçüncü şahıs olmadığını, alacaklı şirkete borçlu olan … Dış Ticaret Ve … A.Ş’nin ortağı olduğunu, 19.11.2019 tarihli duruşmada rapora yapılan itirazların yerel mahkemece dikkate alınmadığını, sanık … ve … Dış Ticaret Ve … A.Ş’nin diğer ortağı hakkında hileli iflas suçundan dolayı … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/287 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda sanıkların suçu işledikleri sabit olduğundan mahkumiyet kararı verildiğini, borçlunun üçüncü kişilerle anlaşarak alacaklıyı zarara uğratmasının mümkün olduğunu, hileli iflas suçundan dolayı … 19. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada borçlu … Dış Ticaret Ve … A.Ş. ortaklarının işlemler yaparak bilerek borçlandırdıklarının ispatlandığını, sanık …’nın kasıtlı olarak yalan beyanda bulunduğunu, bu yalan beyanını desteklemek için ticari kayıtlar ile oynadığının ifade edildiğini, bu sebeple mahkemenin tüm bu açıklamaları dikkate alarak bilirkişi incelemesi yaptırması gerekirken, eksik, yetersiz bilirkişi incelemesine dayanarak hüküm oluşturmasının kabul edilemez olduğunu ve bozmayı gerektirdiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı üçüncü kişinin İİK’nun 89/1 inci haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğundan bahisle İİK’nun 89/4 üncü maddesi gereğince davalının tazminata mahkum edilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanununun (2004 sayılı Kanun) 338 ve 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89uncu maddesinin dördüncü fıkrası

3. Değerlendirme
1.İlk Derece Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz sebeplerinin reddiyle bozma gereğine ve usule uygun mahkeme kararının İİK’nın 366. ve HUMK’nın 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA),

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

İlamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.