Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9168 E. 2023/1885 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9168
KARAR NO : 2023/1885
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki müdürlük işleminin iptali istemli şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne müdürlük işleminin iptaline karar verilmiştir.

Kararın davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi alacaklılar vekili dava dilekçesinde; takibe konu kamulaştırmasız el atma bedeline Anayasanın 46. maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin işletilmesinin gerektiğini, 17.08.2020 tarihinde icra takip talebinde “Alacak 2” şeklinde isimlendirilen alacak kalemine kesinleşme tarihinden itibaren gecikme zammı oranı işletilmek suretiyle kapak hesabı güncellemesi yapılmasını talep ettiğini, müdürlük tarafından 24.08.2021 tarihli karar tensip tutanağı ile taleplerinin hukuka aykırı şekilde reddedildiğini iddia ederek 24.08.2021 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına ve 17.08.2021 tarihli talep gibi işlem tesis edilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
Borçlu vekili cevap dilekçesinde: alacaklıların talebinin ilama aykırı olduğunu, icra takibine dayanak ilamda davacının talebi gibi kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize ilişkin bir hüküm olmadığını, şikâyete konu takibin dayanağı olan ilamla, ilamlı icra yoluyla kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz talebinde bulunamayacağını, kamulaştırmasız el atma davaları sonucunda belirlenen tazminatlara Anayasa’nın 46/Son hükmünün uygulanmasının da mümkün olmadığını, kamulaştırmasız el atmaların, hukukumuzda haksız fiil olarak kabul edilmekte olduğunu, kamulaştırma bedelinin tespitinin değil, haksız fiil neticesinde oluşan zararın giderilmesine yönelik tazminatın tespitinin yapıldığını savunarak şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takip dosyasının incelenmesinde … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/52 Esas, 2018/277 Karar sayılı kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat ilamına dayalı olarak davacı alacaklı tarafından davalı borçlu kurum aleyhine 28.01.2019 tarihinde ilamlı takip başlatıldığı, takip talebinde asıl alacağa yasal faiz talep edildiği, ödeme emrinin davalı kuruma tebliğ edilerek takibin kesinleştiği, davacı alacaklı tarafından takibe konu ilamın 26.02.2020 tarihinde kesinleştiği, alacaklı vekilinin 17.08.2021 tarih talepli dilekçesiyle T.C. Anayasasının 46/son maddesi uyarınca ilamın kesinleşme tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanmasını talep ettiği, İcra Müdürlüğünce talebin reddedildiğinin anlaşıldığı, Yargıtay içtihatlarına göre kamulaştırma bedelinin arttırılması ilamlarında olduğu gibi, kamulaştırmasız elatma ilamlarında da ilamın kesinleştiği tarihe kadar geçen dönem için ilam uyarınca yasal faiz, kesinleşme tarihinden sonraki dönem için ise 17.10.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4709 sayılı Kanunla değişik Anayasa’nın 46/son maddesi hükmü uyarınca, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile … İcra Müdürlüğünün 2019/65 Esas sayılı takip dosyasından verilen 24.08.2021 tarihli İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasına ve takip dayanağı ilamın kesinleşme tarihi olan 26.02.2020 tarihinden itibaren Anayasa’nın 46/son maddesinde düzenlenmiş olan kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanarak İcra Müdürlüğünce dosya hesabının yapılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; dosyaya yapılan ödemelerin ihtirazi kayıtsız kabul edildiğini, dar yetkili icra mahkemesinin yetkilerini aşarak ilamın hüküm kısmını değiştirecek şekilde karar verdiğini, kamulaştırmasız el atmaların, haksız fiile dayalı tazminat niteliğinde olduğunu, Anayasa’nın 46/Son hükmünün uygulanmasının da mümkün olmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin arttırılması ilamlarında olduğu gibi, kamulaştırmasız elatma ilamlarında da ilamın kesinleştiği tarihe kadar geçen dönem için ilam uyarınca yasal faiz, kesinleşme tarihinden sonraki dönem için ise, 17.10.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4709 sayılı Kanunla değişik Anayasa’nın 46/son maddesi hükmü uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği, şikayetin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde; önceki beyanlarını tekrarlayarak yapılan ödemelerin ihtirazi kayıtsız kabul edildiğini, dar yetkili İcra Mahkemesinin yetkilerini aşarak ilamın hüküm kısmını değiştirecek şekilde karar verdiğini, kamulaştırmasız el atmaların, haksız fiile dayalı tazminat niteliğinde olduğunu, Anayasa’nın 46/Son hükmünün uygulanmasının da mümkün olmadığını iddia etti.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İcra Müdürlüğü işlemine karşı şikayet niteliğindedir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu, ilgili maddeleri 4709 sayılı Kanunla değişik Anayasa’nın 46/son maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.