Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9216 E. 2023/2463 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9216
KARAR NO : 2023/2463
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki icra müdürlüğünün 19.02.2021 tarihli kapak hesabının dosya münderecatı ile uyumlu olmadığı şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Alacaklı şikayet dilekçesinde; itirazın iptali davası sonucunda borçlunun dosya kapak hesabı yapılması talebi üzerine icra müdürlüğünce yapılan 19.02.2021 tarihli kapak hesabının dosya münderecatı ile uyumlu olmadığını, icra müdürlüğünce 27.09.2016 ihale tarihine kadar, bu tarihte borç ödenmiş gibi, faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın tescil işlemlerinin durdurulduğunu, dolayısıyla fiilen ve hukuken taşınmaz üzerinde tasarruf edemediğini, faizin işlemeye devam ettiğini, masrafların da dosya hesabına dahil edilmediğini ileri sürerek dosya kapak hesabının iptalini, dosya kapsamıyla uyumlu yeni bir kapak hesabı hazırlanmasını, dosyadaki hacizlerin kaldırılmasına yönelik talebin reddi ile dosyada mübrez hacizlerin karar verilinceye kadar muhafazasını talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine
karar verilmiştir.

III. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporununu tebliğ üzerinden yasanın tanıdığı 2 haftalık süreyi beklemeden karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkına açıkça aykırı olduğunu, ihtilafın, icra müdürlüğünün ihalenin kesinleşmesi nedeniyle ihale alıcısına fiilen ve hukuken kayıtsız şartsız teslim etmesi gereken bir taşınmaz üzerine, resen taşınmazın alım/satım/üçüncü kişilere devir ve teslimini engelleyen tedbir koymak suretiyle dosya borcunun ihale tarihinde ödenmiş sayılıp sayılmayacağı olduğunu, mahkemenin taleple ilgili tek bir gerekçesinin bulunmadığını, bilirkişi raporunda ihalenin feshi davasının açılmadığının beyan edildiğini oysa ihalenin feshi davasının açıldığını, bilirkişinin görev tanımını aşarak hukuki değerlendirmelerde bulunduğunu bilirkişi hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, icra müdürlüğünce konulan tedbir nedeni ile taşınmazın halen dahi borçlunun kullanımında olduğunu, taşınmazın hiçbir zaman alacaklının kullanımında olmadığını, raporda neyin neden mahsup edildiğinin açık olmadığını, bilirkişiden terditli rapor alınması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ihalenin İİK nın 40/1 maddesi kapsamında takibin durduğu bir aşamada kesinleştiği, her ne kadar kesinleşen ihale nedeni ile taşınmazın tapu kaydının naklinin İİK nun 40/1 maddesi kapsamında değerlendirilemeyecek olsa da takibin durduğu bu evrede mahsup işlemi yapılamayacağı, mahsubun ancak bozulan ilam yerine yeni bir ilamla alacağın mevcudiyetinin tespiti halinde mümkün olmakla birlikte mahsupla ilgili ihale tarihine kadar geriye yönelik işlem yapılmasında da bir usulsüzlük bulunmadığı, asıl alacağa ihalenin kesinleştiği ana kadar faiz işletilmemesi gerektiğini, zira ihale bedeli peşin ödendiğinde ihalenin kesinleştiği anda bedel neması ile birlikte alacaklıya ödenip borçtan düşmüyorsa buradan anlaşılması gerekenin borcun ödenme tarihinin ihale bedelinin yatırıldığı tarih olduğu, ihale bedelinin yatırıldığı tarih itibari ile para alacaklının olduğu için nemanın da ona verileceği, ihalenin alacağa mahsuben yapıldığı anda borcun ödenmiş olacağı, İİK nın 134/1 maddesi kapsamında ihale ile ihalenin kesinleşmesine kadarki geçen dönemde icra dairesi tarafından alınan tedbir ve idareye yönelik işlemlere karşı şikayet yoluna gidilebileceği, bu hakkın kullanılmamasından dolayı uğranılan zarar veya hak kaybının İİK nın 134. maddesi kapsamında mahsup veya alacağa işleyecek faizle bir ilgisi bulunmadığı gerekçeleri ile usul ve esasa uygun bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra müdürlüğünün 19.02.2021 tarihli kapak hesabının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK 16,40, 134 üncü madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.