Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9163 E. 2023/1882 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9163
KARAR NO : 2023/1882
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki meskeniyet şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun gerekçeye yönelik kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi 3. Kişi dava dilekçesinde; haciz konulan taşınmazın haline münasip konutu olduğunu, takip borçlusu olan eşinin rızası olmadan bankadan kredi çektiğini beyan ederek haczin kaldırılmasına, satışın iptaline karar verilmesini talep etti.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; Şikayetçinin, takipte taraf olmadığını, borçlunun çektiği krediden haberdar olduğunu, eş muvafakatnamesini imzaladığını beyan ederek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu meskene ilişkin muvafakatnamedeki imzanın davacı borçlunun eli ürünü olup olmadığı hususunun tespiti için davacının imza ve yazı asıllarının bulunduğu evraklar ilgili kurumlardan celp edildiği, şikayetçiye ait imza ve yazı örnekleri alındığı, şikayetçinin ipotek muvafakatnamesindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının bilimsel olarak tespitinin sağlanması için dosyanın … … İhtisas Dairesine gönderildiği , 21.05.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre; inceleme konusu belgede …’a atfen atılı imza ile …’ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından sözkonusu imzanın …’ın ürünü olduğunun bildirildiği, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipoteklerin, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engelleyeceği, somut olayda kullanılan kredinin Genel Kredi Sözleşmesi olduğu anlaşılmakla borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunamayacağı, şikayetçinin icra takibinin borçlusu olmadığı, şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi istinaf dilekçesinde; Şikayete konu taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin kaldırılması için açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince ipoteğin mahiyeti, verilme nedeni araştırılmamıştır ve ipoteğin zorunlu ipotek olup olmadığı değerlendirilmediğini, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında borçlunun eşinin meskeniyet şikayetinde bulunabileceğine karar verildiği, aksi yöndeki kararın Anayasaya aykırılık teşkil ettiği iddia edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda takibe dayanak ipotek belgesindeki davacı muvafakat beyanı altında bulunan imzanın aidiyeti bakımından Adli Tıp İncelemesi yapılmak ve işin esasına girilmek suretiyle şikayetin reddine karar verildiğinin görüldüğü ancak öncelikle somut davaya konu icra takip dosyası kapsamında şikayetçinin taraf olmadığı görüldüğünden, takipte taraf olmayan eşin meskeniyet haczedilmezlik şikayetinde bulunup bulunamayacağının değerlendirilmesi gerektiği, TMK 194. maddeye dayanarak aile konutu ile alakalı tasarruf işlemlerinde eşin izninin alınması gerektiğini düzenleyen maddeyi, icra işlemlerinde dava hakkının dayanağı olarak göstermek icra hukukunun özüne ve ruhuna aykırı olduğu, her ne kadar Anayasa Mahkemesinin aksi yönde kararları mevcut ise de Anayasa Mahkemesi kararları bireysel nitelikte olup her olayda uygulanması gereken mutlak kurallar getirmediğinden İcra İflas yasasının emredici nitelikteki hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapılması zorunlu olduğu, tapuda malik sıfatı da bulunmayan 3. kişinin haczin kaldırılmasını istemesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla şikayete konu edilen takipte şikayetçi davacı … Kol’un takipte taraf olmadığı ve takipte taraf olmayan eşin meskeniyet haczedilmezlik şikayetinde bulunamayacağı kanaatine varıldığı, öte yandan davacının meskeniyet şikayetinde bulunduğu taşınmazın tapu kaydında alacaklı lehine tesis edilen ipoteğe dayanılarak başlatılan icra takibine yönelik olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte haciz aşaması olmadığından haczedilemezlik şikayetinde bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeye yönelik kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi temyiz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesince bireysel başvuru kararlarında borçlunun eşinin meskeniyet şikayetinde bulunabileceğine karar verildiğini, Yargıtay içtihatlarına göre zorunlu kredilerde haczedilemezlik şikayetinde bulunulabileceğini, şikayete konu taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin kaldırılması için açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini iddia etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nın 82/12. maddesinden kaynaklanan meskeniyet şikayeti ile haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 82/12. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.