Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9188 E. 2023/2124 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9188
KARAR NO : 2023/2124
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince borçlulardan … yönünden talebin kabulüne, borçlunun itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, borçlu … … yönünden itirazının kaldırılmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.

Kararın alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında kira sözleşmesi, sözleşmenin eki niteliğinde olan tadil sözleşmeleri ile ek protokol sözleşmeleri imzalandığını, kiralanan taşınmaza ilişkin 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ortak giderler ödenmediği için borçlular aleyhine ilamsız takip başlattıklarını, borçlulardan … …’un 20.11.2020 tarihli dilekçesi ile “kira sözleşmesinde imzasının olmadığını, geçerli bir kira sözleşmesi olmadığını” ileri sürerek takibe itiraz ettiğini, …’un 02.12.2020 tarihli dilekçesi ile “kiralamaya konu taşınmazı yaklaşık 2 sene önce tahliye ettiğini” ileri sürerek takibe itiraz ettiğini, 08.09.2015 tarihinde imzalanan ve kira sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olan ek protokol ile kira sözleşmesinin kira süresi yönünden uzatılmasına karar verildiğini, borçlular … ile … … … 31. Noterliği’nin 22.10.2015 tarih ve 35860 yevmiye numaralı tahliye taahhüdünü imzaladıklarını ve kiralanan taşınmazın 30.09.2020 tarihinde tahliye edileceğini taahhüt ettiklerini, … …’un, 01.05.2010 tarihli kira sözleşmesinin tadiline ilişkin 05.01.2018 tarihli ve 10.10.2018 tarihli tadil sözleşmelerini de kiracı sıfatıyla imzaladığını, tadil sözleşmeleri ile kira sözleşmesi bir bütün olup davalının takibe dayanak belgeler arasında yer alan tadil sözleşmelerine ve bu sözleşmelerde yer alan imzalarına itiraz etmediği dikkate alındığında itirazın kaldırılması gerektiğini, alacağın likit olduğunu, takibe dayanak belgeler arasında bulunan ortak giderleri gösterir borç tablosunda tüm kiracılara düşen borcun gösterildiğini iddia ederek itirazın kaldırılması ile takibin devamına, davalı/borçlular aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı/Borçlu … 31.05.2021 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini beyan etti.

Davalı/Borçlu … … vekili cevap dilekçesinde; alacaklıların İİK 68 hükmünde sayılan belgelere dayanmadığını, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, müvekkilinin 05.01.2018 tarihinde tadil sözleşmesini kiracı sıfatıyla imzaladığını, sözleşmede belirli bir alacak miktarı düzenlenmediğini, diğer borçlunun müvekkilinin boşanma aşamasındaki eşi olduğunu, aidatları ödemediğini ve müvekkiline bilgi vermediğini, alacaklılar ile işbirliği içinde müvekkilini tahliye etmeye çalıştığını, asansörü onarmadığını, bahçıvan hizmetini iptal ettiğini, bu haliyle müvekkilinin davacılara aidat ödeme yükümlülüğü kalmadığını iddia ederek davanın reddine, takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı …’un davayı kabul beyanında bulunduğu, icra takibinin dayanağı belgelerin, 08.09.2015, 05.01.2018 ve 10.10.2018 tarihlerinde tadil edilmiş haliyle 01.05.2010 tarihli yazılı kira sözleşmesi uyarınca düzenlenen ortak gider borç tablosu olduğunu, 01.05.2010 tarihli kira sözleşmesi uyarınca düzenlenen ortak gider borç tablosunun, taraflar arasında karşılıklı edimleri içeren sözleşme olup İİK’nın 68/1. maddesinde yer alan ve alacaklıya genel haciz yolu ile takip yapma imkanı tanıyan borç ikrarını içeren bir belge niteliğinde olmadığı gerekçesiyle borçlulardan … … yönünden itirazının kaldırılmasına yönelik talebin reddine, şartları oluşmadığından borçlu lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, davalı …’un kabul beyanı doğrultusunda, davacıların davalı …’un itirazının kaldırılmasına yönelik taleplerinin kabulü ile, itirazın kaldırılmasına, takibin davalı borçlu … yönünden devamına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklılar vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin davalı/borçlu … yönünden davanın kabulüne yönelik kararı usul ve yasaya uygun olup, buna yönelik bir istinaf talebimiz bulunmadığını, mahkemece davalı/borçlu … … yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, taraflarca 05.01.2018 tarihinde imzalanan ve kira sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olan ek protokol ile 01.05.2010 tarihli kira sözleşmesinin uzatılmasına karar verildiğini ve eski sözleşme uyarınca düzenlenen ortak giderler borç tablosu ve ortak giderlerin olduğunun davalı/borçlular tarafından kabul edildiğini, borçluların … 31. Noterliği’nin 22.10.2018 tarih ve 35860 yevmiye numaralı tahliye taahhüdünü imzalayarak, kiralanan taşınmazın 30.09.2020 tarihinde tahliye edileceğini taahhüt ettiklerini, ortak gider borç tablosunun sözleşmelerin ayrılmaz parçası olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak edilen 01.05.2010 tarihli kira sözleşmesi olup, sözleşmede borçlu … imzası bulunmadığı, tadil belgeleri ve tahliye taahhüdünde imzası bulunmasının neticeye etkili olmadığı, zira takibin ortak giderler borcundan kaynaklı olup, takibe ekli imzasız gelir-gider tablosunun İİK 68 madde kapsamında belge kabul edilemeyeceği, sözleşmede ortak giderlerin kiracı tarafından ödeneceği kabul edilmiş olmasına rağmen, kira sözleşmesinde ve eki protokol ve tadil sözleşmelerinde aylık net kira bedeline ilişkin sabit miktarlar mevcut olup, ortak giderlere ait belirli bir miktar yada oran bildirilmediği, dolayısıyla takip konusu alacağın varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı/alacaklılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı … ’un kira sözleşmesinde imzası olmadığından bahisle icra takibine itiraz etmiş olduğu dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunun açık olduğunu, taraflarca 05.01.2018 tarihinde imzalanan ve kira sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olan ek protokol ile 01.05.2010 tarihli kira sözleşmesinin uzatılmasına karar verildiğini ve eski sözleşme uyarınca düzenlenen ortak giderler borç tablosu ve ortak giderlerin olduğunun davalı/borçlular tarafından kabul edildiğini, borçluların … 31. Noterliği’nin 22.10.2018 tarih ve 35860 yevmiye numaralı tahliye taahhüdünü imzalayarak, kiralanan taşınmazın 30.09.2020 tarihinde tahliye edileceğini taahhüt ettiklerini, ortak gider borç tablosunun sözleşmelerin ayrılmaz parçası olduğunu, … 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2020/623 E. 2021/494 K. sayılı ve 25.05.2021 tarihli kararı ile takibin devamına ve davalı/borçlu … …’un taşınmazdan tahliyesine karar verildiğini beyan etmiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilamsız takipte borçluların borca itirazlarının kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK 68. madde.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.