YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9189
KARAR NO : 2023/1883
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki İcra Takibine İtirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; dayanak çekin ticari ilişki gereği lehtar lehine keşide edildiğini, biri takibe dayanak çek olmak üzere 2 adet çekin kargoda çalındığını, çeklerin arkasındaki lehtara ait imza ve kaşenin sahte olduğunu, takip konusu çekin zayi nedeniyle iptali talebiyle … 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/942E sayılı dosyası ile görülen davada ödeme yasağı kararı verildiğini, her iki çekin ciro silsilesinin benzer olduğunu, ciro silsilesindeki şirketlerin sık sık adres ve unvan değiştirdiğini, alacaklının yetkili hamil olmadığını, HB Kumaş Ltd. Şti.’nin çeki bankaya ibraz ettiğini, takibi ise …’ın başlattığını, müvekkilinin takibe konu çekten dolayı borcu olmadığını, borcun tamamına, tüm fer’ilerine, faize, faiz oranına itiraz ettiğini, yetkili İcra Müdürlüğünün … İcra Müdürlüğü olduğunu, çek aslı icra müdürlüğüne teslim edilmediyse bu hususa da itiraz ettiklerini beyan ederek icra takibinin durdurulmasına, … 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/942 Esas Sayılı dosyası ile görülen davanın bekletici mesele yapılmasına, icra takibinin yetkisizliğine, takibin müvekkili yönünden iptaline, davalı takip alacaklısı hakkında takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun sunduğu kargo tutanaklarının ispat gücü olmadığını, dava dilekçesinde celbi istenen belgelerin icra hukuk mahkemesinin inceleme alanında olmadığını, borca itiraz nedenlerinin genel mahkemelerde incelenebileceğini, takibin yetkili icra müdürlüğünde açıldığını, cirantalardan biri için yetkili olan müdürlüğün diğerleri için de geçerli olacağını iddia ederek davanın reddine %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etti.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklı tarafından çeke dayalı kambiyo takibi başlatıldığı, borçlu tarafından çeklerin rızası dışında elinden çıktığı ve bedelsiz olduğu nedenine dayalı olarak yapılan başvurunun, İİK’nın 168/5.maddesi kapsamında yapılmış borca itiraz niteliğinde olduğu, tedavülü sona erip ibraz edilen ve muhtelif cirolar görmüş senetlerde cirantalar atlanmak suretiyle müracaat borçlularına başvurularak senet bedelinin tahsili ile ona iadesinin mümkün olduğu, bu halde senet üzerinde ayrıca yeniden geriye dönüş ciro imzasının bulunmasının gerekmediği, birden fazla borçlu aleyhine başlatılan takipte davacının yetki itirazının süresinde olmasına rağmen diğer borçlular yönünden yetkinin kesinleştiği, borçlu tarafından çeklerin rızası dışında elinden çıktığı ve bedelsiz olduğu nedenine dayalı olarak yapılan başvurunun, İİK’nın 168/5. maddesi kapsamında yapılmış borca itiraz niteliğinde olduğu, TTK’nın 730. maddesi göndermesi ile çeklerde de uygulanması gereken aynı Kanun’un 592. maddesi uyarınca açık çek düzenlenmesinin mümkün olduğu, tamamen doldurulmamış çekin tedavüle çıkarken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, çek üzerinde yazılı tanzim tarihinin gerçekliğini ve varlığını koruduğu, anılan kısımların anlaşmaya aykırı doldurulduğu İİK’nın 169/a-1 maddesinde belirtilen nitelikte yazılı bir belge ile de ispatlanamadığı, keşide tarihi, bedel ve diğer unsurların çek aslında tedavüle çıkarılırken mevcut olması yeterli olup, çekin kambiyo vasfına sahip olduğu, gerekçesiyle davanın reddine, takip muvakkaten durdurulduğu için asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanları tekrarlayarak dayanak çekin ticari ilişki nedeniyle lehtara verildiğini, çekin kargoda kaybolduğunu, müvekkilinin satış sözleşmesinden kaynaklı borcunu lehtara ödediğini, çekin bedelsiz kaldığını, lehtarın imzasının sahte olduğunu, çekleri çalanlar hakkında … Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, çekin iptaline dair açtıkları davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesince 24.12.2020 tarihinde ödeme yasağı kararı alındığını, menfi tespit davasının … Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/574 E. sayılı dosyası ile devam ettiğini, çalınan iki çekin de aynı şüpheli ciro silsilesine sahip olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Bahçıvan Ltd. Şti.’nin … 11. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/97 E. Sayılı dosyası ile 08.02.2021 tarihinde borca ve imzaya itiraz davası açtığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında davayı hatalı olarak sadece borca itiraz davası olarak nitelendirdiğini, alacaklının yetkili hamil olmadığına ilişkin şikayetin incelenmediğini, dava dilekçesindeki tüm itirazlarının yerel mahkeme tarafından incelenmediği, ödeme emrinde geçerli bir hesap numarası bulunmadığını, dava dilekçesinde çek aslının icra kasasına verilip verilmediğinin incelenmesini, eğer çek aslı icra müdürlüğüne teslim edilmediyse , bu hususa itiraz ettiklerini bildirip ödeme emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmelerine rağmen bu hususun yerel mahkemece değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, delillerinin incelenmediğini, … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2021/509 E. Sayılı dosya ile tarafımızca menfi tespit davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu çekin kambiyo senedi vasfına haiz olduğu, takip alacaklısının çekte ciranta olup ,takip yapma hakkının mevcut olduğu, borca itirazın İİK 169/a maddesine göre, borcun olmadığının itfa veya ihmal edildiğini, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edilmesi gerektiği aynı maddenin 6. fıkrasına göre takip muvakkaten durdurulmuş ise, bu itirazın reddi halinde borçlu diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği, somut olayda, davacı tarafından takip konusu çekin kaybolduğu ileri sürülmüş ise de bu iddia iyi niyetli 3. kişiye karşı ileri sürülemeyeceğinden davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, dar yetkili icra mahkemesinde görülemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu temyiz dilekçesinde; hem İlk Derece Mahkemesinin hem Bölge Adliye Mahkemesinin eksik ve hatalı incelemelerde bulunulduğunu, delillerinin, iddialarının incelenmediğini, çekin kargoda kaybolduğunu, lehtarın imzasını içermediğini, çekleri çalanlar hakkında … Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, çekin iptaline dair açtıkları davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesince 24.12.2020 tarihinde ödeme yasağı kararı alındığını, menfi tespit davasının … Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/574 E. sayılı dosyası ile devam ettiğini, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında davayı hatalı olarak sadece borca itiraz davası olarak nitelendirdiğini, alacaklının yetkili hamil olmadığına ilişkin şikayetin incelenmediğini, dava dilekçesindeki tüm itirazlarının yerel mahkeme tarafından incelenmediği, ödeme emrinde geçerli bir hesap numarası bulunmadığını, dava dilekçesinde çek aslının icra kasasına verilip verilmediğinin incelenmesini, eğer çek aslı icra müdürlüğüne teslim edilmediyse, bu hususa itiraz ettiklerini bildirip ödeme emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmelerine rağmen bu hususun yerel mahkemece değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, delillerinin incelenmediğini, yapılan sorgular sonucunda cirantaların birlikte yargılandıkları dosyalar da dahil olmak üzere birçok ceza yargılamasının tarafı bulundukları tespit edildiğini, ceza dosyalarının ve sabıka kayıtlarının celp edilmediğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2021/509 E. Sayılı dosya ile tarafımızca menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmasını, … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2021/509 E. Sayılı dosya ile açılan menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmasına, müvekkili aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı kararının kaldırılmasına, duruşma talebinin kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo takibinde borca itiraz ve şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 16, 169. ve devamı maddeleri, 6102 sayılı TTK’nın 780 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından borçlu vekilinin bu yöndeki isteğinin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.